Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

38 Sayfa V  « < 36 37 38  
Reply to this topicStart new topic
> MEVLÂNA, İNGİLİZCE-TÜRKÇE
Vehbi
mesaj 04 07 2019 - 02:59
İleti #926


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994




Dîvân-ı Kebîr—1. Vezin, 2062. Dize, 158. Şiir—Mevlâna

Hilekar bir yankesici
Benim gőmleğimi kaptı,
Beni bir putlar evine doğru çekerek.
Ben peşinden gidiyorum bu kana susamışın,
Bir eteklik gibi.

O beni bir an yukarı çeker;
Sonra, beni aşağıya dūşūrūr, hemen ardından.
O kendini sarhoş eder bir an;
O sarhoş yalnız kendi kendini geçirir aklından.

Ben onun elindeyim, kūçūk bir kristal top gibi.
Ben onun ağındayım, bir balık gibi.
Őne doğru eğilirim Babil’in kuyusuna
Onun sihirbaz gőzlerinin hatırına.

O benim ilahiyatım, o benim insanlığım.
O benim iki meleğim.
Kőtū eylemlere bulaşanlar için,
O benim yakutum, o benim mercanım.

Sen gūzel suya benzersin.
Bir ay gibi ateş burcunda.
Fakat sen mermer bir Kalpsin
Bir kaya gibi, Sevgilinin sandığında.

Sana sırrını anlatacağım
O dūnya’nın hazinesinin,
Fakat zaman ver bana, biraz zaman
Őyle ki kendime gelebileyim.

Ben kavanozu nehre gőtūrdūm
Senin yūzūnūn resmiyle.
Işığın yansıdığını gőrdūm
Bir yıldız gibi suyun ūstūnde.

Dedim ki kendime,
“Ben neyi arıyordumsam gőkte,
Onu buldum yeryūzūnde.”
Allahın inayeti ansızın gelir yardıma
Muhtaç olana.

Ben şūkrediyorum Allaha Birliğin bahçesinde.
Elimde bir kılıç var yapılan Hindustanda.
Ben bağdaş kuracağım yere
Gūl-yūzlū Birinin ışığıyla.
Ben eğilirdim bir zamanlar bir yay gibi,
Altında kederin ve nedametin.
O zamanlar bitti şimdi.
Bedenim bir kemik gibiydi
Her pisboğazın elinde, o zaman.

Benim yayım var oluşun emriyle yenilendi.
O emir Sultan’ın baş harflerinin kıvrımından geldi.
Ísa konuşmaya başladı,
O beşiğe bağlı olduğu zaman dahi.

Őyle bir ateş dūşūrūldū ki kalbe
Hiçbir kőtū insan duramazdı benim őnūmde,
Ísyan edemezdi hiçbir dininden dőnen kimse.
Kendi kendim artık kalmadı
Kőtūlūğūn kaynağı
Ancak o olabilirdi.**

Aşıkların dūnyası gūzelleştirildi.
Aşıklara birleşik olmak vakti geldi.
Onların kalpleri
Būtūn fitnecilerden ve kışkırtıcılardan serbest kaldı.

Ruh, tadı gūzel, endamı gūzel Ruh,
Dőnūyor kemerin ūzerinde, kader gibi.
O inemez aşağıya
Ve ev yapamaz daha alçaktaki yeri.
Ruh dőnmeyecektir gőğūn altında, yıldızlar gibi.

Akıl ve Ruh yeryūzūnūn tabağına ūşūştū
Karıncalar gibi.
Bir perde açıldı, gizlice
Orada bir çatlak arayan birilerine.

Şimdi gūl fidanı dikenden őzgūr kaldı,
Çūnkū o Kalpten emin oldu.
Yoktur onun dūşmanları;
Şimdi gūl toplayacak kimse kalmadı.

Sessiz dur, sessiz dur, Ey Kalp.
Sen bir gőz ol, zambağın, nerkisin lisanı gibi.
Bahçeden ayırma o gőzleri.

Çeviren: Vehbi Taşar

** Kőtūlūğūn kaynağı: Kuran 12. Sure (Yusuf), 53. Ayet (Nefsi emmare)

“Ben kendi kendimi aklamam hiçbirzaman. Ruh, gerçekten, sūrūp giden teşfikcisidir kőtūlūğūn, merhametini kazananların dışında benim Allahımın. Benim Allahım hoş gőrmeyi ve acımayı bilir gerçekten.”



Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 05 07 2019 - 20:16
İleti #927


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Dîvân-ı Kebîr—1. Vezin, 2079. Dize, 159.A. Şiir—Mevlâna

Dūn gece, Kalp bir sarhoş gibi
Dūşmūştū oraya ve buraya
Onun sayesinde.
Ruh yūzlerce lisan elde etti
gőkkuşağı gibi
Onun bir gūlfidanına benzeyen endamı sayesinde.

Kalpler şekere benzer,
Onun tatlarla dolu dudakları sayesinde,
Fakat O saklanır saklanmaz onlar ağlamaya başlar
Ferhat nasıl ağlarsa.**

Bu topraktan yapılan vūcut
Yūzlerce cennet bahçesi olur Onun onayıyla.
Onun tarafından gelen rūzgar
Őlūyū canlandırır, kıskançlık duydurur Ísa’ya.

O bir halife gősterir ansızın, tabiattan,
Bir hamamın kūlhan ağzını andıran.
Bağdat Onu methetmeye başlar aniden
Yūrekten inananların başı yūzūnden.

Gőkteki melekler
Onun tespihlerinin zevkini bulur
Onun yūzūnūn ışığı sayesinde.
Kılavuzluk yapan gőzler,
Yol gősteren ışık,
Verildi ibadet edenlere Onun sayesinde.

Binlerce Ruh Onun etrafındadır.
O merkezde durur
Ay gibi.
Allah kem gőzlerden korur
Onun yanından gideni
Sallana sallana, bir sarhoş gibi,

Dolunayın ışıltısı
Onun yūzūnūn gőrkeminden gelir.
Akamberin rengi ve kokusu,
Şimşadın alnından Aşağıya dőkūlen saçındaki,
Onlar da, Ondan buklelerdir.

Dūnya yok edilseydi ne olurdu
Aşk Sultanının askerleri yūzūnden?
Ruhların Ruhu
Yūzlerce dūnyalar yaratırdı yeniden.

Aşıklara işkence eden
Gőzlerdeki o bakışlar bile
Nazik davranır gūzelliğe.
O būyūler devam edip durur
Ondan gelmeye.

Sen gőkyūzūne adım attın būyūklūkle,
Ístemeye istemeye.
Yeryūzū anlamalı bir anda
O Gūzellik Sultanının Ondan doğurulduğunu
Ve būyūtūldūğūnū
Onun himayesi altında.

Yūzlerce putlar ve put yapanlar
Onun gūzelliğinin yūzūnden
Telaşa kapıldılar.
Sonunda put yapanlar bağırmaya başladılar
Ve put yapmayı bıraktılar.

Bu nedir? Ne çeşit bir gūneştir bu,
O parıldayan şey Gūzelliğin gőğūnde?
Bu Yaşamın Çeşmesi nasıl oldu da taştı
Ve geldi bir deniz haline?

Birisi başını koydu
Şemseddinin selesinin battaniye őrtūsūne
Ona hizmet edilen mabette.
Fakat o kim olabilirdi acaba?
Şemseddin őyle būyūk bir adamdır ki
Başmelek Cebrail bile kanatlarını yayardı
Onun ayaklarının altında.

Onun sayesinde, belki Tebriz açabilir sırrını,
Ruhun gőzleri başlar gőrmeye,
Ve kışkançların gőzleri
Kőr olur tamamiyle!

Çeviren: Vehbi Taşar

** Ferhat’la Şirin: Íran Aşk Masalı
*** Şimşad: itinayla yetiştirilen genç çocuk
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 05 07 2019 - 22:23
İleti #928


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Dîvân-ı Kebîr—1. Vezin, 3567. Dize, 159-B. Şiir—Mevlâna

Ey Aşıklar, Ay Aşıklar, Bir Oluş’un geldi vakti.
Gőkten, “Ey ay-yūzlūler, hazır olun,” diyen
Bir ses geldi.

Ey sarhoşlar, sarhoşlar, sevinç ve zevk
Tutmaktan gelir
Onun gőmleğini.
O bizim zincirlerimizi tuttu,
Biz Onun eteğini.

Coşturucu, kuvvetli şarap geldi buraya.
Ey keder, sen git kőşeye ve otur orada.
Ey Ruh, aklından geçiren őlūmū, sen git başka tarafa.
Ey şarap ikram eden Biri, Ey saki, sen gel yanıma.

Ey benim Gūzelim!
Gőğūn yedi katı sarhoştur
Senin sayende!
Biz bir kristal topuz senin ellerinde.
Bizim mevcudiyetimiz Senin Var Oluşundan gelir,
“Hoşgeldin,” diye diye
Bu Būtūn Oluş’a,
Binlerce defa.

Ey tatlı-nefesli çalgıcı,
Her an çal çanlarını.
Ey içen Biri,
Seleyi koy atın beline.
Ey sabah meltemi,
Es bizim Ruhumuzun ūstūne.

Ey ney, senin bize sőylediğin hikayeler gece vakti
O kadar gūzeldir ki.
Şekerin tatlığı vardır Senin Ruhunun içinde.
Senin çıkardığın seslerden gelir sadakatın kokusu
Gūndūz ve gece.

Ey gūneş, gūzel-yūzlū,
Baştan başla
Çal aynı melodileri.
Būtūn gūzel olanlarla
Birlikte yap cilveni.

Sessiz dur, yırtma perdeyi.
Bu bardaktan iç
Sessiz duranların içtiği.
Kapat başkalarının kusurlarının ūstūnū.
Allahın huyuna
Girmeyi őğret başına.

Çeviren: Vehbi Taşar
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 05 07 2019 - 23:15
İleti #929


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Dîvân-ı Kebîr—1. Vezin, 3775. Dize, 160. Şiir—Mevlâna

Sevgiliye dedim ki dūn,
“Ey eşi bulunmaz Gūzel,
Seni kıskandı ay bile,
Ve ikiye katlandı gőkte.”

Sen zaten gūzeldin.
Şimdi gūzelliğin yūz kere daha arttı.
Sen kapıcıydın.
Sultan oldun şimdi.
Sen Yusuf’a a benzerdin
Şimdi Mustafâ’nın ışıltısı var sende**
Ve Onun hali ve tavrı.

Ey Peri, izin ver seni methedeyim bu gece,
Çūnkū yarın
Anlatılamayacaksın kelimelerle.
Seni anlatırken, yarın
Yeryūzū ve gőkyūzū gőzden kaybolacaklar beraberce.

Ízin ver kullanayım bu gece
Senin hizmetçin olmak, senin kőlen olmak fırsatını.
Yarın melek kendinden geçecek.
Arş bőlūnecek parçalarına. ***
Aniden bir fırtına patlak verecek,
Ne kapı bırakacak ne çatı.
Bir sinek nasıl uçabilirdi sinek olarak?
Bir fil bile ona dayanamazdı.

Aniden, Onun gūzelliği, Onun ışığı,
Parlar bu fırtınanın içinde.
Sevinçle gūler her zerre,
Sabah gūneşinin ışığıyla birlikte.
Bu zavallı zerreler tekrar kazanır gūzelliklerini
Ve cazibelerini
Onun yūzū gūneş gibi parlayan birinden
Ve ilgi çeken zerreler olurlar gene.

Çeviren: Vehbi Taşar

** Mustafâ: Muhammed Mustafâ
*** Arş: Gőğūn dokuzuncu katı. Allahın Tahtı.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 06 07 2019 - 00:43
İleti #930


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Dîvân-ı Kebîr—1. Vezin, 3582. Dize, 161. Şiir—Mevlâna

Ben masasının başındayım her gece,
Onun nimetinin ve sadakatinin.
Ben Sultanın misafiriyim her gece.
Ben Onun misafiriyim
Sonsuza kadar devam edecek Birinin
Onun kraliyeti.

Bir gece, bir maymun oturdu aslanın masasında.
Israr etme, adil davran, Allah aşkına.
Maymun nerde?
Aslan nerede?

Yiğidin kalbi bile ūrker
Sultanın kılıcını gőrūnce
Üstūnden kan akan damla damla.
Bu ne kūstahlıktır?
Doğru olamaz bu,
Allahın adına,
Doğru değildir bu.

Bir aslan yavrusu pençe atarsa annesinin yūzūne
Hiçkimsenin sőylecek birşeyi yoktur buna.
Fakat eğer sen dūşman değilsen kendi kendine,
Sakın Onunla oynamaya kalkma.

Aslanın sūtūnū içen birisi
Bir aslan olur kendisi.
O insan değildir artık.
Ben o kadar çok yaratıklar gőrdūm ki insan şeklinde.
Canavarlardı onların hepsi gerçekte.

Nuh bir insan şeklindeydi őnce,
Fakat o insanları silip sūpūren bir sel oldu.
Eğer bir ateş varsa bir zerrede, o ışık olmalı
Oranın içinde.

Ben bir kılıcım. Kan dőkerim.
Ben yumuşağım, aynı zamanda, sert ve keskin.
Ben bu fani dūnyaya benzerim,
Dışı gūzel, içi dertli,
Ben Yok-Oluşum gerçeğin içindeki.

Çeviren: Vehbi Taşar
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 06 07 2019 - 03:03
İleti #931


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Mevlana’da 90 sene sonra 1360 senesinde Konya’da vefat eden Eflâki Dedenin dediğine gőre, Mevlana bu şiiiri katiplerinden biri olan Fahreddin Sivasi’ye okumuş. Bu katiplere Katip-el-esrar (sırların katibi) denirmiş. Sivasi bunları kopye ederken bazı kelimelerin yerlerini değiştirmeye karar vemiş ve bunu yaparken de delirmiş. Bu benim de sık sık yaptığım bir iş olduğundan ben de biraz kuşku duydum!

Dîvân-ı Kebîr—1. Vezin, 3589. Dize, 162. Şiir—Mevlâna

Ah laf dinlemez, sağı solu bilinmez, canayakın dost,
Ey aklını kaçıran, deliren Biri!
Onun bardağı damdan aşağıya dūşmūştū.
Onun sırrı açığa vuruldu.
Burada, bak. O bir kez tımarhaneye gőtūrūldū.

O suyu arıyordu
Havuzun etrafında dőnerek susuz kalmış Biri gibi.
Ansızın o Bizim havuzumuza dūştū
Ve, kurumuş nane gibi,
Sırılsıklam oldu.
Ve o bizim ekmeğimize katık oldu.

Ey Alim adam, bu sőzleri ciddiye alma,
Kulaklarını kapa bu būyūyū duyma.
O bizim būyūmūzle bir efsane oldu.
Ona ne olduysa
O herkese bir hikaye oldu.

Ínsanlar unutmazlar bunu.
Kulaklardan çıkmaz bu kūpe,
Çūnkū o dūşūnceleri ve zekayı
Kafalardan aldı
Ve onları bir bardağın içine koydu
Hazır buğday gibi
Bekleyen őğūtūlmek için değirmende.

Ey Ruh bunu çok hafife alma.
Bunun sadece oyun olduğunu sanma,
Şahsi bir ilgi gőster buna.
Birçok tarak başaşağı dőndūrūldū
Onun siyah kıvırcık saçından őtūrū.

Fazla gūvenme aklına.
Bu dūnya ustalarla dolu.
Dimdik dur ve sızla
Ve ağla Hannanenin direğinden daha fazla. **

Ben Ruhtan ayrıldım.
Giysilerimi yırttım,
Bir gūlūn yaprakları gibi.
Ben őyle bir şekil aldım ki
Bana yabancı oldu kendi aklım dahi.

Aklın o damlası
Yok edildi Onun okyanusunda
Ruhun o zerresi
Harcandı ve boşaltıldı
Sevgiliye giden yolda.

Ben sessiz durmalıyım,
Ne faydası vardır bu mumun,
Onun ışığı
Gūneşi ve ayı bir gūve
Yapan Birinin őnūnde?
Benim bu mumu
Sőndūrmem lazım.

Çeviren: Vehbi Taşar

** Hannanenin Direği: Ağlama Direği—Hz. Muhammed’in vaaz verirken yaslandığı direğin ismidir.

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 06 07 2019 - 21:42
İleti #932


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Bu şiirle Dîvân-ı Kebîr’in Birinci cildi (ve Birinci Vezni) tamamlanıyor. Bu kitap Sayın Nevit Ergin’in (Allah rahmet eylesin) őmūr boyu Íngilizce’ye çevirdiği 22 cildin ilkidir ve en uzun olanıdır. Bu kitapları T.C. Kūltūr Bakanlığı 1995 yılında A.B.D de bastırmıştır.

https://www.readingrumi.com/store/divan-i-k...sh-translation/

Dîvân-ı Kebîr—1. Vezin, 3598. Dize, 163. Şiir—Mevlâna

Bu Aşk Onun başına bir tepsi koyar
Ve sokak sokak yūrūtūr, bağırarak
“Őlūm nerede varsa, ben oraya Őmūr veririm,”
Ve, “Ben ne kandırım, ne de aldatırım.”

O devam eder bağırmaya:
“Ben bir yemek olurum, Lūtuflarımla,
Şefkatim dolaşır her tarafta,
Fakat o bitip tūkenmez asla.
Dilencilik yapan biri varsa,
O gelsin torbasını doldursun burada.

“Ben şaşkına dőndūrūm seni
Bazen incilerle,
Bazen zehirle.
Bil Beni, Tanı beni.
Sen bir őlçek tohumsun Benim elimde.

“Eğer kūçūk bir tohum gelirse
ve kendini teslim ederse Bana,
Ben altın madenleri yaparım onu.
Eğer sarp, çıplak bir tepe varsa,
Ben uçsuz bucaksız bir deniz yaparım onu.

“Yoksulluk senin, iyilik Benim.
Sen tatmin olacaksın; Ben bir servet bağışlayacağım.
Ben yūzlerce atlas kumaş yayacağım ipekbőceklerine,
Ben onu donatacağım yūzlerce kalın giysilerle.

“Ben őyle būyūk bir mahsul vereceğim ki çaresize,
O hiçbirşeyi ekmese de,
Ve hiçbirşey biçmese de.

Ben őyle būyūk bir hissetme vereceğim ki dervişe,
O asla acı çekmemiş olsa bile,
Ve mūcadeleyi bilmese de.

“Şekerler dőken bir çeşme yapacağım
Şeker kamışının tamahkar kalbinin ūzerine.
Hoş, mutlu dūşūnceler koyacağım
Aklın içersine.

“Atını sūr dîninin yoluna.
Eğer atının canı yanarsa kuşkulanma.
Sen bulacaksın Yilke’yi **
Safkan atı değil, vahşi olanını,
Binilmemiş olanını.

Sessiz dur, “O őyle değildir deme.”
Allahın lūtfundan başka birşey isteme.
Tartışmanın helvası tencereden taşıyor ateşe.
Eğer zevk konuşmanın içindeyse
Konuşmaya başlardı her zerre.

Sen her zerreyi Allahın
Şems-i-Tebrîz’isinin ışığından gőr,
Bir kesinlik bilmek istiyorsan eğer.

Çeviren: Vehbi Taşar 6 Temmuz, 2019

** Yilke: Vahşi, daha őnce hiç dizginlenmemiş ve ūstūne binilmemiş at.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 08 07 2019 - 18:36
İleti #933


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Aferinler Demek Gerektir—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #3, sayfa 43.)

Bazen, melekler kıskanırlar bizim saflığımızı.
Bazen, bizim pervasızlığımız korkutur şeytanı.
Bizim çamurdan yapılan vūcudumuz taşır
Allahın hediyesini.
Aferinler demek gerektir
Bizim kuvvetimize,
Ve yapabildiklerimize.

Çeviren: Vehbi Taşar

Bravos to Our Power and Abilities—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #3, page 43).

Sometimes , the angels are jealous of our purity.
Sometimes, the devil is afraid of our recklessness.
Our clay body carries God’s gift.
Bravos to our power and abilities!
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 14 07 2019 - 18:41
İleti #934


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Benimle Kal Kısa Bir Sūre—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 14, Gazel 197, dizeler 2174-2186, sayfalar 139-140).

Bağırarak gelir şeker satın almak olan biri onun işi,
“Buraya Mısır’dan bir kervan geldi,”

Şeker kamışıyla yūklū yūzlerce develer var onun içersinde,
Aman Allahım, bu ne gūzel bir armağandır bize.

Ansızın, ve bu gece yarısında olur,
Íçerde bir mum ışığı belirir ve yaşam bu őlen birinin vūcuduna gelir.

Ben derim, “Sen açıkça konuşmasını bilmezmisin?”
O hala deyip durur, “Şu ya da bu gelmiştir.”

Benim kalbim hızla yerinden fırlar,
Ve aklın tepesine bir merdiven dayar.

Benim kalbim Aşkın eşliğinde dama doğru koşar,
Bu gūzel haberlerin delilini arar.

Ansızın, o yepyeni bir dūnya gőrūr
O dūnya bizimkinden bambaşkadır.

Bir deniz, bir kavanozun içersinde, őrten būtūn dūnyanın ūstūnū.
Bir gőkyūzū, Yeryūzūne benzeyen onun şekli.

Damın ūstūnde oturur bir Sultan kişi,
Onun ūniforması bir bekçininki.

Çayır, çimen, sonu gelmeyen cennet, bir bahçe,
Bahçıvanın kalbindedir onların hepsi.

Bu gőrūntū kımıldayıp durur benim kalbimde,
Sőyleyerek kalplerin Sultanı hakkında sőylenecek herşeyi.

Ey Onun gőrūntūsū benim gőzūmūn içinde olan Biri, sen uzağa gitme
Benimle kal, kısa bir sūre, tekrar canlandır benim kalbimi.

Tebriz’in Şemsi Yokluğun dūnyasını gőrdū,
Ve o dūnyada ikamet etti.

Çeviren: Vehbi Taşar

Stay for Awhile—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Volume 14, Gazel 197, verses 2174-2186, pages 139-140).

A sugar buyer comes, saying,
“A caravan has arrived from Egypt.”

Hundreds of camels come loaded with sugar cane.
O my God, what a beautiful gift.

Suddenly, and this is in the middle of the night,
a candle is brought in and life comes to this dead one’s body.

I say, “Talk openly.”
He says, “So and so has come.”

My heart jumps swiftly out of its place
and puts up a ladder at the top of my mind.

My heart runs toward the roof accompanied by Love.
It looks for evidence of that news.

Suddenly, it sees a new world,
entirely different from ours.

A sea which covers the whole world is inside of a jar.
A sky is in the shape of the Earth.

A sultan is seated on the roof
dressed in the uniform of a guard.

A garden, meadow and endless paradise
are all in the heart of the gardener.

This image keeps moving in my heart,
telling all about the Sultan of hearts.

O One whose image is in my eye, don’t run away.
Stay for awhile, so my heart will be refreshed.

Shems of Tebriz has seen the world of Absence
and has dwelled in that world.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 21 07 2019 - 16:28
İleti #935


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Ben Kendimi Tanımadım—Mevlâna
Rubailer (2016), Rubai #4, Sayfa 45.

Őnceleri herkes gibi ben de kendim
Olmayı yeğledim.
Zaten var olduğumu bilmeme rağmen, bilincine varmış değildim
Mevcudiyetimin.
Çūnkū gőremedim, tanımadım ben kimdim.
Ben sadece adımı işitiyordum.
En sonunda, ve sadece dışına çıktığım zaman kendimin būsbūtūn,
Hakiki mevcudiyetimi gőrdūm.

Çeviren: Vehbi Taşar

I Did Not Recognize Who I Was—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #4, page 45.)

At first, like others, I preferred being my self.
Although I was aware of my existence, I did not comprehend my being.
Because I could not see, I did not recognize who I was.
I was merely hearing my name.
Finally, and only when I went out of myself completely, I saw my real being.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 21 07 2019 - 17:22
İleti #936


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



“Dūnyanın ūzerinde pek çok şey bizden gizlenmiştir, fakat onların yerine bir sır bağışlandı bize, bizim yaşayan bağımızın esrarengiz algısı őbūr dūnyayla, daha yūksek kutsal dūnyayla, ve bizim dūşūncelerimizin ve hislerimizin kőklerinin burada değil fakat başka dūnyaların içinde olduğu hakkında. Filosoflar bu yūzden şeylerin aslına akıl erdirmenin imkansız olduğunu sőyler bu dūnyada. Tanrı başka dūnyalardan tohumlar aldı ve onları bu yeryūzūne ekti ve onları bahçesinde būyūttū; ve filizlenmesi mūmkūn olan herşey filiz verdi. Fakat onların hepsi yaşar ve būyūr yalnızca başka esrarengiz dūnyalarla bağlantılı olmak duygusunun yoluyla. Eğer sizin içinizde bu duygu zayıflarsa ya da būsbūtūn yok olursa, sizin içinizde būyūmūş olan herşey őlūr onunla. Ondan sonra siz kayıtsız kalırsınız yaşama, ve nefret etmeye başlarsınız ondan zamanla.”

Yaşlı Zosima’nın son vaızın’dan, 3. Bőlūm, 320. Sayfa, Brothers Karamazov (Karamazov Biraderler), Fyodor Dostoevsky (1821-1881)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 28 07 2019 - 17:46
İleti #937


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Sen Panzehirsin. Sen Yemsin—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 14, Gazel 198, dizeler 2187-2195, sayfalar 141-142.)

Sen yoksan yaşam nedir?
Sen yoksan yaşam yasaktır.

Senin gūzel yūzūn olmadan yaşanan
Adına “yaşam” denilen şey, őlūmden başka nedir?

Dūnya zehirdir. Sen panzehirsin.
Yaşam bir tuzaktır. Sen onun yemisin.

Bu dūnya bir mūrekkep hokkasıdır. Sen bir incisin.
Yaşam bir bardaktır. Sen şarapsın.

Gūl bahçesi çıplak kalır ve dikenlerle doldurulur Senin suyun olmaksızın.
Yaşam hamdır, pişirilmemiş, Senin onu kaynatman ve aşka getirmen olmaksızın.

Yaşam olgunluk çağına erişemez
Senin olgunlaşmış Gūzelliğin olmaksızın.

Herhangibirine erişmek ya da hepsine būtūn isteklerin ve arzuların Sen olmaksızın
Delilidir yaşamak isteğine erişmenin mūmkūn olmadığının.

Yaşam hiçkimseye selam vermez
Sen selamını Ondan esirgersen.

Ben sessiz dururum Sen konuşursun. Sen Sultansın.
Yaşam Senin ibadet yerinde bir uşaktır ve bir kőledir.

Çeviren: Vehbi Taşar

You are the Antidote. You are the Bait. -- Mevlâna
(Divan-i Kebir, Volume 14, Gazel 198, verses 2187-2195, pages 141-142.)

What is life without You?
Life without You is forbidden.

Living without Your beautiful face is nothing but death,
that thing which was given the name, “life.”

The world is poison. You are the antidote.
Living is a trap. You are the bait.

This world is like an ink pot. You are a pearl.
Life is a glass. You are the wine.

The rose garden becomes bare and filled with thorns without Your water.
Life is raw, uncooked without Your boiling and exaltation.

Life cannot become mature
without Your mature Beauty.

To attain any and all wishes and desires without You
means being unable to reach the desire of living.

Life doesn’t give greetings
until You give greetings.

I will keep silent. You talk. You are the Sultan.
Life is a servant and slave at Your temple.

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 04 08 2019 - 17:04
İleti #938


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Ben Yokum--- Mevlâna
(Rubailer (2016), sayfa 68, Rubai #4)

O içindedir ve dişındadır benim kalbimin.
O ruhudur benim bedenimin.
O benim kanımdır ve damarlarım.
Ímanın őlçūleri ya da inkarın
Burayla nasıl bağdaştırabilir? Ben yokum,
Benim būtūn mevcudiyetim O’dur.

Çeviren: Vehbi Taşar

I am Absent—Mevlâna
(Rubailer (2016), page 68, Rubai #4)

He is inside and outside of my heart.
He is the soul of my body.
He is my blood and my veins.
How could faith or heresy fit here?
I am absent. He is all of my existence.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 11 08 2019 - 17:39
İleti #939


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Benim Dinim—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 9, Gazel 25, dizeler 258-262, sayfa 41.)

Hiçliğin içinde Kaybolmaktır benim dinim.
Var Oluştan Yok Olmaktır benim ibadetim.

Ben Sevgilinin tarafına doğru ayaklarımla koşarım,
fakat semanın yeşil atı selemin altındadır benim.

Bir nefeste, yūzlerce gezegeni arkamda bırakırım.
Sonra arkamı dőnerim ve gőrūrūm
Onun sadece bir adımı olduğunu benim ayaklarımın.

Ben Dūnyanın etrafını neden dolaşıp durayım,
Sevgili içinde dururken benim tatlı ruhumun?

Tebriz’in Şemsi, ona ővgū verdiği būtūn ermişlerin,
Dişleri Sîn harfi gibi gőzūken.
Onlardır benim Ya Sin’lerim.

Çeviren: Vehbi Taşar

My Religion—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Volume 9, Ghazal 25, verses 258-262, page 41.)

Absence in Nothingness is my religion.
Annihilation from existence is what I worship.

I run towards the side of the Beloved with my feet,
but the green horse of the firmament is under my saddle.

In one breath, I leave hundreds of planets behind me.
Then, I turn back and see
that that was only one step of mine.

Why should I circle around the Earth?
The Beloved is inside of my sweet soul.

Shams of Tebriz, whom all saints praise,
has teeth which resemble sieen.*
They are my Ya Sin.**

*sieen A letter of the Arabic alphabet.
**Ya Sin The title of the sura (section) of the Quran (which has 114 suras). Quran XXXVI.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 18 08 2019 - 17:45
İleti #940


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Dūşūncenin Kapısını Açmayın—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubia #4, sayfa 46)

Gūnaşırı yaptığımız gibi biz çılgın gibi Sevdaya dūştūk bugūn.
Dūşūncenin kapısını açmayın.
Onun sesi bize herşeyi unutturan Rebab’ı çalın.
Yūzlerce çeşit birbirinden farklı dualar vardır
Onun mihrabı Sevgilinin yūzū olan birisi için.

Çeviren: Vehbi Taşar

Not: Rebab ‘Ud’ a benzeyen geniş yūzlū yayla çalınan bir çeşit sazdır. Onun yūzūnū ūzerinde adak adanan ya da kurban kesilen bir kurban taşına benzetmiş. Bu kısa şiir Tanrı inancıyla mūzik arasındaki Sufi’lerin çok inandığı yakın bir ilişkiyi anlatıyor. Mūzikle din arasındaki ilişki sadece mūslūmanlık dininde değil Hristiyanlıkta da en başından beri tartışmalı bir konu olmuştur. Hıristiyanlık bu meseleyi çok sesli koro mūziğiyle çőzse bile mūslūmanlık tek sesli kalıbın dışına çıkamadığı için bu konu hala birçok mūslūman ūlkesinde (őrneğin Suudi Arabistan’da) hala tartışmalı kalmıştır. Őrneğin Wahabi’lerin Kuran sesi dışındaki mūziğe saygıları yoktur.


Don't Open the Door of Thought—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubia #4, page 46)

Like every other day, we are desperately in Love today.
Don’t open the door of thought.
Play the rebab whose sound makes us forget everything.
There are a hundred different prayers
for the one whose alter is the face of the Beloved.



Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 25 08 2019 - 18:45
İleti #941


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Őlūmūn Heybeti—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 9, Gazel 36, dizeler 349-358, sayfa 56.)

Fani aşk yarının ūmidiyle geçer,
Kavgalarla ve gūçlūklerle gereksizce biter.

Yaşamınızın bugūn şimdi yaşadığınız gūn olduğunu farzedin.
Onu çevirdiğiniz entrikalarla ve anlamsız projelerle nasıl geçirdiğinizi gőrūn.

Bizim yaşamımız ya para kaygılarıyla ya da yemek tasalarıyla harcanır.
Aynı zamanda, bizim para çantamız gūn be gūn kūçūlūr durur.

Őlūm bizleri birer birer kendine çeker.
Akıllı birinin yūzū őlūmūn heybeti őnūnde soluklaşır.

Őlūm yolun ūstūnde dikilir ve bekler.
Buna rağmen, būtūn alışveriş yapanlar dūkkanların arasında gezer.

Őlūm bize hatıralardan daha yakındır.
Fakat, uyku hali gősteren birinin aklı hangisine gider?

Vakit harcamayın vūcudunuzu fazlasıyla beslemeye,
O feda edilecektir siz istesenizde istemeseniz de.

Çok az tereyağ ve bal verin bu leşe.
Aşırı itina gősteren gőrūnūşūne,
Bu dūnyayı rezillikle terkeder.

Ruha verin anlayışın būtūn tatlı yemeklerini,
O varış yerine kuvvetli ve zinde gideceğini anlasın diye.

Çeviren: Vehbi Taşar

Death’s Majesty—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Volume 9, Ghazal 36, verses 349-358, page 56.)

Love passes with the hope of tomorrow,
finishes needlessly with fights and struggles.

Assume your life is the day which you are living right now.
See how you spend it with all of your schemes and empty projects.

Our life has been spent
with either worries about money or worries about food.
At the same time, moment by moment, our purse is getting smaller.

Death pulls us, one by one.
The color of the smart one’s face is becoming pale
because of death’s majesty.

Death stands on the road and waits.
Yet, all the merchants are ready to go shopping.

Death is closer to us than remembrance.
But, where is the mind of the one who is somnolent?

Don’t spend time over-feeding your body.
It will be sacrificed anyway.
Try to feed your heart, because it is what ascends.

Give very little butter and honey to this carcass.
The one who pays too much attention to his appearance
leaves with disgrace.

Give to the soul all the sweet food of understanding,
the discovery that it will go to its destination strong and fit.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 01 09 2019 - 20:34
İleti #942


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Belki bu çeviri tercūmenin, tercūmenin, tercūmesi olduğu için, belki de bu şiirin sonu mūphem bırakıldığı için onun őzūnū biraz açıklamam gereklidir sanırım. Sufilikte iyilik ve kőtūlūk konusunda bir karar vermek kanun ve dinde olduğundan çok daha būyūk bir sorumluluktur. Çūnkū Sufi’nin gayesi iyiyi ve kőtūyū Allahın birliğinde yok etmektir. Őrneğin kanun adamı iyiyi ve kőtūyū kanuna bakarak birbirinden ayırır. Din adamı Kuran’ın ya da Íncil’in tefsirlerine bakar. Filosof inanç sistemine gőre karar verir. Politikacı için kendine oy veren iyidir. Haydut için kendini hapisten kurtaran iyidir. Fakat Sufi iyiyi ve kőtūyū birbirine teptirerek yok eder. Mest Oluşa erişen Sufi Allahına kavuşur ve onun indinde iyi ve kőtū yoktur. Mest Oluşa erişmeyen bir Sufi iyiyi seçerse onu “kőtū” tekmeleyecektir. Kőtū’yū seçerse onu “iyi” tekmeleyecektir. Fakat Mest Oluşa erişen bir Sufi onu herzaman tekmeleyecektir.

Başkalarını Gőrdūğūmūz Íçin—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #3, sayfa 64.)

Başkalarını gőrdūğūmūz için, biz tek olmaktan çıkarız.
Birçoklarının yaptığı işi yaparız.
Íyinin ve kőtūnūn kimliğini saptarız.
Ve işte o zaman başımız belaya girer bizim.
Mest Oluşa erişmeyen bir kalp
Tekmelenip duracaktır őtekisi tarafından.

Çeviren: Vehbi Taşar

Not: Sufi’lerin “mest oluş” diye tanımladığı bu ruh halinin daha iyi bir Tūrkçe karşılığını bulamadım. Bu sőz Farsça mey’den yani şaraptan ya da meyhaneden geldiği için Sufiler bunu bir kendinden geçme ya da sarhoşluk hali diye tanınlamışlar ve bu yūzden Íslam tarihinde bir sūrū yanlış anlaşılmaya neden olmuşlardır. Ve kendisi bir bilim adamı olan Őmer Hayyam bu yanlış anlaşılmayla bir sūrū gazelinde alay etmiştir. Fakat bu durumun sarhoşlukla en ufak bir ilgisi yoktur. Tam tersine Budizm’de Nirvana, Katoliklikte ‘rupture’ , ya da latin dillerinde “ecstacy” e ulaşabilmek için son derece ayık ve uyanık olmak gerekir. Çūnkū bu içki içmekle değil, tam tersine dua, nefes ve akıl kontrolu yani meditasyonla erişebilen bir ruh halidir.

Since We See Others—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #3, page 64.)

Since we see others, we are not one anymore.
We are in the business of the many.
We identify good and bad, and that is where the trouble starts.
A heart which has not reached ecstasy
will keep getting kicked by the other.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 09 09 2019 - 06:03
İleti #943


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



“Neden Sen de Gelmezsin?”—Mevlâna
Divan-i Kebir Cilt 14, Gazel 200, dizeler 2217-2227, sayfalar 1456-1470.

“Ah kalp,” dedim, “Sen neden bőylesin?”
Ne kadar zaman Aşkın etrafında gezerek bekleyeceksin?

Cevap verdi benim kalbim, “Neden sen de benimle gelmezsin?
Gūzel olmazmıydı sen de gelseydin ve tadına baksaydın Aşkın keyfinin?

“Eğer sen yaşamın çeşmesini bilseydin,
Aşkın ateşinden başka hiçbirşeyi seçmezdin.”

Ah başkalarını cezbetmek için rūzgara dőnūşmūş olan kişi
ve, bir bardak gibi, şarapla doldurulan onun içi,

Sen şekillerin kaynağısın, su gibi.
Sen kendi benliğinde dışarı vurursun onların hepsini.
Sen Gūzelliğin denetimindesin bir ayna gibi.

Her alelâde ruh anlayan Aşkı
Gőrūnūşūnden tanır seni, bir şekil olarak gőrūr seni.

Sen gőzūkūrsūn yeryūzūndeymişsin gibi.
Lakin sensin gőkkubbesinin őzū.

Ey havanın tokmağı altında ezilip toz haline getirilen biri
Sen yatıştıran merhemsin inancın gőzlerini.

Ey yakut, senin evin hangi madendi?
Sen gūzel birisin. Yūzūğūn mekânına koy kendini.

Eğer sen nefretle doldurursan içini bir kılıç gibi,
Utanç duyacaklardır.senden lūtufların binlercesi.

Ey Şems’i Tebrîzi, sen gūzel değilsin sadece,
Sen ulu bir çıraksın manâ aleminde.

Çeviren: Vehbi Taşar

"Why Don't You Come, Too?"—Mevlâna
Divan-i Kebir Volume 14, Ghazal 200, verses 2217-2227, pages 1456-1470.

“O heart,” I said, “why are you like this?
How long will you be hanging around Love?

My heart answered, “Why don’t you come, too?
Wouldn’t it be nice if you came and tasted the pleasure of Love?

“If you knew the fountain of life,
you wouldn’t choose anything except Love’s fire.”

O one who for charm has turned into wind
and who, like a glass, is filled with wine,

You are the source of forms, like water.
You manifest them all.
Like a mirror, you are in control of Beauty..

Every ordinary soul who doesn’t understand Love
knows you through your appearance, sees you as a form.

It seems like you are on the Earth.
But, you are the essence of the sky.

O one who has been crushed into powder,
‘you are the salve for the eyes of faith.

O ruby, which mine are you from?
You are a beautiful. Place yourself in the ring.

If you are filled with hatred like a sword,
thousands of mercies will be ashamed of you.

O Shems of Tebriz, you are not only beautiful.
You are a great helper in the world of meaning.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 15 09 2019 - 19:16
İleti #944


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Herkes Íçin Değildir—Mevlâna
Rubailer (2016), Rubai #2, sayfa 77.

Herkes bakmaz Sana,
Ne de Sen istersin herkesin Sana bakmasını.
Dőnmez her değirmen taşı
Senin ırmağının suyuyla.
Nasip olmaz herkese kuvvetle germek bir yayı sıkıca.
Onun için zorlanır birisi
Kahraman olmaya!

Çeviren: Vehbi Taşar

Not for Everyone—Mevlâna
Rubailer (2016), Rubai #2, page 77.

Not everyone looks for You.
Nor do You ask that everyone does.
Not every mill wheel turns by the water coming from Your river.
Drawing a strong, tight bow is not for everyone.
For that, one has to be a hero..
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 22 09 2019 - 20:24
İleti #945


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Sonsuzluğa Giden Tek Yol—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 9, Gazel #45, dizeler 455-461, sayfa 73.)

Senin şefkatin kederin ardından gelir her dakika.
Őyle olmasaydı hiç kimse dayanamazdı bu acıya.

Beni herzaman sarhoş et bu şarapla,
Hiçbir mahmurluğa sebep olmayan sabah olunca,
Benim ihtiyacım yok ondan başka şaraba.

Biz sazlığız, O yangın. Ve biz o yangınla
Yanmak için bekliyoruz baştan sona.

Bizim sazlığımız sulanır Onunla.
Bizim sazlığımız serpilir Onunla.
Bizim sazlığımız yeşillenir Onun lūtfuyla.

Biz taze ve yeşil kalırız Sevgiliyle, sonrasızlıkta.
O őyle bir kaynaktır ki, kış yoktur Onun ardında.

Biz ortadan yok olacağız tamamiyle,
Gideceğiz herşeyin őtesine,
Çūnkū var olan herşey yok olur felaketlerle.

Hiçbirşey olmak aynıdır birşey olmakla.
Olmaktan őlmek,
Varoluştan vefat etmek
Tek yoldur giden sonsuzluğa!

Çeviren: Vehbi Taşar

The Only Way to Reach Eternity—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Volume 9, Ghazal #45, verses 455-461, page 73.)

Every moment, Your kindness follows after sorrow.
If this were not so, no one could stand this suffering.

Make me constantly drunk with the wine which gives no hangover.
I don’t want any other wine.

We are the reed bed, He is the fire,
and we are waiting to be burned completely by that fire.

Our reed bed is watered by it. .
Our reed bed grows, becomes greener because of it.

With the Beloved, we are fresh and green for eternity.
He is such a spring that after Him, no winter follows.

We will become annihilated, go beyond everything,
because disasters destroy everything that exists.

To become nothing is to be something.
To die from being, from existence is the only way to reach eternity.



Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 29 09 2019 - 18:15
İleti #946


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Sevgilin Senin Íçindedir—Mevlâna
Rubailer (2016), Rubai #1, sayfa 71

Ey kendi aslını bilmeyen adam
Ve kandırılan
Etin talep ettiği bedensel istekler tarafından;
Aklını başına getir.
Sevgilin senin içindedir.

Beden duyulardan oluşur.
Duyuların cevheri senin ruhundur.
Eğer bedenin, duyuların ve ruhunun
Őtesine gidersen
Herşey Sevgili olur.

Çeviren: Vehbi Taşar

The Beloved is Inside of You—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #1, page 71.)

O one who has been deceived by flesh, who doesn’t know His own essence, put your mind in your head.
The Beloved is inside of you.
Senses are the essence of the body. The essence of your senses is your soul.
If you go beyond body, senses and soul, everything is the Beloved.







Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 06 10 2019 - 21:47
İleti #947


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Ruhlara Bakın—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 9, Gazel 47, dizeler 472-479.

Temiz ruhlar
Yūkselirler gőğe.
Bulanık ruhlar
Vadiye iner, gőmūlūrler yere.

Gőzlerinizi açın ve ruhlara bakın sizler de.
Onlar nasıl geldiler buraya?
Neler geldi onların başına?
Onlar nereye gider ve nasıl giderler gittikleri yere?

Siz bu yolda olduğunuzdan
Yukarı kaldırın eteğinizi.
Çūnkū bu yol kanlı topraktan
Yapıldı.

Lale yūrūr gūl-renkli
entarisinin içinde.
Çūnkū o būyūr
kana bulaşmış toprağın içersinde.

Tahtın sahibi olan ruhlar
Giderler Ísanın tarafına.
Firavuna ait olan ruhlar
Harun’un tarafına.

Ruh bedeni terkettiğinde
Beden yalvarır beni gőmūn diye
Bir an őnce. Őlū, yerin altına gider
Kocasının evine giden bir gelin gibi tıpkı.

Benim ruhum uçar dosdoğru
O Gūzelliğe doğru.
O zarafetle gider ve sevinçle,
Íncelikle ve ahenkle dolu,

Çūnkū hiçbirşey yoktur onun istediği
Allahtan başka.
Bu dūnyayı istemekte israr eden Ruh hala
Alçalır aşağıya doğru.

Çeviren: Vehbi Taşar

Not: Harun kuranda da bahsedilen çok zengin bir adamın ismidir.

Look at Souls—Mevlâna
Divan-i Kebir, Volume 9, Ghazal 47, verses 472-479.

Clean souls ascend to the sky.
Turbid souls descend to the valley, are buried in the ground.


Open the eye of your soul and look at souls.
How did they get here?
What happens to them?
Where and how do they go?

Since you are on this road, lift up your skirt,
because this road is made from bloody soil.

The tulip is going with its rose-colored dress,
because it grows from the blood-stained earth.

The soul which belongs to the throne goes to the side of Jesus.
The soul of the Pharaoh goes to the side of Karun.*

When the soul leaves the body, the body asks to be buried.
The dead go underground, just like a bride goes to her husband’s house.

My soul keeps flying straight to that Beauty,
goes gracefully and joyfully, filled with harmony,

Because it asks for nothing but God.
The soul who still wants this world descends downal below.

*Karun The name of a legendary greedy, rich man.



Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 13 10 2019 - 21:39
İleti #948


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Kurban Olmak Budur—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #1, sayfa 73.)

Ah kalp, işte sen buradasın, oturarak
Onun kederinin ortasında.
Acı çekmek devaya kavuşmaktır.
Şikayet etmeyesin. Tarikat budur.
Arzu ettiğinin başının ūstūne ayağını bastığında
Senin kőpek-benliğin havasız kalacaktır.
Kurban olmak budur.

Çeviren: Vehbi Taşar

That is the Sacrifice—Mevlâna
(Rubailer (2016), Rubai #1, page 73.)

O heart, here you are, sitting in the middle of His sorrow.
To suffer is the cure. Do not complain. That is the order.
When you step on the head of your desire, your dog-self will be suffocated.
That is the sacrifice.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 21 10 2019 - 14:34
İleti #949


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Birbirinin Zıttı Íki Havadis—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 9, Gazel #40, dizeler 385-394, sayfalar 62-63.)

Bir gūlūmseyiş anlatır
Sizin nezaketinizi.
Ağlayış bir şikayettir
Beyan eden Sizin kederinizi.

Aynı Sevgili hakkındadır
Bu dūnyada ūstūnde konuşulan
Bu birbirinin zıttı
Íki havadisin her ikisi.

Onun cőmertliği
O kadar çok aldatır ki cahili,
O bir suç işlemenin sonuçlarını
Dūşūnmez dahi.

Fakat, o neden olur őfkeye
Ve ūmitsizliğe,
Dūşūrerek acizliğin içersine
Durmaksızın hayıflanan başkalarını.

Aşktır koruyucu
Bir arabulucu
Yoluna koyan
Onların her ikisini.

Allahım, şūkūrler olsun
Bu Aşk için Sana.
Bu kadar çok nimetler sunan
Bizim kucağımıza.

Biz kusur etsek te gőstermeye
Bizim sana minnettarlığımızı,
Aşk bakar başka yere
Gőrmemek için bizim nankőrlūğūmūzū.

Bu Aşk ya Kevserin suyudur
Ya Yaşamın Suyu.
O ebedi yapar hayatı,
Őlūmsūz kılar insanoğlunu.

O bir haberciye benzer
Getirip gőtūren haberleri
Allahla Onun sırdaşı
Arasındaki.

Yeter! Konuşma.
Bunu satır satır okuma
Ezberlediğin ayetler gibi.
Ayetleri kavuşturan açıklığa

Aşktır unutma.

* Kevser: Cennetteki efsanevi nehrin ismidir.

Çeviren: Vehbi Taşar 21 Ekim 2019, St Petersburg, Florida

Two Opposite Bits of News—Mevlâna
Divan-i Kebir, Volume 9, Ghazal #40, verses 385-394, pages 62-63.

A smile explains Your kindness.
Crying is a complaint about Your grief.

These two opposite bits of news which are discussed in this world
are about the same Beloved.

His benevolence deceives the ignorant one so much
that he doesn’t think about the consequences of committing a crime.

But, He causes anger and despair in others
who fall into helplessness, who continually mourn.

Love is a protecting intercessor.
Love takes care of both of them.

My God, I give thanks for this Love.
It offers so many blessings to us.

Even if we fail to show gratitude,
Love overlooks our ungratefulness, tolerates it.

This Love is either the Kevser* or the Water of Life.
It makes life eternal, makes man immortal.

It is like a messenger between God and His confidant.
It carries messages.
It comes and goes between them.

Enough. Be silent.
Do not read this ayat** by ayat.
Love is the one who interprets ayats.

*Kevser A legendary river in heaven.
**ayat A verse from the Quran.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Vehbi
mesaj 21 10 2019 - 14:34
İleti #950


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,506
Katılım: 26 01 06
Nereden: Dunya Siiri
Üye No: 1,994



Birbirinin Zıttı Íki Havadis—Mevlâna
(Divan-i Kebir, Cilt 9, Gazel #40, dizeler 385-394, sayfalar 62-63.)

Bir gūlūmseyiş anlatır
Sizin nezaketinizi.
Ağlayış bir şikayettir
Beyan eden Sizin kederinizi.

Aynı Sevgili hakkındadır
Bu dūnyada ūstūnde konu%
Go to the top of the page
 
+Quote Post

38 Sayfa V  « < 36 37 38
Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 23 10 19 - 01:59