Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

5 Sayfa V   1 2 3 > »   
Reply to this topicStart new topic
> Türk Şiiri, Türkler de şiir yazmışlar
Rüknettin Samana...
mesaj 23 08 2006 - 09:06
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 390
Katılım: 17 08 06
Nereden: süpervizör, meccani zaptiye, sıhhi tesisatçı
Üye No: 2,438



Baktım etrafa, her yer dünya şiirinden örneklerle dolu.
Türk şiiri dünya şiiri içinde sayılmadığından değil elbette.
Ama ben Ceyda'ya bu bölümde bir ekleme yapıp, Türk şiirini de buraya sokuşturuverdim.
Bakalım editörler ne yapacak?

Yazarım şi'ri, iktibâs ederek
Her güzel lâfzı bir me'âlinden;
Beni sen şâ'ir eyledin, ölsem
Geçemem sohbet-i cemâlinden!

Tevfik Fikret
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Ceyda
mesaj 23 08 2006 - 11:09
İleti #2


MevsimSiz


Grup: Admin
İleti: 3,621
Katılım: 13 12 07
Üye No: 2



Hem "Seçkiler" (http://72.21.35.19/forums/index.php?showforum=41) hem de "Edebiyat Dünyasından" (http://72.21.35.19/forums/index.php?showforum=28) bölümlerinde Türk Şiiri ayrıntılı şekilde ele alındığından böyle bir başlık açılmamış.

Devam edelim. smile.gif





Balzamin





Sen el kadar bir kadınsındır
Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli
Bazı ağaçlara kapı komşu
Bazı çiçeklerin andırdığı
İş bu kadarla bitse iyi
Bir insan edinmişsindir kendine
Bir şarkı edinmişsindir,bir umut
Güzelsindirde oldukça,çocuksundur da
Saçlarınla beraber penceredeyken
Besbelli arandığından haberli
Gemiler eskirken,deniz eskirken limanda
Sevgili...





Cemal SÜREYA
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 23 08 2006 - 11:36
İleti #3


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



BAŞLANGIÇ VE ÖTESİ
Kemâl Çoruh

Yola çıktık erken, büyük kafile
Dağıttık kervanı, hep birer birer;
Anladık bu işin sonu nafile:
Her biri meçhule doğru gittiler.

Kimi servilikte kaldı öylece,
Kimi ağlar durur gündüz ve gece
Katıldım kervana ben de gizlice:
Bekledim, bekledim hiç dönmediler..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Rüknettin Samana...
mesaj 23 08 2006 - 20:34
İleti #4


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 390
Katılım: 17 08 06
Nereden: süpervizör, meccani zaptiye, sıhhi tesisatçı
Üye No: 2,438



O şimdi ne yapıyor
şu anda, şimdi, şimdi?
Evde mi, sokakta mı,
çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
Kolunu kaldırmış olabilir,
– hey gülüm,
beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!.. –

O şimdi ne yapıyor,
şu anda, şimdi, şimdi?

Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
okşuyor.
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
– her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
sevgili, canımın içi ayaklar!.. –
Ve ne düşünüyor
beni mi?
Yoksa
ne bileyim
fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
Yahut, insanların çoğunun
neden böyle bedbaht olduğunu mu?

O şimdi ne düşünüyor,
şu anda, şimdi, şimdi?...

-Bilin bakalım kimin?-
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 23 08 2006 - 21:04
İleti #5


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



RENKLERLE SAAT.....
Tahsin Saraç (1930-1989)

Tansökümü. Sabah.
Otlar uyanmış.
Çiçekler yeni yeni gerinmede
Saat tam su-pembe.
Henüz yeşile al var.
Öğle.
Gölgesiz ağaç diplerinde emekçi uykusu.
Yorgunluk bile yorulmuş.
Bir belirsizlik ki bezginlikle donmuş.
Kekre bir kan ılıklığı.
Saat sarıyı sıcak geçiyor.
Akşam.
Havada bir alaca susku.
Öbek öbek kuş bulutu göğü beneklemekte.
Saat kızılı MOR geçiyor.
Gece.
Kulağı kirişte ölüm.
Bir harıl harıl ipler, kelepçeler, pusular....
Ne ki,
Saat karaya ak var....
Tarih bir kez daha konuştu
Ve saat olmazı vurdu..

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 24 08 2006 - 11:49
İleti #6


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



MÜSLÜMAN ANILAR....
Hacı

Duvarda saraydan kız kaçırma motifli,
Halı....
Yerde iri bir ayı postu,
Seccade.....
Yüksek tavanlı, geniş pencereli,
Fuaye....

Elimden tutan,
Sevgi dolu,
Yaşlı bir adam..
Dedem kadar muhterem

Beni öpüp, bağrına basan,
Yaşlı bir kadın,
Ninem gibi, nur içinde,
Apaydın...

Arada bir gelen,
Kim olduklarını bilmediğim,
Misafirler...

Geniş bir masa,
Ve etrafında,
Dua eden müslümanlar...

Annem de var, babam da,
Bu tatlı manzarada.
Kardeşlerim henüz yok daha dünyada...
Kimin kucağındayım, acaba?

Atılan topla beraber,
Açılan iftar,
Allah-u ekber..
Tattığım ilk acı biber,
Yaksa da dilimi, damağımı,
Onlar,
Eski güzel günler..

Gözlerimde canlanan,
İlk bilinçli anılar,
Bunlar...

Gözlerimi açtığım İslam,
Gözlerimi kapatıp tekrar,
Açmaya kalmadan,
Geçen masum yıllar,

İlk müslüman anılar,
Ne kadar da çabuk,
Kayboldular...

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 25 08 2006 - 16:56
İleti #7


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



SÖZCÜKLER ANLARDIR
Vehbi Taşar

Sözcükler, değiştirilemezler, bir kere basıldıkları vakit,
yaşanan anlar gibidirler- yine de,
insanlar dikkat ederler şairlerin sözcüklerine,
fakat, yaşanılan anların farkında değillerdir.

(kendim çevirdim)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Rüknettin Samana...
mesaj 27 08 2006 - 19:23
İleti #8


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 390
Katılım: 17 08 06
Nereden: süpervizör, meccani zaptiye, sıhhi tesisatçı
Üye No: 2,438



Bu gözler, bir kere bile faka basmadı
Çığ bekleyen boğazların kıyametini
Karlı, yumuşacık hıyanetini
Uçurumların
Önceden bilen gözleri...
Çaresiz
Vurulacaktı
Buyruk kesindi
Gayrı gözlerini kör sürüngenler
Yüreğini leş kuşları yesindi...

Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun...

Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...

-Ahmed Arif-
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 29 08 2006 - 13:08
İleti #9


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



ÇANKIRI’DA AKŞAM
Behçet Kemal Çağlar (1908-1969)

Soluyup kesik kesik
Rengi yüklenir çöker
Kervandır çanı eksik
Çankırı’da tepeler.

Bir garipçe iş olur
Meyva dalda kuş olur
Yamalar nakış olur
Benek olur bereler.

Işıklar ipek olur
Yapraklar çiçek olur
Çalılar petek olur
Dolar kuru dereler.

Ana evlendir bizi
Bak renk renk dizi dizi
Dallar asmış çehizi
Tamamlanmış töreler.

Kaya bile şimdi tül
Diken de bir çeşit gül
Dünyaya küskün gönül
Kapısını aralar.

Ürperen bahçelerde
Gökde kanar gider de
Bir içkidir kederde
Gönüldeki yaralar

Evler hisar kesilir
Yabanlar yâr kesilir
Ayvalar nar kesilir
Şarap olur şıralar.

Geceyle başlar akın
Ordulaşır bağ ekin.
Doğrulur Kara Tekin
Der: benimdir buralar.


Go to the top of the page
 
+Quote Post
Rüknettin Samana...
mesaj 29 08 2006 - 14:10
İleti #10


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 390
Katılım: 17 08 06
Nereden: süpervizör, meccani zaptiye, sıhhi tesisatçı
Üye No: 2,438



Ölüm kapımıza hızla yaklaşan
Alaca kanatlı bir atlıdır şimdi
Nal sesleri içimizde yankılanan..

Oysa vakit çok erken
Öpünce seni gözlerinden
Yolculuk başlayacak..

Sen de yoksun başucumda
Gözlerimi kim kapayacak?

-Şinasi Özden-
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 06 09 2006 - 12:09
İleti #11


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



BAKALIM NE YERİNE
Karacaoğlan (1606-1680)

Elâ gözlü nazlı dilber!
Koma beni el yerine.
Altın kemerin olayım.
Dola beni bel yerine!

Hecine gönlüm, hecine,
Yiğide ölüm gecine,
Al beni zülfün ucuna,
Sallanayım tel yerine…

Gel kız karşımda dursana,
Şu benim halim sorsana,
Zülfünden bir tel versene,
Koklayayım gül yerine.

Karacaoğlan der n’olayım,
Kolun boynuma dolayım.
Nazlı yâr, kölen olayım,
Kabul eyle kul yerine…

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Rüknettin Samana...
mesaj 11 09 2006 - 00:46
İleti #12


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 390
Katılım: 17 08 06
Nereden: süpervizör, meccani zaptiye, sıhhi tesisatçı
Üye No: 2,438



Göğe kanat süren turnam
Yardan haber veren turnam
Ak kağıtlara yazdığım
Derdimi de sen bil turnam

Turnam alın gülden midir
Çekip gitmen dünden midir
Yoksa turnam senin derdin
Benim gibi yarden midir

Turnam yaran derinde mi
İyileşmez yerinde mi
Kimselere söylemezsin
Dermanı da yarimde mi

Turnam alın gülden midir
Çekip gitmen dünden midir
Yoksa turnam senin derdin
Benim gibi yarden midir

Mevlüt Doğan-Ali Azapçı
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 19 09 2006 - 23:27
İleti #13


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



GUILLAUME APOLLINAIRE’E
Cahit Külebi (1917-1997)

Paris göklerinde iki uçak mı uçar Guillaume?
Geçmiş günler gelecekle savaşır mı?
Karasına sen mi binmişsin bu uçakların?
Beyazını ben mi sürüyorum?

Günler geçer haftalar geçer de zaman geçmez mi Guillaume?
Sevdalar, sevdalılar hiç geri gelmez mi?
Mirabeau köprüsünün altından ağır ağır
Seine nehri akar da insan hiç sevmez mi?
Nerde kumral saçları? Nerde teli teleği Lou’nun?
Şimdi ninem yaşındadır biliyorum!

Strasbourg’da bir lokantada Pazar günü
Oturup karnını bir temiz doyurmuşsun.
Beyaz önlüğü, küçük kalçaları, şapkası garson kızın
Nazı edası sarmış seni
Bir de öpmek okşamak istiyormuşsun!

Sen cephedeyken ağzım süt kokuyordu Guillaume!
Bizim köylerde kitapçı da yoktu ki roman göndereyim
Dumas’dan, Féval’den, Eugène Sue’den
Sandık sandık selamlar eyleyeyim.
Londra sokakları sisten geçilmez mi Guillaume?
Eyfel kulesi kaç minare boyu kim bilir?
Holandada nasıl çiçek açar ağzı kızların?
Elle orada mı öpücükler verilir?
Oraları hiç bilmiyorum.

Ben de gübre kokusunu buram buram,
Dolgun kısrakları seviyorum,
Buharalı kumral büyücü geliyor da aklıma
Yaşamak istemiyorum.
Bir kadın fotoğrafı elime geçse
Akşamları uzak sesler işitiyorum,
İçip içip ah ediyorum.

Bu ileti Vehbi tarafından 19 09 2006 - 23:30 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 19 09 2006 - 23:36
İleti #14


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



KUŞUN HİKÂYESİ
Cahit Külebi

Evin önünde hark vardı,
Harkın üstünde alçacık köprü,
Köprünün üstündeki çocuklar
Hayalet gibi bir kuş gördü.

Eğilip baktı tahtalar arasından
Uzaklardan gelme bir garip kuş.
Kuzgun gibi balıkçıl gibi bir şey,
Köprünün altına yorgun düşmüş.

Kutupların, denizlerin, romanların
Sihrini taşıyordu.
Biz ona bakıyorduk, o bize
Korkusuyla karanlık ormanların.

Kimimiz değnekle dürte dürte…
Kimimiz de kaynar su döktük,
İşedik bir güzelce üstüne,
Garip kuşu öldürdük.

Yaralı bir gemi gibi yüze yüze
Köprünün dışına çıktı.
Vura vura eğlendik,
Attık birbirimize.

Uzaklardan gelme garip kuş
Mürekkep rengi gözlerinle
Artık dünyamızı göremezsin!
Bağrışmamız gitmez kulaklarına,
Yaprakların arasında güneşe karşı
Çiftleşemezsin.
Dişiysen yumurtlayamazsın da!

Böyle deyip kuşun dört yanında
Akşama kadar hora teptik,
İnsan olduğumuzu iyice
Garip kuşa öğrettik.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 19 09 2006 - 23:40
İleti #15


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



KARACAOĞLAN’A
Cahit Külebi

Bacanak, senin sevdiğin
Kızların gelinlerin
Kemikleri sürme oldu amma
Yaşadı türkülerin.

Sevmeye Hörünün beli
Yürüyüşü Esme’nin
Bacanak, Elif’i unuttun mu?
Erciyes’te gördüğün gelin.

Her sabah her sabah kalkıp
Peşi sıra göçlerin
Şimdi de sevgili yurdumuzda
Geziyor türkülerin.


Bu ileti Vehbi tarafından 19 09 2006 - 23:41 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 19 09 2006 - 23:43
İleti #16


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



BİZİM DAĞLAR
Cahit Külebi

Ararat dağı anamın pişirdiği
Çocukluğumda yediğim nişastadır.
Yıldız dağı bir ekilmiş tarladır
Mevsim mevsim yıldızların bittiği.

Sultan dağında ak kuzular meleşir
Uzunyayla’da pehlivanlar güreşir
Bingöl dağı çiğdem çiğdem yeşerir
Belli olur abîhayat içtiği.

Kaz dağında beyaz bulutlar uçar
Keşiş dağından Kerem’in yolu geçer
Çamlıbel’de Köroğlu kalmaz nâçar
Kop dağında öküzlerin çektiği.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 12 11 2006 - 05:16
İleti #17


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



SANA
Zerrin Koyuncu

Gel dedin geldim
Git dedin gittim
Gül dedin güldüm
Ağla dedin ağladım
Birde öl desene…
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 12 11 2006 - 05:17
İleti #18


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



SAYILAR
Celal Çumralı

Aşk bir
Ben sen iki
Ekmek namus yaşamak üç
Güç güç güç

Aşk bir
Ben sen iki
Savaş toprak karanlık üç
Aç aç aç

Aşk bir
Ben sen iki
Zaman yalnızlık ölüm üç
Hiç hiç hiç
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 18 01 2007 - 13:01
İleti #19


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



GERİ KALMAK, İLERIYE GİTMEK

Geriden gelir ileriye atılan her adım,
sen geriyi kaybetme kardeşim!
Hep böyle ileriye gidersen, geriye bakmadan,
bir türlü nereye gittiğini bilemezsin.

Seyretmek gibi doğduğunu her gün, ya da battığını güneşin;
hissetmek gibi doğumları ve ölümleri ömürler geçerken,
ve tatmak gibi yüzyılların lezzetini devirler geçerken,
bir varlık vardır içimizde her an değişen.
Uçurumun kenarında durmak gerekir onu görmek için.
Dur bu varlığın başında sen, bir an bile kendini aldatmadan,
ve uçurumdan seyret bu derinlikleri hayale kapılmadan.

Ayık olmak gerekir her an sağ olmak için.
Bayıltma kendini batıyla, sigarayla, içkiyle, ya da namazla,
ve sanma Atatürk yarattı bu güzellikleri!
Her bir alışkanlık, hayranlık ve küçük görüş
bizi uzak düşürür bu uçurumdan dumanıyla,
her zaman uçurumun yanıbaşında olmamıza rağmen.
Ve eğer her nefesimizde göremezsek uçurumu biz,
uçurumun içine düşeriz ileriye gitmek için,
görmeden güzellikleri bize verilmiş.
Biz o varlıktan başka hiç kimsenin resmi değiliz.
Fakat ayık değilsek eğer her nefeste, onu bunu taklit etmek için,
insanlığımızı kaybederiz, uçurumun içine bilinçsizce düşeriz—
ölmek için—düşmek varken bu uçuruma,
Harikalar Diyarında Alis gibi hiç ölmeksizin.

Vehbi Taşar


Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 13 03 2007 - 20:35
İleti #20


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



AZERBAYCAN YÜREĞİMDE ŞAHDAMAR
Yavuz Bülent Bakiler (1936- )

Kuşluk vaktine kadar geceler boyu
Savrularak okuduğum yine Şehriyar
Ala ceylanlara benzer hep Azeri türküler
Dinlediğim tar

Ayrılmaz başımdan,bırakmaz beni artık
Selamsız sabahsız bir efkar
Ve yüreğim bin yıllık destanlarla tutuşur
Büyür Azerbaycan kadar

Azerbaycan
Dedem Korkut şafağı
Mübarek dilimi süt gibi sağar
Bazen rüzgar olur iliklerimde
Bazen yağmur gibi üstüme yağar

Götür beni Aras, Al beni Hazar
Türk’ü Türk’ten başka kim anlar
Yaram derin merhemim yok, vaktim dar
Bir destan yazar gibi yaz beni Hazar
Duy beni Bahtiyar
Duy beni Şahmar

Geçen zaman üstüne, dökülen kan üstüne
Kılıç - kalkan üstüne
Ve ağzı köpüren, yeleli atlar üstüne
Benim bir yeminim var
Azerbaycan yüreğimde bir şahdamar
Ben Yakup gibiyim uzun yıllar
Onda Yusuf’umun kokusu var
Ve hasreti, gönlümde, büyük Türkistan kadar
Ayettir kitabımda,bayrağımda rüzgâr
Azerbaycan yüreğimde şahdamar

Şimdi Azerbaycan'da mevsim bahar
Türküleri yine, baştanbaşa efkar
Düşlerime yağan kar
Boynu bükük bir diyar
Yar
Ağzı köpüren atlar üstüne yeminim var
Azerbaycan yüreğimde şahdamar

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 18 04 2007 - 16:15
İleti #21


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



FIRÇADAKİ HAYAT
Gülgûn Koçman

Seç boyaların yeşilini filiz renginden
Sür fırçanı beyaz zemin üstüne
Pembe olsun çiçekler
Gökyüzü deniz mavisinden olsun
Ağaçları donat yapraklarla
Baharı serp …
Güzelliği serpiştir
Canlansın hayat hep dallarıyla…

Leylâ,
Mecnun’unu bu tabloda seyretsin
Sevsin Kerem,
Aslı’sını bu renklerin altında

Seç boyaların kırmızısını alevden
Bir dudak kadar canlı
Bir ateş kadar yakıcı olsun
Çiçeklere gülden başla
Bir bahçe yarat
Karanfilden
Lâleden
Orkideden
Ve bu dekorda bir kız yaşat
Yazan,
Seven,
Düşünen…


Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 20 04 2007 - 12:16
İleti #22


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



HOŞ SÂDÂ
Gülgûn Koçman

Bakî’nin “Hoş Sâdâsı” gibi inledi…
Yankılar yaptı aşkımız…
Bir lâhzada sardı kâinatımızı,
Pembe dünyamızı mutluluğunca…
Yaşamak güzeldi kendi dünyamızda
Sevgi tatlı,
Rüya hoştu…
Elem, çeşni katardı zaman zaman
Bütün bu sırları
Bu güzellikleri paylaşırdık
Aramızda...
Yaşamak güzeldi kendi dünyamızda
Sevgimize değerdi hayat
Bir deli rüzgâr esti…
Bilmedik hangi yönden
Hangi diyardan
Hikâyemiz böylece bitti…
Bakî’nin “Hoş Sâdâsı” gibi
Ses kaldı
Sevgi gitti…

Bu ileti Vehbi tarafından 20 04 2007 - 12:20 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 30 04 2007 - 16:55
İleti #23


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



AVRAT
Cahit Külebi

Gerdeğe girdiği gece
Utandı sustu.
Üç gün geçince
Zebani gibi olmuştu.
Kırkından sonra
Durmadı konuştu.

Not: Zebani acımasız (ya da Allahsız) canavar demektir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 11 05 2007 - 02:22
İleti #24


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



AMERİKA
Cahit Külebi

Önce Kristof Kolomb buldu Amerika’yı,
Sonra biz.
Umutlar azaldı, günden güne, mutluluklar
Ve ekmeğimiz.

Bir çocuk ağlarsa dağbaşında
Gözyaşında Amerika akar.
Vurdularsa birini, kanı şorladıysa
Bilin ki o kurşunlarda Amerika var.

Kişi kişiye köle tutulduysa, asıldıysa
Darağaçlarında Amerika var.
Ama biz yine de direneceğiz
Sonuncumuza kadar.

1971


Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 11 05 2007 - 12:33
İleti #25


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,437
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



NURULLAH ATAÇ’A
Cahit Külebi

Recaizade Ekrem Bey bile
Yıllarca dillerde dolaştı durdu,
Bakî’ler Nâilî’ler devrinde
Gelseydi o mülke üstad olurdu.

En iyi konuşan dilimizi
Hızır gibi boyuna genç olan
Nasıl anlarsa bostancı karpuzdan
Öylece tanıyan şiirimizi.

Öylece büyüten neslimizi
Hiçbir şeye boyun eğmeden
Görse bari bizim de devrimizi
Ölmeden.

Not Rahmetli Nurullah Ataç’ın (1898-1957) Mevsimsiz baş sayfasındaki Kaynaklar bölümünde 1954 yılında inanılmaz güzellikte bir Türkçe ile yazdığı “Ben” isimli yazısını okumadıysanız okumanızı öneririm.

Saygılarımla,

Vehbi
Go to the top of the page
 
+Quote Post

5 Sayfa V   1 2 3 > » 
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 17 09 19 - 12:39