Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

 
Reply to this topicStart new topic
> Dolaşır Dururmuş Hep Daha
bulak
mesaj 07 10 2015 - 12:39
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 23
Katılım: 28 01 10
Üye No: 8,750



Dolaşır Dururmuş Hep Daha



Dolaşır dururmuş hep daha bağı bahçeyi Küçükmustafa'da
dilinde dilâver dülgerlerin taşlara yonttuğu aşk türküleri
ve o yaşlı muhacirin sancılı söylencelerinde
uzaktan yakından bir göç anısı
anlatıp durur Silistre'yi...


Yelkenler iner
demir atarmış Kalealtı'na Osmanlı İnce Donanması
İslâm'ın koruycu duvarıymış bu liman demirden,taştan,imandan
beyaz beyazmış kale duvarları
yosun bağlamışlar
üşüyorlarmış şimdi
terkedilmişliğin sığ yalnızlığından.
Bahtı kara garip zamanlarmış
kızı kızanı ağlar olmuş bir zemheri vakti ikindiüstü
küs düşmüş Tuna'nın sularına Mecid Tabya'nın top sesi...
Zaman hasım sulara meyletmiş
sular ahir vakte gelmiş denk
Urumeli'nin kaderine
kılağılı bir bıçak gibi bilene bilene
vurulmuş bin bir asi mihenk.


"Bir gün, diyor,bir gün Uşumnu alçağında
bir manda kotası üç yaşında
bir kan gölünde yüzse gerek!"
ve sahice olsaymış
"Sahi olsaydı,diyor,o muskaların efsunlu bedduaları
boğardı küffarı bizim Tuna'nın bozbulanık dalgaları!"
Zaman hasım sulara akmış
sular olmuş gözyaşların seli
viran kapılarda dilenip durmuş bir tufan gibi
amansız göçlerin amaz yeli.
Dûçar olmuşlar uçsuz yollara
yolları sarıp sarmalamış bir katı kasvet
"Oradan,diyor,oradan!"
Tuna yalısından kalkar gelirmiş bu delice hasret...
Dilinde dilâver dülgerlerin taşlara yonttuğu aşk türküleri
vebalinde kan kardeşlerinin bahtsız kaderi
deli gönlünde bir umut
bir deli umut masmavi
bir de beyaz beyaz beyazımsı
bembeyaz ak pak bir demokrasi...

"Demokrasi!Demokrasi! deyip haykırıp durdular." diyor.
İlle velâkin ne balık çıkabilmiş kavağa
ne beklenen huzur inmiş sokağa
ölenler hep ölmüş
gidenler gitmiş tek tek basarak
yalanlarmış
dolanlarmış köşe bucak
sinsi sinsi kıskıvrak...

Rüyalarının nehri Tuna sakinmiş hep öyle
"Bıraktığım gibi,diyor, çocukça mavi"
bülbül yine gül dalindeymiş her seher vakti
yerli yerindeymiş Silistre
bir baş kuru soğanın
bir bayat ekmeğin derdinde...


"Bir dertleri daha var." diyor
bir dert ki dünden bugüne
günden güne
aza aza
düşmezmiş dillerden ne handa ne pazarda.
Oy anam!
Oy babam!
"Dil yarasıdır!!"diyor
"Bir mahşer günü soru suali edilir de kalem kalem
ahı tutar
seni de
beni de
anamın babamın dili Türkçem
okutulmuyor bir türlü
bir türlü okutulmuyor güzelim mekteplerinde.."

Ve dolaşır dururmuş hep daha bağı bahçeyi Küçükmustafa'da...

Galip Sertel

Go to the top of the page
 
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 17 10 19 - 20:53