Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

 
Reply to this topicStart new topic
> Pablo Picasso, Biyografisi ve eserleri
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 10:27
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476





PABLO PİCASSO
( 1881 - 1973 )
.
Ressam, heykeltraş, grafik sanatçısı, seramik sanatçısı, dekorasyoncu, modern sanatin babası, kübizmin kurucusu.
Malagada dogdu.14 yasinda Barselona Güzel Sanatlar okuluna basladı.1897 Madrid San Fernando Güzel Sanatlar Akademisine kabul edildi.1901 de Paris te çalışmaya başladı. Paris o dönemde kültür başkentiydi.Eserlerine annesinin kızlık soyadı olan Picasso ismiyle imzalamaya basladı.

Yalnız 20. yüzyılda değil, sanat tarihinin hiçbir döneminde Picasso kadar üreten, Picasso kadar sanatı değiştiren, Picasso kadar yenilikler getiren, Picasso kadar hem geçmişin sanatını hem gününün sanatını (başta kendi sanatı olmak üzere) sorgulayan ve yaratıcı yanıtlarını yapıtlarıyla veren bir başka sanatçı yoktur.

16 yaşında Rönesans'ın büyük ustaları gibi desen çizebilen, 18 yaşında Paris'e ayak bastığında Lautrec'in dünyasına "davetsiz misafir" gibi giren, hemen ardından Mavi ve Pembe dönemleriyle figüratif resmin belki de olası en lirik örneklerini ortaya koyan, sonra yükselen şöhretinin önüne sanki bir duvar çekmek ister gibi, 20. yüzyıl modern sanatının ilk ikonu Avignon'lu Kızlar'ı diken, böylece, izlenimcilik dahil sanattaki kuşkusuz en büyük devrim sayılan kübizmin temellerini atan bir yaratıcı…
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 10:32
İleti #2


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 10:33
İleti #3


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



Picasso, uzun yaşamı boyunca, bir çocuğun oyun oynarkenki rahatlığıyla oradan oraya atladı, yepyeni yollar açtı, hiçbir yenilikle yetinmedi.

Konularının esin kaynakları çok çeşitliydi: Sevgilileri, ailesi ve dostlarından oluşan yakın çevresi; olaylar ve mekânlar; sanat tarihi... En geniş anlamda, özel yaşamı sanatını besliyordu. Picasso'nun çalışma biçimi buydu, sanatına bunca güvenle yaklaşmasının kökeninde de, yurdu İspanya'da geçen çocukluğu yatıyordu.

Picasso'nun babası José Ruiz Blasco mütevazı ünü olan bir ressamdı. Oğlunun erken yaşta gelişen resim yeteneğini farketmiş ve onu teşvik etmişti. Genç Pablo, özellikle babasının yönlendirmesiyle yaptığı gerçekçi resimlerde ortaya koyduğu yetenekle dikkat çekmeye başlamıştı. Picasso, daha sonra bu resimlerin sanat okulunda yaptıklarından çok daha iyi olduğunu söyleyecekti. Aile 1895'te Barcelona'ya taşındıktan sonra don José, Bilim ve Merhamet gibi birçok resimde oğluna modellik de yaptı.

Kaydolduğu yerel sanat akademisinde yeteneğiyle arkadaşlarını ve öğretmenlerini şaşkına çeviren Pablo, 1897'de babasının öğüdüne uyarak Madrid'deki daha itibarlı San Fernando Akademisi'ne gitti. Ancak, derslerden çok çabuk bıkarak, vaktini kafelerde ya da sokaklarda çizim yaparak, ya da Prado Müzesi'nde İspanyol Sanatı'nın altın çağının eserlerini inceleyerek geçirmeyi tercih etti. Picasso, Goya'nın gravürlerini de kopyalamıştı; bunlar sanatçının son dönem baskı ve tablolarındaki boğa güreşçilerine, İspanyol beyefendi ve hanımefendilerine yansıyacaktı. Pablo'nun ailesi, oğullarının akademik bir ressam olarak başarı göstereceğini umuyordu, ancak genç Pablo Ruiz'in çok daha başka düşünceleri vardı.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 10:34
İleti #4


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 10:36
İleti #5


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



Yüzyıl Dönümünde Barcelona ve Paris

1899 başında Barselona'ya döndü; sanat okulunu bırakmaya ve bir ressam olarak ün kazanmaya kararlıydı. Barselona'da çıkan yeni dergilerde illüstratör olarak çalışmaya başladı, Katalonyalı sanatçı ve yazarlarla arkadaşlıklar kurdu. Bu sanatçıların illüstrasyonları, afiş ve grafik çalışmalarının esin kaynakları, İspanya sınırlarının dışına taşıyor, Paris, Münih ve Londra'ya kadar uzanıyordu. Bu arada Pablo, İspanya'da Ruiz'den daha ender olan annesinin soyadını kullanmayı tercih etmiş ve yapıtlarını önce P.R. Picasso, sonra da sadece Picasso şeklinde imzalamaya başlamıştı.

On dokuzuncu yaş gününden birkaç gün önce Picasso, Fransa'nın başkentindeki kültür ve sanat yaşamı hakkında fikir sahibi olmak amacıyla, yazar ve sanatçı dostu Carles Casagemas ile birlikte ilk kez Paris'e gitti. Paris 1900'de dünyanın kültür başkentiydi ve son derece hareketliydi. Picasso ile Casagemas Paris'e gelir gelmez, şehir merkezine tepeden bakan Montmartre mahallesine yerleşmiş başka İspanyollar buldular. Bu mahallede, iki arkadaşın resim yapmaya başlayabilecekleri bir atölye ve özgürce yaşayan genç kadınlar (modeller) da vardı. Geceleri küçük tiyatro ve kabarelerin bohem dünyasını keşfettiler.

Ertesi yıl ilk Paris sergisini açtığında, bir çırpıda üretilmiş rengârenk kompozisyonları, sanatçının bu ilk gezisinin etkilerini yansıtıyordu. Eleştirmenler genç İspanyolu dikkate değer bulmuşlardı, ama aralarından biri, kompozisyonlarında çok fazla farklı sanatçının etkisinin görüldüğünü söyleyerek onu uyarmıştı. Bu eleştirmen, başka ressamların sanatını alıp yeniden yaratmanın, Picasso'nun gelecek yıllarda kendi bireysel yaklaşımını biçimlendirirken kullanmayı sürdüreceği yollardan biri olduğunu henüz bilmiyordu.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 18 05 2008 - 10:54
İleti #6


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 18 05 2008 - 11:04
İleti #7


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



Pablo Picasso
Vallauris, France
1954
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 11:09
İleti #8


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



Mavi ve Pembe Dönemler

Modern Paris hayatının bir çırpıda resmedilmiş sahneleri, rengârenk kompozisyonları görece kısa süren bir aşamaydı. Genç sanatçının hayatındaki üzücü bir olay, arkadaşı Casagemas'nın intiharı, "Mavi" diye adlandırılan bir sonraki dönemi kelimenin tam anlamıyla bu renge boyayacaktı. Yıllar sonra Picasso, 1901 sonu ile 1904 arasında yaptığı resimlerin ağırlıklı rengi olan maviyi Casagemas'ın ölümü yüzünden düşündüğünü söyleyecekti.
Mavi dönemin belli başlı konusu, yoksullar ve yoksunların -çingeneler, fahişeler, mahkûmlar, sarhoşlar ve dilenciler- hüzün veren görüntüleridir. Bu dönemin bazı çizim ve yağlıboyaları Paris'te, ama çok daha büyük bölümü yüzyıl dönümünün buğulu artistik teknikler ve yozlaşmış konularla işlenen sembolik ve hüzünlu havasının hala baskın olduğu Barselona'da yapılmıştır.

Picasso, nihayet 1904 baharında, yaşamını sürdürmeye karar verdiği Paris'e taşınır; çalışmaları orada karşılaştığı entelektüel dünyanın ve sanat akımlarının yarattığı duygu değişikliklerini yansıtır. Pembe Dönem adı verilen bu dönemde (1904-06) Picasso'nun başlıca konusu gezgin sirkler, paletindeki baskın renkler ise pembe ve ten rengi tonlar olmuştur. Bu dönem, Picasso'nun özel hayatında da önemli bir değişikliğin habercisiydi. 1904 sonunda yaşamına giren model Fernande Olivier ile birlikte sanatçının Montmartre'daki stüdyosunda yaşamaya başladılar. Sonu kübizme varan o yıllarda "La Belle Fernande" birçok yapıtın, özellikle de 1906'daki Gósol seyahatinde yaptıklarının esin kaynağı oldu. Picasso'nun orada yaptığı yağlıboya, çizim ve oymabaskıların topraksı tonları, heykelsi nitelikleri, sadece İberya ve ortaçağ Katalan sanatına duyduğu ilgiyi değil, figürleri, özellikle sevgilisini, modelini biçimlendiren bir heykeltıraş gibi tuvale aktarma isteğini de yansıtır.

Picasso'nun zamanlaması daha iyi olamazdı; kısa sürede o da geçmişle bağlarını koparmış, yeni akımlara uyarak, kendini yirminci yüzyıl sanatının ön saflarına yerleştirmişti. Paris'e döndükten sonra, 1906'nın sonlarına doğru, Avignonlu Kızlar diye bilinen büyük kompozisyonu üzerinde çalışmaya başladı. Tabloda kadın bedenlerinin göğüs, kol ve bacaklarının keskin geometrik kesişmelere indirgenecek kadar sert biçimde ele alınışı, Afrika sanatının etkisiyle resmedilen maskemsi yüzler, tabloyu Montmartre stüdyosunda görenleri dehşete düşürmüştü. El Greco'nun tablolarını hatırlatan uzam ve ışık kırılmaları, Cézanne'ın Denize Girenler'ini çağrıştıran figür istifi gibi sanat tarihindeki bazı öncülere gönderme yapmasına rağmen, Avignonlu Kızlar sanat tarihinde devrim yaratan bir kompozisyon olarak efsanevi bir ün kazandı
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 11:11
İleti #9


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 11:12
İleti #10


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



Gerçeküstücülük

Gerçeküstücülük 1924'te André Breton'un önderliğinde bir edebiyat akımı olarak başlamıştı. Sigmund Freud'un psikoanalizine büyük hayranlık duyan gerçeküstücüler, insan deneyiminin erotik ve bastırılmış yönlerini serbest bırakmak istiyor, bu amaçla insan zihninin bilinçaltındaki yönlerini açığa çıkarmanın bir yolu olarak düşünmeksizin, adeta otomatik yapılan şeyleri teşvik ediyorlardı. Kübizm onlara özellikle çekici geliyordu, çünkü kübist sanat yapıtlarında öğelerin beklenmedik biçimlerde yan yana getirilişi ya da formların muğlaklığı, çifte anlam taşımaları, aynı zamanda cinsellikle ilgili olarak, kabus ya da rüya şeklinde de yorumlanabilirdi.

Breton, Picasso'nun sanatını her zaman desteklemişti, ama Picasso hiçbir zaman resmî bir biçimde gerçeküstücü akıma katılmayı düşünmedi. Yine de, gerçeküstücülerin kitaplarına illüstrasyonlarla katkıda bulunmaktan memnundu. Picasso'nun yapıtlarının fotoğrafları da gerçeküstücülerin dergilerinde sık sık yayımlanıyordu. Düşsel imgeler yaratmak üzere yola çıkmasa da, Picasso'nun tabloları ve çizimleri, 1925'ten itibaren formla ifade yollarını araştırdığını gösterir. Bedenin çeşitli bölümlerinin orantısızlığı düşüncesini zaten erken dönem çalışmalarında geliştirmiştir, daha sonra biçimleri bozarak bu düşünceyi güçlendirir ve tablolarındaki renkler ile gerçek yüzeyleri şaşırtıcı bir etki yaratmak üzere kullanır. Picasso'nun ifadeleri zaman zaman doğrudan gerçeküstücü de olmuştu. Örneğin 1933'te yaptığı ve sanatçı ile modelini betimleyen bir gravürde, saçları çiçeklerle örülü model, bir sandalye, yastık, çizme (sandalye ayaklarının yanısıra), insan kolları ve içinden saç çıkan bir top ile bloklardan oluşan tuhaf bir baştan mamul oturan bir kadını düşünmektedir
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 11:13
İleti #11


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 11:14
İleti #12


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



Picasso'nun taşbaskı ve seramik dahil çeşitli tekniklerle çalışmaya yeni bir coşkuyla yaklaşmasına neden, savaşın ardından yıllar sonra taşındığı Akdeniz kıyılarında kendini bir sanatçı olarak yeniden doğmuş hissetmesiydi. 1947'den itibaren Vallauris'deki Madoura seramik imalathanesindeki ustalarla çalışmaktan büyük zevk almıştı. Picasso özgürce seramik çalışıyor, bezeme ile form, iki ilâ üç boyut, ve antik sanatla doğrudan bağlantı sağlayan konular ile malzeme arasındaki ilişkiler konusunda denemeler yapıyordu.

Picasso'nun savaş sonrası yıllarda çeşitli tekniklerdeki sayısız çalışması, ressam Françoise Gilot ve onunla olan birlikteliğinden dünyaya gelen iki çocuğunda bulduğu aile mutluluğunu da yansıtır. Vakitlerinin çoğu, Picasso'nun birçok heykel yaptığı Vallauris'de geçer. Fırınlanmış bazı parçalar dahil çeşitli "buluntu" objeleri, hurda metal parçalarını, hatta çocuklarının oyuncaklarını kullanarak natürmortlar, figürler ve hayvan heykelleri yarattı.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
L julide K
mesaj 18 05 2008 - 11:17
İleti #13


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 644
Katılım: 30 03 07
Nereden: USA
Üye No: 3,476



...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
a.şahin fidan
mesaj 14 07 2008 - 17:05
İleti #14


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 433
Katılım: 20 04 07
Üye No: 3,606



Picasso'nun ,İspanya iç savaşını anlattığı ünlü tablonun 3 boyutlu bir animasyonu ...

Ben izledim beğendim ... meraklısına )


http://www.lena-gieseke.com/guernica/movie.html


" Bir gün bir Alman askeri Picasso'ya sorar, " Bunu siz mi yaptiniz? " Picasso cevap verir: " Hayir, siz yaptiniz ."
Go to the top of the page
 
+Quote Post
soyka
mesaj 14 07 2008 - 19:40
İleti #15


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 774
Katılım: 09 04 08
Üye No: 5,499



İADE-İ İTİBAR: BARBARCA'LAR

avignon'lu kızlar
aradan yıllar
geçtikten sonra
avignon'a uçtular
kübizmin fahişeleri
barbarca'lar
şimdi korkunç itibarla
picasso müzesinde
baş köşeye kuruldular
hakları da var
öldürür sanırken herkes
bir ömür boyu
doğurdular picasso'yu
el greco'yu uzaktan
anımsatan
primitif desenli
iber heykelleri gibi
afrika'lı kadınlar
buldu bulacakları yeri
kübizmin anneleri

R.Memiş


Go to the top of the page
 
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 20 10 19 - 08:21