Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

 
Reply to this topicStart new topic
> Okumak Azınlık Eylemi mi?
kithira
mesaj 21 02 2010 - 14:28
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 27
Katılım: 02 01 07
Üye No: 2,966



Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramago, “Okumak her zaman azınlık içindi, her zaman da öyle olacak” dedi, ülkesini şaşırttı. Biz de yazarlarımıza kitap okumanın bir “azınlık eylemi” olup olmadığını sorduk.

Murathan Mungan
Kitap okumak keşfedilen ve keşfettirilen bir şey

Saramago’nun bu sözleri hangi bağlamda söylediğini bilemem. Dolayısıyla söyleyeceklerimin ona değil, ortaya konan soruna bir cevap niteliğinde olduğunun bilinmesini isterim.

Olgularla, doğruları karıştırmamak gerekir. Azınlık-çoğunluk ayrımı mutlak değerler düzeyinde yapılabilir mi? Dünya nüfusu göz önüne alındığında, okuma oranının her yerde düşük olduğu öteden beri bilinen bir gerçektir; ama anladığım kadarıyla Portekiz Kültür Bakanlığı’nın girişimi de bu yüzden zaten. Kitap okumak, zaten bir “boş zaman özgürlüğü” değil midir? Hani Marx’ın önemle üzerinde durduğu, eşitsizliğiyle ünlü şu “Boş zaman!..” Kimileri hiç çalışmazken, kimilerinin günde on beş saat çalışmak zorunda olduğu sınıflı toplumlarda insanlara kitaba ayırmaları gereken zaman, ne yolla hatırlatılabilir?

Açlık sorunuyla boğuşan Afrika’nın, Asya’nın kimi ülkelerinde okuma alışkanlığının istatistiki bir karşılığı olabilir mi? Bütçesinde askeri harcamalarla, eğitim harcamaları arasında büyük uçurumlar bulunan; geçmişi kitap yasakları, kitap yakmalarıyla ünlü olan, eğitim müfredatı çocukluktan başlayarak insanı okumaktan soğutmak üzerine kurulu ülkelerde okuma alışkanlığının varlığı-yokluğu üzerine sağlam veriler çatılabilir mi?

Günümüzde görüntü teknolojisinin oyuncaklı gereçlerinin, insanları “okumak” yerine daha zahmetsiz bir yol olan “seyretmeye” yönlendirdiği bilinen bir gerçek. İnsanın kendine ayırdığı zamanı değerlendirmesinde “kitap okuma”nın bu anlamda rakipleri çoğaldı, ama gerçeğin tümü bu kadar mıdır?

İnsanoğlunun “homo ludens” olduğuna inanıyorsanız, onun çocukluktan başlayarak kitap okumaya özendirilebileceğine, yönlendirilebileceğine inanabilirsiniz.

Dahası, “Reklamlar” çağına inanıyorsanız, buna da inanabilirsiniz. Değeri olmayan şeylerden reklam ve manipülasyon yoluyla “değer” yaratılan bir çağda, “kitap” kendi değerini hatırlatmaya çalışıyor yalnızca. Unutmamalı ki, kitap okumak da, keşfedilen ve keşfettirilen bir şeydir. Konunun üzerine dört koldan gitmek gerekir.

Yaşar Kemal
Büyük bir kesim kitap düşmanı!

Evet, kitap okumak bir azınlık eylemidir. Herkes kitap okumaz; hoşuna gitmez, canı sıkılır... Ama öte yandan, yazarları mutlu edebilecek kadar okur da var dünyada. Fakat uğraşılsa, insanlar okumayı bırakmaz. Türkiye’de niçin az kitap okunuyor? Çünkü okur yazar sayısı da az. Bu ülkenin büyük bir kısmı, politika olarak kitap düşmanı. Ne kadar kitap varsa yakıyorlar, ne kadar yazar varsa hapsediyorlar!

Elif Şafak
Yanlış ve tehlikeli bir sav

Bugün okumanın sadece belli bir elit kesim için olduğu savı, premodern toplumda hayli geçerli olan İncil’i (ya da Kuran’ı) okuma ve anlamlandırma yetkisinin sadece din adamlarına ait olduğu savı kadar yanlış ve tehlikelidir. Herkesten okumayı sevmelerini beklemek doğru olmayabilir, ama okuma özgürlüğünü, hakkını ve alışkanlığını toplumun her kesimine istisnasız yaymaya çalışmak, bence uğrunda mücadele edilmesi gereken bir fikirdir.

Adalet Ağaoğlu
Zorlarsanız büsbütün kaçarlar!

Bu görüş, üzerinde durulmaya değer. Çünkü bizde okurun çok az olmasından ileri gelmiş bir baskı var. Ama bir bakıyorsunuz ki kitaplar da hiç olmadığı kadar çok satış gösteriyor. Tamamen tişört seçer gibi marka seçiliyor ve ne reklam edilirse ona koşuluyor. Bu kadar kitabı satın alan herkesin tümü iyi okur değil bence. Ve onlardan bunu bekleyemeyiz. Çünkü Saramago’nun söylediği gibi, eğer zorlarsanız, büsbütün kaçarlar. Çünkü kendisini okumaya hazır hissetmesi lazım. Ancak kendi isteği varsa, merak içinde gelişmişse iyi bir sonuç alır. Zorlarsanız tişörtten bıkıp atar gibi olur... Bazıları futbola nasıl meraklıdır, evde tutamazsınız; okur da böyle okursa sahici okur olabilir.

İnci Aral
Kitap okumak için edebiyat altyapısı gerek

Haklı buluyorum Saramago’yu. Çünkü kitap okumak asgari bir edebiyat altyapısı gerektirir; okuduğunu anlamayı, ondan zevk almayı... Günümüzün eğitim sistemleri içinde bunun pek yeri yok gibi. Çünkü insanlar çabuk tüketilen, orta zekâlar için sunulan zevklere ve eğlencelere şartlandırılıyor. Bu ihmalin biraz da kasıtlı olduğunu düşünüyorum. Öte yandan, derinlik olarak ucuz kitapların, bu çok az eğitim görmüş kitleye pazarlanması için taktikler geliştiriliyor. Ama bu insanları değiştirecek nitelikte kitaplar değil onlar...

Orhan Pamuk
Demek ki daha çok okumamız gerekiyor!

Saramago, okumanın bir çeşit direniş olarak görüldüğü bir kültürden geliyor. Benim kuşak, ama daha çok benden önceki kuşak, okumaya atfedilen bu özel anlamı iyi bilir. Saramago’nun azınlıklardan kastettiği, okumanın toplumun içindeki küçük bir kesim tarafından yapılan bir iş olduğunu hatırlatmak. Voltaire’den beri insanoğlunun seçkinleri, küçük bir azınlık okuyor, düşünüyor. Keşke ütopyaların dillendirdiği hayallerimiz gerçek olsa da herkes okusa. Bu arada okuma işini 'azınlık’ işi olduğu için itibarlı görmek de yanıltıcı. Azınlık ile itibarı ilişkilendirdiğine göre Portekiz’de azınlığın yaptığı bir işi yapmak şerefli bir şey. Biz daha oraya gelemedik. Azınlık durumunda kalmak hepimizin bildiği gibi bizde alçakça bir şey. Demek ki, daha çok okumamız gerekiyor.

Hasan Ali ToptaşSaramago’ya katılıyorum!

Saramago’nun sözlerine tamamıyla katılıyorum. Herkes okumak zorunda değil. Okur olmak da yazmak kadar uğraş isteyen, çileli bir iş. “Okur sayısı azaldı” diye düzenlenen kampanyaların ve bu tür kaygıların çok uzağında biriyim. Okumak da yazmak da kişisel uğraşlar; kimseyi zorlayamayız.

MİLLİYET


Ya sizce? Okumak nasıl bir eylem?


Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 22 02 2010 - 15:57
İleti #2


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



kitap okumak deyince zaten toplumun çoğunluğun aklına gelen ilk kitap dini konulu veyahut kuran-ı kerim vs ve bir diğer çoğunluk ise popüler olan kitaplar... bence kitap okumak değildir önemli olan onu algılayabilecek yaşam zenginliğine sahip olmak önemlidir... şöyle yukarıdaki yorumlara bakınca elif şafak'ın yorumu ilginç geldi bana, konuyu nerelere çekmiş yahu...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
sevgi kaya
mesaj 08 03 2010 - 18:59
İleti #3


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 536
Katılım: 16 02 10
Üye No: 8,946





Okumak. Nasıl geniş bir kavram. Yaşamımız boyunca okuyoruz halbuki okul sıralarından başlayarak...=) buna rağmen neden sevmeyiz ki okumayı? en uzak eylem gibi durur hep zaman değerlendirmelerinde. Bu amaçla okumakta ne kadar doğrudur? tartışılır elbet.
ben "kitap okumak" eyleminin hayata nasıl baktığımızla ilintili olduğuna inanıyorum..elbette ki okunacak eserin seçiminden bahsetmiyorum..o zaten bunun bi getirisi..hangi açıdan düşünüyorsa o doğrultuda kitap seçimine gidiyor kişi...ki bunun da yanlış olduğu kanaatinde olduğumu belirtmeliyim..insan aslında hangi pencereden bakarsa baksın hayata okurken çok yönlü olmalı...lakin şunu da kendi açımdan doğru bulmaktayım..insanlar tercihleri ve ilgi alanlarında okuduklarında daha istekli ve başarılı oluyorlar bu konuda..
"okumanın azınlık eylemi" tezine gelecek olursak buna katılmıyorum...okur sayısı düştü derken buna ticari bakarsak belki..elbette ki okunacak olan eserin kitaplıkta yer alması kadar güzel ve doğru bir duruş olamaz...fakat artık insanlar hiç edinmedikleri eserler hakkında da çokça bilgi sahibidir..bu nedenle okumak bir azınlık eylemi olmaktan çıkmış durumda...
konudaki anmaların kitap satışları doğrultusunda değerlendirildiğini düşünmekteyim...

Go to the top of the page
 
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 20 10 19 - 23:29