Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

2 Sayfa V  < 1 2  
Reply to this topicStart new topic
> Ergenekondu
selah
mesaj 12 03 2009 - 16:32
İleti #26


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,793
Katılım: 22 11 04
Üye No: 1,005



Evet tamam. Yeteri kadar ikna edici açıklamalar yaptın. Evet evet. Ergenekon iddianamesindekilerinin tamamının doğru ve yerli yerinde olduğuna karar verdim senin açıklamalarından sonra.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 15 03 2009 - 15:10
İleti #27


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



Gerçekten aynı sayfaya mı vardık yoksa bir kinaye mi var. Ben bu Ergenekon meselesinin gerçekten bugünkü Türkiye’nin önündeki en büyük mesele olduğunu düşünüyorum. İşsizlik, ekonomik kriz, irtica, bölücülük v.b hepsi ikinci plandadır. Çünkü tüm bu sorunlar kısmen buradan kaynaklanıyor ve çözümleri de kısmen (ucundan bir yerinden gelip illaki) bu konuya bağlanmakta..

Tam bir çözüm beklediğim falan yok zaten. İddianameler eksik ve yanlışlarla dolu olabilir. Hükümeti devirme teşebbüslerini de bir yana bırakınız. Sadece cinayetlere bakalım. 5000 faili sözde meçhul (özde kısmen bilinen) cinayet, Güçlükonak ve 33 asker olayları gibi amacı doğrudan ülkenin bir kısmındaki olağanüstü durumu ve düşük yoğunluklu savaş durumunu sürdürmeye yönelik tüm olayların üstüne gidilsin. Uyuşturucu ticaretlerinin üstündeki kamuflajlar kalksın. Devlet sırları faşşş edilsin. Gerekirse (benimkiler dahil) tüm telefonlar dinlensin. Saygın kurumların saygınlığı da eksilecekse eksilsin. Yüksek yüksek makamlara da varsın karlar yağsın. Tüm iyi çocuklar ve onların dayıları, ortaya çıksın. Üzerindeki karartmalar kaldırılsın. Hepsi çırılçıplak soyulup önümüze konsunlar. Dizilsinler. Yanlışlık varsa özür dileriz. Ama asla çekingen olunmasın.. Alçak vatandaşlara çok yanlışlıklar yapıldı zaten. Yüksek vatandaşlara da yapılsın..
Ayni tabancayla sabah bir sağcı, öğleden sonra bir solcuyu vurdurtabilen, bölcü çeteleri kuran kurdurtan, bunlarla senaryo operasyonlar düzenleyen ve düzenletenler, cinayet şebekelerini taşeron olarak kullananlar, kısa sürede şeyhiyle ve müritleriyle kocaman bir tarikat kuran, kurdurtabilenler, basına kalemşorlar yerleştirenler.. ve daha sayısız işlerde parmağı olanlar. Ortaya çıksınlar....

Bu arada belediyelerde devlet dairelerinde akçalı pislikler yapan Ali Dibolarla da ilgilenilsin. Ha bu arada ;
TÜBİTAK’ın Başkan Yardımcısı Ömer Cebeci var ya... İllaki hemen görevinden alınsın ve Kocatepe Camisine Başİmam yapılsın..
Ben bunları istiyorum.. Sizce çok şey mi istiyorum ki??
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mete kaynaroğlu
mesaj 15 03 2009 - 15:24
İleti #28


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,447
Katılım: --
Nereden: Türkiye
Üye No: 563



Hayır! Bunları biz de istiyoruz.

Ama biz bu işleri "bozacı" yapamaz diyoruz.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 16 03 2009 - 10:01
İleti #29


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



Şıracının şahidi "bozacı" tamam da ortada başka kim var?...Uzaydan adam mı bulup getireceğiz?. Ortada kim varsa görev onundur....
Go to the top of the page
 
+Quote Post
selah
mesaj 16 03 2009 - 22:34
İleti #30


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,793
Katılım: 22 11 04
Üye No: 1,005



Yani Çanakçı bey kardeşim...

Ses etmeyeyim, konuyu kapatayım diyorum ama olmuyor.

Şu dediklerine bak!

"Tam bir çözüm beklediğim falan yok zaten.

Hükümeti devirme teşebbüslerini de bir yana bırakınız. "


"Sadece cinayetlere bakalım." diye ekliyorsun ardından.

sanki ilk söyleyen senmişsin gibi!

E yuh yani!

Ne biçim okudun sen bu başlığın ilk yazısını?!!!

Asılnda yoookkk...
Çok iyi okudun da başka okuyucuları aptal , kendini çok akıllı sanıyorsun Çanakçı bey kardeşim.

Tertemiz insani istekleri sıralıyarak, bozacıyı gözlerden ırak tutmaya çalışıyorsun aklınca.


Şu edilgen temennilere bak!

"5000 faili sözde meçhul (özde kısmen bilinen) cinayet, Güçlükonak ve 33 asker olayları gibi amacı doğrudan ülkenin bir kısmındaki olağanüstü durumu ve düşük yoğunluklu savaş durumunu sürdürmeye yönelik tüm olayların üstüne gidilsin. Uyuşturucu ticaretlerinin üstündeki kamuflajlar kalksın. Devlet sırları faşşş edilsin. Gerekirse (benimkiler dahil) tüm telefonlar dinlensin. Saygın kurumların saygınlığı da eksilecekse eksilsin. Yüksek yüksek makamlara da varsın karlar yağsın. Tüm iyi çocuklar ve onların dayıları, ortaya çıksın. Üzerindeki karartmalar kaldırılsın. Hepsi çırılçıplak soyulup önümüze konsunlar. Dizilsinler. Yanlışlık varsa özür dileriz. Ama asla çekingen olunmasın.. Alçak vatandaşlara çok yanlışlıklar yapıldı zaten. Yüksek vatandaşlara da yapılsın..
Ayni tabancayla sabah bir sağcı, öğleden sonra bir solcuyu vurdurtabilen, bölcü çeteleri kuran kurdurtan, bunlarla senaryo operasyonlar düzenleyen ve düzenletenler, cinayet şebekelerini taşeron olarak kullananlar, kısa sürede şeyhiyle ve müritleriyle kocaman bir tarikat kuran, kurdurtabilenler, basına kalemşorlar yerleştirenler.. ve daha sayısız işlerde parmağı olanlar. Ortaya çıksınlar...."

Baaaş üstüne şiracı bey kardeşim!

Haaaa!...
Sahiiii!
Bir de sağda solda ODTÜ'lü havası atarak, 68'li mıhabbetine uydurmaya çalışma geçmişini!
Yok bilmem Deniz Gezmiş Roosvelt postalı giyimişmiş de Çanakçı bey kardeşim sümerbank postalı giymişmiş!
Onlar ipe gitti hemşerim!
Çankaçı bey kardeşimse şeyi şeyine denk yaşamakta!
Biraz utanma, biraz sıkılma olur insanda
Yuh sana!

Son söz:
DE GET!
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 17 03 2009 - 10:42
İleti #31


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



Vay vay vay..
Sonunda esas Ergenekoncu çıktı meydane. Temennilerimize şiddetle karşı...CELALLENMESİ O SEBEPTEN

“”Ergenekondu”” diye başlık açıyor... Yani Diyor ki.. lan bu ergenekon dedikleri “”gecekondu”” bir davadır. Fasa fiso Uydurmadır. Aslı esası yoktur haa... Cinayetler mi?. Yok öyle şey canım. Varsa NATO yapmıştır. Amerikanların işidir. Uzaylılar, Romalı Gladyatörler gelip yapmışlar. BOPPcu liboşların işidir. Deniz Gezmiş’i de amerikanlar asmadı mı zaten.

Balbay’ın Mevsimsiz şubesi mübarek... Sadece şiir yazmıyor. Ergenekonculara taş atan var mı göz ucuyla da onu takip ediyor. Kim kimle “ “mıhabbet” ediyor. Kimin şeyi şeyine dek “şıpp” deye belirleyiverip ona da hemen düşman kesiliyor. (Sana ne milletin mıhebbetinden leyn).

Vatandaş temennilerde bulunmuş... ”Ortaya çıksınlar” diyor....Yaaa demek öyle .
Diyor ki !!!
“”Lan Sana kaç kerre söylicez Gladyo BOP uzaylılar yaptı diye. Yok cinayet minayet... Şıracı seni...
Bu vatandaşımın ensesine kurşun sıkamamışışz, bu vatandaşımı ipe gönderememişiz... neden ola ?. Garanti bu amerikan liboşu..

GETT LEYN... (Balbay komutanını da nası içeri aldılar ama n’aber?)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
selah
mesaj 17 03 2009 - 12:15
İleti #32


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,793
Katılım: 22 11 04
Üye No: 1,005



Konuş aslan delikanlı. Konuş bakalım.
Devran liboş devranı nasılsa.
Ama ne 12 Mart. ne 12 Eylül, ne onlarca idam, ne binlerce faili meçhul boyun eğdiremedi bizlere.
Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için mücadelemiz sürüyor, sürecek de.
Şimdi konuşuyorsun. Konuşturuluyorsunuz.
Çünkü yeni osmanlı'cıların siz ve sizler gibilere ihtiyacı var.
Ama yakında, hilafet yasaları yerleştirildiğinde, türban yasal zorunluluk olduğunda, ramazanda oruç tutmayanlar taşlandığında, kadınlar recm edildiğinde, demokrasi rafa kaldırıldığında kaçacak delik arayacaksın.

Bir tv programında Murat Belge'ye soruyorlar:
-Diyelim ki sizin söylediklerinizin tersine, hilafet rejimine geçildi. Ne yaparsınız o zaman?
M.B.-Ben öyle bir tehlike görmüyorum.
-Diyelim ki gerçekleşti. Ne yaparsınız?
M.B.-O zaman Rodos'a geçiveririm hemen.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 17 03 2009 - 16:18
İleti #33


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



Sağolsunlar Acemi Ergenekoncu (Ergoş)lar sayesinde olay artık iyice açığa çıktı. Şimdi kimin kim olduğunu artık daha berrak bir şekilde görebiliyoruz.

Çakma Aczmendi tarikatı şeyhi Müslüm Gündüz’ün gerçek bir “Ergoş” prodüksiyonu olması gibi, Fatih’de duvara yazılan “”Osmanlıyı İstiyoruz – İBDA-C” graffiti’sinin de bir Ergoş prodüksiyonu olduğunu artık kesinlikle bilebiliyoruz.
Acemiliğiniz sayesinde foyanız ortaya çıktı..

Sen tut az sayıdaki gerçek entellektüellerimizden biri olduğu halde kendisini hala ısrarla Sosyalist/Marksist olarak tanımlamaya çalışan Murat Belge’ye de sataş. Pes artık yani. Kendi ayağına işemek de böyle olur hani.

Bunu yaptığınız halde biz de sizi hala boyun eğmeyen gerçek devrimci solculardan sanacağız he mi??.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
selah
mesaj 17 03 2009 - 16:36
İleti #34


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,793
Katılım: 22 11 04
Üye No: 1,005



Bunu yaptığınız halde biz de sizi hala boyun eğmeyen gerçek devrimci solculardan sanacağız he mi??.

Amman deyim! Sakın öyle sanma. Senin ölçütlerine göre öyle sanılmam zulümdür bana.
Murat Belge ile ilgili anlattığım, televizyon programında olmuş bir şeydir.
Sen izlemediysen de izleyen varır. Ayrıca ikinci cumhuruyetçi takımındandır.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Var Samsa
mesaj 17 03 2009 - 17:42
İleti #35


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 468
Katılım: 26 09 05
Üye No: 1,573



Sözün özünü görmeme, hatta yazılanı okumadan anladığını zannetme konusunda o kadar tutarlı bir geleneğe sahibiz ki, insan yazmaktan soğuyor doğrusu.

Artık forumda yazdıkları okunsun diye herkes bold, daha bold, büyük, daha büyük, en büyük, renkli, daha renkli en renkli yazma huyu geliştirmiş.

....

Bakalım benim küçücük harflerim okuyan olacak mı?

Sahi ne tartışılıyor bu başlık altında? Ergenekon yok mu, gecekondu mu?

İttihat ve Terakki’den bu yana gelen, devletin içinde veya kenarında bir takım örgütlenmeler olduğu herkesin kabulü. İttihat ve Terakki başlı başına bir şiddet örgütüydü, gelipte kendi adamları olan Harbiye Nazırını suikastle öldürmeleri, gazeteci yazarları tek tek öldürmeleri bunun en açık belirtisi. Takip edenlerinde mentalitelerinde bir benzerlik olduğu kesin. Şiddet aracılığıyla devlete hakim olmak, kendilerine muhalif gördükleri güçleri ortadan kaldırmak, şark kurnazı bir takım oyunlarla toplumu istedikleri yöne çekmek.

Sabahattin Ali’yi bilirsiniz değil mi? 1948 senesinde İçişleri Bakanlığının emrinde çalışan bir adam tarafından öldürülen büyük yazar Sabahattin Ali. Veya 6-7 Eylül olaylarını. İşte bunların hepsi bu mentalitenin ürünü. Bunlar belki bir çizgi halinde birbirini takip etmedilerse de, genel hatlarındaki benzerlik görmezden gelinir gibi değil.

O halde dün gece ergenekonmadı, o bir yüzyıldır vardı.

.....

Ergenekon’u açıktan desteklediklerini ifade edemeyen kimi kişilerin, yarım ağız kafa karıştırma çabalarının nedenini tahmin edebiliyor insan. Bu grup karşısında en az onlar kadar tehlikeli, en az onlar kadar sinsi bir diğer grup –dinci örgütlenmeler- gördüğü için, ergenekoncuların fazla üstüne gidilmesini istemiyor.

Fakat bu kişilerin anlamadıkları, dinci gruplarla mücadele etmenin yolu darbeler ve suikastler değil, tam aksine gerçek demokrasi. Çünkü demokrasi varlığında, şiddet ortamı olmadığında dinci örgütlenmelerin uyguladıkları tek yanlı propagandanın karşısında, ilerici güçlerde propaganda özgürlüğüne sahip. Bir süre sonra toplum bu iki gücün ortasında bir orta yol kendine bulacaktır. Kimi zaman belli yönlere savrulsa da, bulacaktır.

Mühim olan demokrasinin temellerini dinamitlemeye kalkışan güçlere – ister dinci, ister ulusalcı- karşı mücadelenin devam etmesi, demokrasinin fikir ve ifade özgürlüğü, kadın hakları, insan hakları gibi sınırlarının geçilmeye kalkışılması durumunda sessiz kalınmaması.

.....

Bu ergenekoncu, ulusalcı, gizli darbeciler, karşısındakileri suçlamak için hemen Osmanlıcı, tarikatçı, dinci etiketleri yapıştırıyorlar libertaryanlara.

Yapmayın etmeyin.

Şu sitede bundan 5 yıl önce Tübitak başbakanlığa bağlandığında kaç kişi bunu üzerine yazacak kadar önemli bir sorun olarak gördü?

Bilimsel bağımsızlık konusunda kaç kişi bir şey yazdı.

Ey ulusalcılar, sosyalistler, kaç yazınız var mevsimsizde Evrim teorisinin önemine dair?

Kaç kere polis devleti uygulamalarını eleştirdiniz?

Kaç kere devletin bizim adımıza karar verme alışkanlıklarını yerdiniz?

Siz taassupla mücadele etmiyorsunuz. Siz bir anlamı olmayan sınıfsız/ sömürüsüz topluma ulaşmak için kaç kompradorun kellesini uçurmak lazım tartışmalarınızla vakit kaybeder, alkol eşliğinde gözü buğulu tartışmalarla yetinirken, taassupçuların, Ali Diboların düzenini liberaller/liberteryanlar eleştiriyor.


Bir tesadüf değil Taraf'ın Darbe Günlüklerini de, Deniz Feneri İddianamesini de tam metin olarak veren gazete olması....


......

Sol ve merkezin anlamayadığı sorun, evrim teorisini anlamamalarından kaynaklanıyor.

Eğer politikada darbe ve suikastlerle rekabet ortadan kaldırılırsa, rekabet etmeye ihtiyacı kalmayan taraf güdük kalır.

28 Şubat Darbesi yapıldığında sol ve merkezdeki arkadaşlarıma "eyvah ki ne eyvah " diyordum.

Taassupçuların aptal ve yaşlı kuşağını asker tırpanladı, geriye kalan daha zekileri iktidara gelecek demiştim.

Öyle de oldu.

Çünkü onlar geliştiler. Bakın AKP içinde faizsiz bankacılık diyen kimse yok. Bakın AKP içinde Erbakan'ın cahil politikalarını benimseyen yok. Demokrasi sınırları içinde olmayan, yanlış özelliklerini oldukça tırpanladılar, geliştiler.

İşin daha kötüsü, iktidar asker tarafından ellerine tutuşturulan merkez sağ ve merkez solun politik becerileri daha da körleşti...

Eğer rekabet etmezsen, hayatta kalma becerilerini geliştirmezsen, güdük kalırsın.

İster canlılar aleminde, ister politik hayatta.

Ne zaman ki askerin müdahale etmeyeceği, edemeyeceği, ağızlarını gereksiz her açışlarında bunun tutuculara artı 10 puan oy getirdiği kesin olarak anlaşıldı, işte o zaman merkez solda rekabet etmek için ilk kımıltılar başladı.

Şu anda daha ne yapacaklarını bilmiyorlar, bir çarşafa dolanıyorlar, bir her mahalleye devlet eliyle Kuran kursu açalım gibi laikliğin ne olduğu hakkında hiçbir fikri olmayan facia önerilerle geliyorlar. (Bu ülkeye teokrasiyi, tıpkı İran'da olduğu gibi solcuların getirmesinden korkar oldum).

Laiklik nedir sahi? Solun bu konuda bir fikri var mı?

Laikliğin negatif özgürlük de içerdiğini (kişinin dini propagandaya tabi tutulmama hakkı) bilmez mesela klasik bir solcu bakış. Çünkü devlet eliyle her türlü propaganda serbesttir. Bireyde neymiş ki? Neyse farklı konuya daldık.

....

Özetle, suikastçiler, darbeciler adil bir biçimde yargılansın. Adil bir biçimde fakat. Onların da hakları sonuna kadar savunulsun, elbette, onlar da keyfi adalet uygulamalarına tabi tutulmasın. İçlerinde suçsuz olanlar veya suçu kesin olarak kanıtlanamayan herbiri serbest kalsın.

Ama Türkiye darbeci/gladyocu gelenekten sonsuza kadar kurtulsun. Çünkü:

1. Sonuçta bu tutucu dikta özlemine sahip, teokrasi düzeni taraftarlarına da gereken mesajı verecektir. Demokrasi dışına çıkan her kim olursa yargılanır dendiğinde, bu sadece ergenekoncuları kapsamıyor.

2. Ancak bu gerçekleştiğinde bu ülkenin aydın insanları, muhafazakar iktidarları da aşabilecek politikalar üretebilecek beceriye ulaşacaklar.

O halde günümüzde yaşanan gelişmeleri eleştirmek değil, desteklemek gerekir.

Keşke merkez sağ veya merkez sol bunları on yıl önce yapabilseydi.

Selamlar...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mete kaynaroğlu
mesaj 17 03 2009 - 22:17
İleti #36


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,447
Katılım: --
Nereden: Türkiye
Üye No: 563



"….Siz taassupla mücadele etmiyorsunuz. Siz bir anlamı olmayan sınıfsız/ sömürüsüz topluma ulaşmak için kaç kompradorun kellesini uçurmak lazım tartışmalarınızla vakit kaybeder, alkol eşliğinde gözü buğulu tartışmalarla yetinirken, taassupçuların, Ali Diboların düzenini liberaller/liberteryanlar eleştiriyor…”

Bence şu eleştiri mantığı bile ayıp.

Bunu hep yapıyorsunuz, asıl insanların anlatmak istediklerini siz anlamıyor, işinize gelmediği her yazının altında bitiyor ve orada insanları kışkırtacak “safsatalar” yazıp tartışmayı içinden çıkılmaz hele getiriyorsunuz.

Kendinize ve düşüncelerinize o kadar önem veriyorsunuz ki, size karşı eleştiri getirilmelere tahammülünüz yok. Eleştiri adına bir bakıyoruz, bir sözcüğün burada doğru yazılıp yazılmaması üzerinde tartışma kaydırılıveriyor tarafınızdan.

Şurada adı geçen fikriyatın özü şuydu:

Gladio durup dururken çıkmadı. Bunun “İttihatçı” birileri tarafından yapıldığını söylemeniz bir gerçekliği karartıyor. Çünkü Gladio bir NATO askeri paktının ürünü. Şimdi sizin gibi insanlar gladio’nun tasfiyesini savunuyorsa, o zaman tarihsel anlamda bir düşmana karşı oluşturulmuş bu askeri paktın gerekçeleri de ortada kalmadığından dolayı tasfiyesi gerekir demeniz gerekmez mi?.

Bu söyleniyor. Buna karşı söylem geliştiremeyenlerin. Her türden ergenokon üzerine oluşturulmuş yazını bize masal gelir. Kaldı ki,bu konuda ki yazın ve söylem NATO ittifakı içinde yer alan ülkeler tarafından “demokrasi” adına yapılıyorsa.

Yani; NATO olduğu müddetçe bu askeri pakt “saldırganlık” üzerinden yeniden gladio gibi operasyonel örgütler oluşturur. Bunlar Çanakçı’n söylediği gibi “minnacık örgütlerle de” olmaz. O yüzden tartışmanın içinde sorduk. Avrupa ve İngiltere kendi demokrasi muktesebatına karşın Irak’ta yaratılmış uydurma “gerekçeleri” faş eden yüksek dereceli bir bürokratı neden yargısız infazda öldürüldü.

Bu sorunun cevabı Saddam’ın gaddarlığında aranmaz ki… Saddam’ın gaddarlığı da yine bu dış dinamiklerle birlikte Irak meselesi içinde alınır.

İşte bu yüzden “demokrasi” adına bal gibi kandırmaca yapılarak, bölgesel “don” giydirmeler söz konusu.

Artık siz de durun siz de bir düşünün. Hemen ulusalcı, erkenokoncu, vs.. yaftası yapıştırmayın tartışmacıların üzerine.

Efendim diyorsunuz ki mevsimsizde hangi konuda bir yazı yazdınız.

Okuma zahmetine katlanmıyorsunuz herhalde. Burada Said-i Nursi muridliği yapanların mesela benim felsefe bölümünde “metafizik tutunmalar” adlı onlarca sayfadan oluşmuş yazının altına bir şey yazmadılar.

Siz de okumamışsınız anlaşılan.

Örneğin, özgürlük ve demokrasi makalesinin okunmadığı gibi…

Diyoruz ki; devlet içinde çeteler bir sistem işidir. Darbeler de öyle. Ancak darbecilerin kulağına biz bir şey fısıldamıyoruz. Fısıldayanlarda görülmüyor. Şimdi eldeki adamlar tarafından ergenokon tasfiye edilecek diyorsunuz. Bu da demokrasi adına yapılacak… O demokrasi ki daha başından kendisini övmeyen medyayı susturarak yapılacak. Böyle bir şey var mı?

Taraf gazetesinin ne yazdığı üzerine tartışmayı bırakın. Yargılama aşamasında daha iddianame oluşmadan, belirli kaynaklar tarafından birilerini yargılamaya dayanan bilgi sızdırılmalarına dikkat edin. Mahkemenin önüne hatta savcının önüne gelmeden, ki bunların bir çoğunun delil sayılmadığı artık biliniyor, bu sözde belgelerin yayınlandığı ve kamu oyunda çarpıtıldığı görünüyor.

Kim istemez Uğur Mumcu’ların katilinin bulunmasını… Ancak daha başından yargısal ve yargının bağımsızlığı tartışılıyor. Bu durumda şu endişemiz çok haklı biçimde yerini alıyor; o da; bu ergenokon soruşturması ile asında bir çok şeyin üstü örtülecek. Yani bu konuda adım atıldığı “gösterilecek.” Çünkü demokrasi özürlülerinin demokrasiyi uygulaması mümkün değil. Kaldı ki; o demokrasi de nedir bugün?. Bu soruyu da sormak gerekiyor.

Nedir demokrasi?...

Türban konusunda “özgürlük” şampiyonları, iş, sendika ve sigorta konusuna gelince yüzlerine bambaşka maske takıyorlar. 1 Mayıs “özgürlüğü” şiddetle bastırılan “demokratik gösterilere” dönüşüveriyor.

Bizdeki “ikinci cumhuriyetçileri” sadece AB’liğine girerek çözüleceğini iddia edecek kadar, acizler. “Evrensel Hukuk” sözcüğünün ardında ki o da ayrı bir soru Yani:

Nedir evrensel hukuk?

İşte bu evrensel hukuk ve hukukun üstünlüğü üzerine kayıt düşürdükleri Avrupa ve ABD’de NATO’nun saldırgan askeri pakt olması gerçekliği kaba bir şekilde duruyor.

O yüzden hocamız: “ergenokondu” diye bir başlık açmayı gerekli uyarı addediyor.

Tıpkı sizin TUBİTAK’ın hükümete bağlanması konusunda attığınız çığlık gibi.

Şimdi orduların bir olgu olarak tarih sahnesinden kalkmasını istemeniz başka ama ABD ordusu dururken Türk ordusunun kalkmasını istemek başka. Bunların ikisi başka ideolojilerin ifadesidir.

Ticaretin, paranın ve üretimin tecimsel niteliğinin ortaya tarihsel olarak devlet denen aygıtı çıkardığını söylemek farklı, devletin bir takım adamların oluşturduğu bir korkutma mekanizması olduğunu söyleyerek ticaretin, para dolaşımını ve üretimin tecimsel niteliğini savunmak ayrı ve farklı ideolojileri kapsar.

Kısa yoldan sizlere bu konuda eleştiriler yapıyorum. Ama inatla tartışmayı kişiselleştirip bizleri de tahrik ederek saptırmaya meyillisiniz. Şimdi sevgili Volkan’ın açtığı “topic’te de” bir eleştiri yapacağım orada da kısa kısa not düşeceğim.

Yani Marx’ın ekonomi ve felsefesini eleştiri yapacağım derken bakınız felsefi önermenizin düştüğü duruma.

Kapital ciltlerini açın, içindeki bilgileri eleştirel süzgecinizden geçirin biz de yazılarınızı okuyalım mesela…

Gülelim, eğlenelim.

Şunun şurasında hepimiz kardeşiz…))) Öyle değil mi?.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
selah
mesaj 18 03 2009 - 00:59
İleti #37


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,793
Katılım: 22 11 04
Üye No: 1,005



Sen yazmasasaydın yazmayacaktım.
Çünkü bu sitenin ikinci cumhuruyetçiler, yeni adıyla yeni osmanlıcılar tarafından teslim alındığına inanmaya başlamıştım.
Söylesene Mete bey kardeşim.
Tamam.
Ben Çanakçı bey kardeşimden damgayı yedim.
Ergenekoncuk olarak ilan edildim.
Sen de mi eregenokoncu ihbarına kurban gitmeye niyyetlisin?
Çünkü ne kadar aklı başında yazılar yazarsan yaz. Sonuç değişmiyor.
Yandaşı olduğu politikaya malzeme olarak takla attırıveriyor insanlar yazılanlara.
Ve insanı çileden çıkarıyorlar sonunda.
GLADYO'nun anlamından tutun da yazıların bolt ve renkli yazılmasına kadar saçmalıklarla boğuşmak zorunda kalıyor insan.
Önce biçimsel dalga geçmelerle başlanıyor. Ardından, o biçimsel karikatürize etmelere yaslanarak ahkamlar kesiliyor.
Ve Türkiye coğrafyasının profilinin yansıması damgasını vuruyor tartışmaya.
SEYİRCİLİK!
Tartışmada dört kişi didişiyor.
Konu saptırılmışmış, iş hakaretlere varmışmış, doğrularla yanlışlar çorba edilmişmiş, kuvvetler ayrılığı güme gitmişmiş, yargı siyasleştirilmişmiş, ülkenin %85'i son beş yılda satılmışmış, bu coğrafyada yaşayan insanlar adamakıllı yoksullaştırılmış, cahilleştirilmişmiş, hızla bir batağa çekilmekteymişiz, krizin kazığı bi yerlerimizi yırtmaktaymış,... kimseyi enterese etmiyor anlaşılan.
Kimsenin kılı kımıldamıyor.
Sanki kazık sırf senle benim mabadımızı zorluyor.
Ve kazıkçıların yardakçıları, bu sessizlik ortamından cesaret alarak, inceli kalınlı ayıplarında giderek pervasızlaşıyor, yırtıcılaşıyorlar.
Kimse yapılmış darbelerin hesabını sorma derdinde değil.
NEDEN?
Toplumsal bir özelik midir bu?
Olmak zorunda mıdır?
Sustukça sıranın kendisine geleceğinin ayırdına varamamak mıdır?


Sahi!
Yeri gelmişken:
Dostum Sacit Kayasu, yeniden açtı 12 Eylülcülere davasını.
Ben dava dilekçesinin altına imza atacağım.
Çünkü işlenmiş bir suç var ortada.
Kelleleri uçurulmuş dostlarımın hesabınının sorulması için ne gerekiyorsa yapacağım.
Selah
00:58
18 03 2009
Not: Gözlerim iyice bozuldu.
Şahin Fidan'ın Dile getirdiği davada idam edilen Ömer Yazgan, Gazeteci Emil Galip Sandalcı'yla beraber girdiler bulunduğumuz koğuşuna Selimye'nin . Yakalanırken çatışmışlar ve vurulmuştu bacağından Ömer. Sorgu sırasında, bacağında mermiyle işkence edilmişti Ömer'e ve Emil Galip Sandancı buna tanık olmuştu. kendi durumundan çok Ömer'in sağlık sorunuyla ilgili feryat ettiydi.
Koğuşa birlikte getirildiler. Emil Galip Sandalcı, Ömer'in durumuna isyan halindeyken onu yatıştırmaya çalışmışt Ömerı.
Şimdi yazacağım bir alıntı şiirdir ve farkına varısın diye farklı renkte yazacağım.
onlar
avuçlarında sıcaklığı karılarının
çekip gittiler katar katar
biz böyle yaşadık adaşım
senden ne haber

Bırak yakasını bu güzel insanların ey iktider hırsı
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 18 03 2009 - 13:57
İleti #38


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



Hayır düşünüyorum da bir insan durup dururken içimizdeki taa yedi göbekten beri içimizde olan bitenleri, işlenen militarist iktidarcı cinayetleri “Kökü dışarıda gecekondu, Amerikancı, Nato’cu uzaylı gladyatörlerin işi”” haline getirmek üzere NİYE uzun uzadıya bir makale düzenler ki??

Kim yüz yıldır gözümüzün önünde olup bitenleri bir çırpıda “””Kökü dışarıda, Amerikan BOP yeni ılımlı islam Osmanlıcılığı”” haline getirebilir ki?? Bu saatten sonra kim “Yeni Osmanlıcılık”” isimli Ergenekon prodüksiyonunun etiketini alıp İkinci Cumhuriyet’cilerin üstüne yapıştırarak inandırıcı olabilir ki??.

Sacit Kayasu’nun darbe aleyhinde iddianame düzenledi diye canına okuyan, onu meslekten ihraç edenler NATOcu gladistler mi?? Adam bunca sene yalnız başına hukuk mücadelesi verirken sizin imzanıza hiç ihtiyaç duymadı da şimdi mi duyacak?. Telaşlanmayınız artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi buradaki suçu mahkum ettikten sonra sizin burada Ergenekon’u aklayacak yeni bir yol bulmanız imkansız. İtiraf edin ki AB’ye ve AİHM’ne kızgınlığınız bu tür kararların yüzünden. İtiraf edin ki artık (kol kırılır yeni içinde kalır misali) bir savcıyı antimilitarist iddianame düzenledi diye mahkum edebilen, meslekğinden edebilen düzenlerin AB ve AIHM sayesinde iskeleti çatırdamaktadır. İmza mimzayla kimsenin gözünü boyamak artık mümkün değil..

Haklısınız şimdiki hükümet ak kaşık değil. Haklısınız siysallaşmış yargının küçük bir kısmını da olsa(bakanlık üzerinden) ele geçirmiş durumdalar. Yargı bağımzıslığı da zaten yok. Ama merak etmeyiniz ki yargının hala çook büyük bir kısmı Ergenekon’un elinde. Tam kontrolu altında. O kadarına katlanacaksınız. Haklısınız hükümetin zaman zaman yaptığı islamcı hamleler de bizi korkutmuyor değil. Ama bu korkumuzu kaşıyarak bizi yeniden Ergenekon’un kucağına oturtamayacaksınız. Bu imkansız..

Büyük bir olasılıkla hükümet ile ittihatçılar çoktan anlaştılar. Ergenekon davasının da kaderi çoktan çizildi. Bizler boşu boşuna konuşmaktayız. Heriki taraf birbirinden istediklerini aldı. Dava sınırlı bir çerçeve içinde bitirilecek. Ergenekon kervanı kayda değer bir hasar görmeden yürümeye devam edecek.. Etmeye çalışacak... Ama bu artık garanti edilemez. Heriki taraf istedikleri kadar anlaşsınlar yine de kimse tarafından garanti edilemez.

Kızsanız da çatlasanız da bilmemiz gereken bazı kahredici gerçekler basına sızmakta sızdırılmaktadır. Sızdırılacaktır. Bunu engelleyemezsiniz. Herşey mahkeme salonunun dört duvarı arasında kalmaya mahkum olsa idi belki üstü de kolayca örtülebilir idi. Ama artık bu imkansız. İktidarın bıyıklıları ile apoletlileri istedikleri kadar anlaşsınlar alttan alta birşeyler kımıldamaktadır. Değişikliğin kaynağını üçbeş ikinci cumhuriyetçi olarak açıklamaya çalışmak sadece gülünç olabilir...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
selah
mesaj 18 03 2009 - 22:19
İleti #39


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 4,793
Katılım: 22 11 04
Üye No: 1,005



Provokatif saçmalıklara ayıracak zamanım yok benim. Ne istersen düşün hakkımda. İstersen burada değil de doğrudan savcılığa ihbar et. Diyeceklerimi dedim ben. Senin öznel yorumlarına dayalı yargıların hiç enterese etmiyor beni.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mete kaynaroğlu
mesaj 17 03 2018 - 16:22
İleti #40


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,447
Katılım: --
Nereden: Türkiye
Üye No: 563



VAY CANINA NE TARTIŞMA OLMUŞ AMA...
Go to the top of the page
 
+Quote Post

2 Sayfa V  < 1 2
Reply to this topicStart new topic
2 kullanıcı bu başlığı okuyor (2 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 19 10 19 - 22:12