Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

2 Sayfa V   1 2 >  
Reply to this topicStart new topic
> O; Nazım Hikmet, 3 Haziran 1963
üçnoktabirdört
mesaj 03 06 2005 - 14:17
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 803
Katılım: --
Üye No: 752





Ben, bir insan,
ben, Türk şairi komünist Nazım Hikmet
ben, tepeden tırnağa iman,
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret ben...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
siy@h
mesaj 03 06 2005 - 14:26
İleti #2


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,092
Katılım: 23 12 04
Üye No: 1,050



Go to the top of the page
 
+Quote Post
ucmorlale
mesaj 03 06 2005 - 15:35
İleti #3


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 95
Katılım: 28 05 05
Üye No: 1,300



kendi kaleminden biyografisi
saygıyla...


1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda moskova komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine moskova tseka-parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim

kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatta uçtum pırağ'dan havana'ya

lenin'i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924'de
961'de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söylemedim

bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim

çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır
türkiyem'de türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam da şart değil
başbakan filân olacağım yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir.

bu otobiyografi 1961 yılı 11 eylülünde doğu berlin'de yazıldı.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
ucmorlale
mesaj 03 06 2005 - 15:36
İleti #4


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 95
Katılım: 28 05 05
Üye No: 1,300



o aslında ...

mavi gözlü dev,minnacik kadin ve hanimelleri

o mavi gözlü bir devdi,
minnacık bir kadın sevdi,
kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev,

bir dev gibi seviyordu dev,
ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

o mavi gözlü bir devdi.
minnacık bir kadın sevdi.
mini minnacıktı kadın.
rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
ve elveda ! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
CoMeDiaN
mesaj 03 06 2005 - 16:37
İleti #5


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 530
Katılım: 04 03 05
Nereden: Danisman
Üye No: 1,155



siz bu resimleri nasıl ekliyorsunuz ben anlamıyorum....

söylicem söylicem utanıyorum kardeşim sende ne kadar salakmışsın diyeceksiniz geliyor bana elimdeki resimlere bakıp bakıp duruyorum allahınızı severseniz bana da söyleyin ya salak malak herşeyi kabulüm artık..:-)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
siy@h
mesaj 03 06 2005 - 16:55
İleti #6


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,092
Katılım: 23 12 04
Üye No: 1,050



Şimdi sevgili CoMeDiaN, bunu bu başlığın altında değilde farklı bir başlık açarak ilgili bölümlere yazsak da konuyu ve bütünü bozmasak:).. Yada ekleyen arkadaşlara ÖM ile ulaşsakta onlar nasıl eklendiğini anlatsalar nasıl olur?...

Bunda utanılacak bir şey yok ama, bir anlama da böyle bodoslama dalmak utandırıcı evet...

sevgi ve ilgiyle...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
CoMeDiaN
mesaj 03 06 2005 - 17:02
İleti #7


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 530
Katılım: 04 03 05
Nereden: Danisman
Üye No: 1,155



Elimde :Nazım Hikmet Ran ile ilgili resimler vardı o resimleri buraya eklemek istediğim için burda yazma gereği duydum....

Nazım Hikmet Ran'ın ismi geçen bir yerde yazmak ve resim eklemek istediğim için burda yazdım ama sen haklısın..



DON KİŞOT

Ölümsüz gençliğin şövalyesi,
ellisinde uydu yüreğinde çarpan aklına,
bir Temmuz sabahı fethine çıktı
güzelin, doğrunun ve haklının :
önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,
altında mahzun, fakat kahraman Rosinant'ı.
Bilirim,
hele bir düşmeyegör hasretin hâlisine,
hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,
yolu yok, Don Kişot'um benim, yolu yok,
yeldeğirmenleriyle dövüşülecek.

Haklısın, elbette senin Dülsinya'ndır en güzel kadını yeryüzünün,
sen, elbette bezirgânların suratına haykıracaksın bunu,
alaşağı edecekler seni
bir temiz pataklayacaklar.
Fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,
sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin
ağır, demir kabuğunun içinde
ve Dülsinya bir kat daha güzelleşecek...


(1947)
Nazım Hikmet Ran
Go to the top of the page
 
+Quote Post
çizgi
mesaj 07 01 2006 - 01:23
İleti #8


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 79
Katılım: 25 12 05
Üye No: 1,866



Dünyanın En Tuhaf Mahluku...



Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
..........
..........



Nazım Hikmet Ran
Go to the top of the page
 
+Quote Post
çizgi
mesaj 07 01 2006 - 01:24
İleti #9


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 79
Katılım: 25 12 05
Üye No: 1,866



GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ
Bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla
güneşe giden
köprüden
geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!

Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını
yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan
kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların
göz yaşlarını
boynunda ağır bir
zincir
gibi taşıyanlar!
Bıraksın peşimizi
kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

İşte:
şu güneşten
düşen
ateşte
milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten
düşen
ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neş'emiz sıcak!
kan kadar sıcak,
delikanlıların rüyalarında yanan
o «an»
kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
ölülerimizin başlarına basarak
yükseliyoruz
güneşe doğru!

Ölenler
döğüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!


Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar
kıvranarak
ötüyor!
Haykırdı en önde giden,
emreden!
Bu ses!
Bu sesin kuvveti,
bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde
vuran,
onları oldukları yerde
durduran
kuvvet!
Emret ki ölelim
emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz,
coşuyor!..
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!


Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!



Toprak bakır
gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır
Haykıralım!

Nâzım HİKMET
Go to the top of the page
 
+Quote Post
çizgi
mesaj 07 01 2006 - 01:25
İleti #10


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 79
Katılım: 25 12 05
Üye No: 1,866



TAHIRLE ZUHRE MESELESI

Tahir olmak de ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil,
butun is Tahirle Zuhre olabilmekte
yani yurekte.

Mesela bir barikatta dovuserek
mesela kuzey kutbuna kesfe giderken
mesela denerken damarlarinda bir serumu
olmek ayip olur mu?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.

Seversin dunyayi doludizgin
ama o bunu farkinda degildir
ayrilmak istemezsin dunyadan
ama o senden ayrilacak
yani sen elmayi seviyorsun diye
elmanin da seni sevmesi sart mi?
Yani Tahiri Zuhre sevmeseydi artik
yahut hic sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliginden?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.

1949
Nazim Hikmet
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Güz_yagmuru
mesaj 22 02 2006 - 08:01
İleti #11


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 738
Katılım: 02 09 05
Üye No: 1,517



Seviyorum Seni

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
Ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
Telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi.
Seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi.
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
İçimde kımıldanan birşeyler gibi
Seviyorum seni 'yaşıyoruz çok şükür' der gibi.

Nazım Hikmet Ran
Go to the top of the page
 
+Quote Post
GolaCeto
mesaj 25 02 2006 - 18:11
İleti #12


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 33
Katılım: 25 02 06
Nereden: Mezopotamyadan
Üye No: 2,052



Siteye ilk mesajım olduğundan öncelikle herkese sıcak bir merhaba göndermek isterim.
Nazım Hikmet şüphesiz şiirleriyle damgasını vuran şairlerimizden biridir.Bu konuda herkezle hem fikiriz.

Fakat böyle kendilerini kabullendirilmiş şairlerin kişilik yapılarıda öz önünde bulundurulmalıdır.

Türkiyede Komunist parti faaliyetleri içerisinde bulunan Nazım Hikmet belirli bir dönemde de sovyetlerde Troçkinin içerisine girerek kautskyciler mantığı ile hareket edip sonra tekrar Stalin' in yanına bolşevik faaliyelere dönmüştür ve TKP' yi blirli bir dönemde sattığınıda belirtmek isterim.

Komunist olmasına komunistti ama zaman bulursam aktaracağım bir şiiriyle sizlere Atatürkçü olduğunuda yada yaranım uğruna Atatürkçü şiirler yazdığınıda göstereceğim.

Şimdi adam yazmış çizmiş sen oturduğun yerden laf söylemenin kolay olacağınımı sanıyorsun diyen olursa eğer evet ben bir şairin tüm yaşantısını gözönüne alarak yazdığı şiirleri ideolojik duruşuna ne derece uygun olduğunu da karşılaştırarak yorum yaparım.

Teşekkürler....
Go to the top of the page
 
+Quote Post
GolaCeto
mesaj 25 02 2006 - 19:03
İleti #13


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 33
Katılım: 25 02 06
Nereden: Mezopotamyadan
Üye No: 2,052



Siyasal arenalarda Nazım gibi şairler hep topluluğa seslenen bir kahraman gibi görünmüştür.
Ben tekrar Nazım Hikmet' in bölücü-hizipci olduğunu belirterek örneklerle anlatmaya çalışacağım.Nazım hatırladığım kadarı ile 1929-1930 yıllarında TKP' ye karşı kendi TKP' sini kurmak istemiştir.Bu dönemde Troçkist fssliyetler en azılı durmuna ulaşmış olmasınıda göz önünde bulundurursak Nazım' ın bölücü kavramının içini doldurduğunu ıspatlamış oluruz.
Ayrıca TKP' nin bazı üretim araçlarına(matbaa ve bunun gibi malvarlıklarına) el koymuştur.Kominter' in tüm uyarılarına karşı Nazım ve yandaşları(yoldaş demiyorum) tutumlarını sürdürüp kendi çıkarına olan davalarına devam etmişlerdir.Komintern Nazım' ı kemalist burjuvazi, halk düşmanı ve troçkist olarak ilan etmiştir.Bu olaylardan sonrada beni partimden koparmak istiyorlar diye nutuklar attığını, azizliğe soyunduğunu da biliyoruz.

Moskova' da beni yaratan Stalin demiş ve sonra Stalin' in ölümünden sonra gücün troçkilerin eline geçmesinden sonra şu dizeleri 1960-61 yıllarında kaleme almıştır.

"taştandı tunçtandı alçıdandı kâattandı iki santimden yedi metreye kadar
taştan tunçtan alçıdan ve kâattan çizmeleri dibindeydik şehrin bütün meydanlarında
parklarda ağaçlarımızın üstündeydi taştan tunçtan alçıdan ve kâattan gölgesi
taştan tunçtan alçıdan ve kâattan bıyıkları lokantalarda içindeydi çorbamızın
odalarımızda taştan tunçtan alçıdan ve kâattan gözleri önündeydik
yok oldu bir sabah
yok oldu çizmesi meydanlardan
gölgesi ağaçlarımızın üstünden
çorbamızdan bıyığı
odalarımızdan gözleri
ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce ton taşın
tuncun alçının ve kâadın.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
GolaCeto
mesaj 25 02 2006 - 19:16
İleti #14


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 33
Katılım: 25 02 06
Nereden: Mezopotamyadan
Üye No: 2,052



Dünyada bir tane komunizm vardır.Bu M-L ideolojilerinden geçer.Marksizmi bir kılavuz olarak alıp onu pratiğe dökmekten geçer.Nazım Hikmet' in yaptığı kesinlikle komunizm değildir.Dünya binbirtürlü akımla doludur ama Nazım Hikmet' in yaptığı kesinlikle komunizm ile uyuşmayan adını ancak kendinin koyabileceği yeni bir akım olarak adlandırılabilir.Her ne kadar tutarsız bir akım olacaksada.Fraksiyon denilen olay herkezin, yazdığının, çizdiğinin, duruşunun genel adıdır.Her ne kadar komünizmi bir aratıran kişi olarak komünizm gözlüğüyle Nazım Hikmet' e bakılınca ortaya böyle bir tablo çıkıyor.

Lütfen Nazım' ı sadece şiirleriyle değil şiirlerinden çıkardığımız kendi yorumlarımızla irdeleyelim.
Bakın ben bir şiirini daha ekliyorum.

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler
Dumlupınar'dakiler de elbet
ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
yatarsınız al kanlar içinde.
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
siz toprak altında derin uykudayken
düşmanı çağırdılar,
satıldık, uyanın!
Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
kalkıp uyandırın bizi!
Uyandırın bizi!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir.

Buda Nazım bir başka yüzü.

Yazıyı çok uzun gösteripde öz boyamamak için üçe böldüm umarım anlayışla karşılanır.
Umarım güzel bir tartışma çıkarırız buradan.
Teşekkürler.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
CRİCKET
mesaj 25 02 2006 - 19:38
İleti #15


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 87
Katılım: 07 11 05
Üye No: 1,697



Bence buraya değilde ayrı bir syfa açıp oraya yazsaydınız.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
pandora
mesaj 22 08 2006 - 18:01
İleti #16


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 31
Katılım: 22 08 06
Üye No: 2,455




Ceviz Ağacı



ceviz agacı

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
Budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Nazım Hikmet Ran

Go to the top of the page
 
+Quote Post
pandora
mesaj 22 08 2006 - 18:05
İleti #17


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 31
Katılım: 22 08 06
Üye No: 2,455



.
Masalların Masalı
.
Su basında durmuşuz,
çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.

Su basında durmuşuz,
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana, bir de kediye.

Su basında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, bir de günesin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.

Su basında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, günesin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.

Su basında durmuşuz.
Önce kedi gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim,
kaybolacak suda suretim.
Sonra çınar gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak;
sonra o da gidecek...

Su basında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze.......

Nazım Hikmet Ran


ancak bir üstadın yazacağı şiir bu kadar içten ve sıcacık olabilir.şiir budur.ne yaorum yapılabilirki bunun üzerine
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 27 07 2007 - 20:21
İleti #18


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



RUHUN


Ruhun bir ırmaktır, gülüm,
akar yukarda dağların arasında,
dağların arasından ovaya doğru,
ovaya doğru, ovaya kavuşamadan bir türlü,
bir türlü kavuşamadan uykusuna söğütlerin,
geniş köprü gözlerinin rahatlığına,
sazlıklara, yeşil başlı ördeklere,
düzlüklerin yumuşak kederine kavuşamadan,
kavuşamadan ayışığındaki buğday tarlalarına,
............ovaya doğru akar,
akar yukarıda dağların arasından,
bir yığılan bir dağılan bulutları sürükleyip,
geceleri iri iri yıldızları taşıyarak,
............dağbaşı yıldızlarını,
mavi güneşlerini de dağbaşı karlarının,
akar köpüklene köpüklene,
dibinde ak taşları kara taşlara karıştırıp,
akar akıntıya karşı yüzen balıklarıyla,
dönemeçlerde kuşkulu,
uçurumlara düşüp şahlanarak,
kendi uğultusuyla deli divane
akar yukarda dağların arasından,
dağların arasından ovaya doğru,
ovaya doğru, ovayı kovalayıp
......... ovaya kavuşamadan bir türlü.



Kislovodsk, 3 Şubat 1960

Bu ileti paskokusu tarafından 27 07 2007 - 20:22 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
karantina
mesaj 27 07 2007 - 22:49
İleti #19


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 2
Katılım: 28 05 07
Üye No: 3,820



Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin


....NAZIM HİKMET...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
akSU
mesaj 10 08 2007 - 01:14
İleti #20


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 43
Katılım: 01 07 07
Üye No: 4,027



BULUTLAR ADAM ÖLDÜRMESİN


Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,
uçurtması geçiyor ağaçlardan,
siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.
Çocuklara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

Gelinler aynada saçını tarar,
aynanın içinde birini arar.
Elbet böyle sizi de aradılar.
Gelinlere kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.

İhtiyarlıkta aklına insanın,
tatlı anıları gelmeli yalnız.
Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın,
efendiler, siz de ihtiyarsınız.
Bulutlar adam öldürmesin.


Şubat 1955
Go to the top of the page
 
+Quote Post
a.şahin fidan
mesaj 27 12 2007 - 23:56
İleti #21


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 433
Katılım: 20 04 07
Üye No: 3,606



Nâzım Hikmet, bugüne kadar bilinmeyen 'Dört Güvercin'i Piraye'ye 'İstanbul Tevkifhanesi'nden yollamış...

Nâzım Hikmet'in 1938'de hapiste kaleme aldığı bir şiiri gün ışığına çıktı. Nâzım Hikmet'in kopyasını almadan Piraye'ye yolladığı sanılan 'Dört Güvercin', edebiyat dergisi 'Sözcükler'de yayımlandı. Piraye Koleksiyonu'nda bulunan şiirde Nâzım, "... Ve kanatları/şimdi burda, şimdi damın üzerinde/insanların kanatları yok/insanların kanatları yüreklerinde..." diyor. Koleksiyondan üç de yarım roman çıktı.

Radikal Gazetesi -27 Aralık 2007

DÖRT GÜVERCİN

geldi dört güvercin

suda yıkanmak için.

Su mahpusane yalağındaydı.

ve güneş

güvercinlerin

gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.

* * *

girdi dört güvercin

yıkanmak için

suyun içine.

ve kederli toprakta dört insan

baktı dört güvercine.

* * *

Güvercinler hep beraber

güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında

uçabilirler.

Durdurmaz onları demir ve duvar.

Güvercinlerin yumuşak kanatları var.

Ve kanatlar

Şimdi burda, şimdi damın üzerinde.

İnsanların kanatları yok

İnsanların kanatları yüreklerinde.

* * *

Dört güvercin

güneşe varmak için

yıkandı, uçtu sudan.


Nazım Hikmet Ran
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 08 01 2008 - 16:59
İleti #22


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



BİR HASETÇİ ADAM


Ne hasetçi adamsın;
açmış kanatlarını gider,
uçan kuş kıskanılır mı?



Gözünü hırs bürümüş demek;
rüzgârlığa heveslenmek neyse ne,
fakat su olmayı istemek?



Ne hasetçi adamsın,
şairlik yetmez mi ki,
buğday olaydım, dersin?





1947
Go to the top of the page
 
+Quote Post
pinarcel
mesaj 13 01 2008 - 20:34
İleti #23


Admin


Grup: Members
İleti: 1,017
Katılım: 29 03 06
Üye No: 2,127



DOSTLUK

Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.
Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.
Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.

O gider, bu gider, şu gider,
dostluk, sen yanı başımızda kalırsın

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Bilal Güneş
mesaj 20 01 2008 - 09:52
İleti #24


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 568
Katılım: 07 12 06
Üye No: 2,848



QUOTE(GolaCeto @ 25 02 2006 - 18:11) *
Fakat böyle kendilerini kabullendirilmiş şairlerin kişilik yapılarıda öz önünde bulundurulmalıdır.


QUOTE(GolaCeto @ 25 02 2006 - 18:11) *
Komunist olmasına komunistti ama zaman bulursam aktaracağım bir şiiriyle sizlere Atatürkçü olduğunuda yada yaranım uğruna Atatürkçü şiirler yazdığınıda göstereceğim.


QUOTE(GolaCeto @ 25 02 2006 - 19:03) *
Moskova' da beni yaratan Stalin demiş ve sonra Stalin' in ölümünden sonra gücün troçkilerin eline geçmesinden sonra şu dizeleri 1960-61 yıllarında kaleme almıştır.


QUOTE(GolaCeto @ 25 02 2006 - 19:03) *
Ben tekrar Nazım Hikmet' in bölücü-hizipci olduğunu belirterek örneklerle anlatmaya çalışacağım.Nazım hatırladığım kadarı ile 1929-1930 yıllarında TKP' ye karşı kendi TKP' sini kurmak istemiştir.


QUOTE(GolaCeto @ 25 02 2006 - 19:16) *
Her ne kadar komünizmi bir aratıran kişi olarak komünizm gözlüğüyle Nazım Hikmet' e bakılınca ortaya böyle bir tablo çıkıyor.


Oy anamlar oy!
Ben bunları neden daha önce görmedim ki?
Bir arkadaş daha vardı Marksizm üzerine makaleler okuyup da bize Marksizm'i anlatmaya çalışan. Komünizmi araştıran bir kişinin Nazım'ı komünizm gözlüğüyle nasıl değerlendirdiğini de burada okumuş olduk.
Kendisi epey yaşlı biri olmalı. 1929-1930 yıllarında Nazım'ın ne yapmak istediğini hatırladığına göre. Tüh, kaçırmışız! Oysa bize tarihten daha neler anlatabilirdi. Yazdıklarına bakınca daha rüştünü bile ispat etmemiş biri olduğunu zannediyor insan.
Bu bir moda mı, yoksa artık okullarda böyle bir kritik yöntemi mi öğretiliyor? Bir şeyin ne olduğunu ve ne olmadığını bilmeden, ayrıca bilimi ve bilimsel yöntemi de bilmeden yargılarda bulunmak nasıl bir yetenek ola ki?
Go to the top of the page
 
+Quote Post
musabk
mesaj 20 02 2008 - 16:57
İleti #25


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3
Katılım: 19 02 08
Üye No: 5,424



el insaf be! komünizmle altıokçuluğu da bütünleştiriyorsunuz ya!
Go to the top of the page
 
+Quote Post

2 Sayfa V   1 2 >
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 19 10 19 - 07:34