Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

2 Sayfa V   1 2 >  
Reply to this topicStart new topic
> Gitmek.. Kalmak..
dipnot1
mesaj 13 02 2005 - 22:10
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 80
Katılım: 21 12 04
Üye No: 1,040



Göçebe yürek

Kampana çaldı
Pılını pırtını toparlayacak sanki ne vardı
Bir kör bir topal
Ömrün
Kısalıp uzayan iki çizgi arasında
Gelir gider
Ölümü yalnız bırakacak kadar
Durul artık
Oturmayı öğren Internet’te bir sayfa aç kendine
Kurul artık
Danimarkalı akranınla hasbıhal et

Göçebe yürek
Bağdaş kur
Otur artık...

Ahmet ERHAN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
dipnot1
mesaj 14 02 2005 - 01:43
İleti #2


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 80
Katılım: 21 12 04
Üye No: 1,040



EYLÜL

Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
kadın gider ve bir şair doğar bundan
(Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
" Yazın bittiği her yerde söylenir" *se
kadının gittiği de her yerde söylenir
kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir,
yazın sonu şiirdir, şiirdir aşkın sonu...
Şehir her semtiyle yazın peşine düşse
yaz uzar bundan ve aşklar da nasiplenir,
yazın peşinde şehir, kadının peşinde şiir
eylülün semtine kadar böyle gidilir
bir gecede gittimdi hazirandan eylüle
eylül yazdan terkedilmişti, şiirse haziranda
kadın tarafından terkedildi o söylenceye:
Bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder!
O kadın beni terkederse şair olurum
oğul olduğum kadın sakın beni terketme,
şiirdir söylenir, yazdır biter, kadındır gider

Bütün kadınlar şiiri bir kadına terkeder!

* Ülkü Tamer'in dizesi.


Haydar ERGÜLEN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Aylin Deniz
mesaj 14 02 2005 - 01:47
İleti #3


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 863
Katılım: 28 09 04
Üye No: 956



Ortak Bir Işık

Bekledik, gelmediler. Açtık
pencereleri, kulak kesildik seslere
gündüz ve gece, taradık tek tek
istasyona inen yorgun yüzleri,
ufuktaki lekelere ayarladık dürbünü:
Bekledik, kırık, gelmeyeceklerini
anladıktan sonra bile.

Görkemli geçmedi günler burada:
Sıradan, sade, dingin anlar kovaladı
sıradan, sade, kekre anları: Yoktu
büyük fırtınalar öyle, büyük büyüler
kurulup çözülmedi bu yaz: Her zamanki
nedensiz hüzünler, çocukların şaşkın
falı, biraz tatilde kasaba sosyolojisi,
biraz başı boş konuşmayla döndü takvimler.
Gözümüz yoldaydı gelmediler.

Odalara çekilip şiir okuduk
içimizden: Seferis ve Montale,
Akdeniz dolu dizeler, hepsi genizden.
Durup dururken yürüyüşe çıktık
akşamları, durup dururken sustuk
yakalamış gibi seyrek bir anlamı,
dağ köylerine çıkıp bir gün
öyküsünü dinledik süngerci
oğulların, unutulmuş bir kadınla
konuştuk bir başka gün, tansiklar?
izledi birbirini sonra: Bir atmacaya
baktık uzun uzun avının gözünden,
sağanak indirdik kavruk mevsimin
ortasına, bir yangını söndürürken
bir başkasını başlattık: Durup
dururken gelebilirdiniz, bekledik.

Hazırdı sofra: Semizotu ve sarımsak,
elimizle topladığımız kekik, incir,
nane: Hazırdık sürdürmeye telaşı
ve coşkuyu bıraktığımız yerden.
Geçmişin nasıl geçtiğini, nasıl
geleceğini geleceğin soracaktık.
Dinmezdi ağrı üstüne gitmedikçe,
açılmazdı bu koyu sis
tutmadıkça kökünden ortak bir ışığı,
içinde olacaktık içimizdeki korkunun:
Bekledik gelmediniz.

Eksikti önemli bir şey, başladığında
dönüş, bavulu kapatamadık. Döndük
odalara baktık yeniden, aradık
taşlık ve hayatta: Neydi yitirdiğimiz
anlayamadık. Yarım bir duyguydu belki,
belki sürüp giden bir gündüşü,
kendimizde beslenmiş,
ötekinde sönmüş bir ateşti belki de,
eşiğine dayanıp göremediğimiz:
Bekledik, gelseydiniz.



Enis Batur
Go to the top of the page
 
+Quote Post
dipnot1
mesaj 14 02 2005 - 02:24
İleti #4


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 80
Katılım: 21 12 04
Üye No: 1,040



KOLUNDA SEPETÇİK - YOLUN NERE?

Pazar dağılmış - akşam dağlardan iniyor
Kolunda sepetin - nereye koşuyorsun
Dönen döndü yollar ıssızlandı
Ay vurdu köyde ağaçların üstüne
Yaban ördekleri bataklığa çekildiler
Dindi kayıkları çağıran seslerin yankıları
Akşam dağlardan indi - pazar dağıldı
Uyku bulutlarla yeryüzünü sarıyor
Tek ses yok bambu yapraklarında
Kara kargalar yuvalarında sinik
Irgatlar döneli hani oldu tarlalardan
Büyük avluda döşeklerini yayıyorlar.

Akşam dağlardan indi - pazar dağıldı
Kolunda sepetçik - yolun nere?

Çeviren : Tarık Dursun K.



KAPINA TÜRKÜCÜ GELDİM

Her buyuruşunda türkü çağırmamı
Yüreğim uçarı bir kuş gibi yüceliyor
Gözlerim yaş içinde yüzüne bakıyorum.

Ne varsa gelmiş geçmiş evrende
Hepsi bir düzlükte ezgileniyor
Kuşların deniz maviliğindeki kanat açımınca
öyle kıvanıp göneniyorum.

Türkünü ben çağırıyorum. Sen hoşnutsun
Kapına türkücü geldim - biliyorum.

Evrene uzanmış ezginin kanat ucundan
Gelip gelip ayaklarına dokunuyorum.

Çağırıyorum ya türkünü - hoşnut kalasın
Ben kendim yitiyorum.

Çeviren : Tarık Dursun K.



Rabindranath TAGORE
(Hintli Şair Filozof 1861-1941)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Aylin Deniz
mesaj 14 02 2005 - 22:38
İleti #5


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 863
Katılım: 28 09 04
Üye No: 956



Dar Açı

Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
Bir gökyüzü bitince öteki başlardı
Çevik taylar dururdu güneşte olgun başaklar
gölgelikler dururdu,
Ovalar aydınlıkta dururdu
Bulut geçti derdik bilemedin
Ya da yağmur yağacak derdik
Fesleğen saksıda güzel dururdu
Bak bu olacak şey mi kömür beni vurdu
Ayaklarım aldı başını gitti
Ellerim kaldı duvarda
Kalk ne olur pencereyi aç
Uzun saçlar yakışırdı sana uzun yıllar
Bir gökyüzü bitince öteki başlardı.



Arif Damar
Go to the top of the page
 
+Quote Post
gokceozkara
mesaj 16 02 2005 - 23:33
İleti #6


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 39
Katılım: 28 01 05
Üye No: 1,104



AŞK

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

Cemal süreya
Go to the top of the page
 
+Quote Post
gokceozkara
mesaj 16 02 2005 - 23:35
İleti #7


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 39
Katılım: 28 01 05
Üye No: 1,104



Gelsene dedi bana
Kalsana dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana

Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm

NAZIM HİKMET
Go to the top of the page
 
+Quote Post
LaLe224
mesaj 04 05 2005 - 01:50
İleti #8


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 133
Katılım: 27 08 04
Nereden: Ankara
Üye No: 940



BİR GÜN KAPINA GELSEM

Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Be ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum
Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum

Ümit Y.Oğuzcan
Go to the top of the page
 
+Quote Post
üçnoktabirdört
mesaj 27 10 2005 - 20:58
İleti #9


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 803
Katılım: --
Üye No: 752



GİTME

dur
uyanan güz çiçeklerinin
alazlanan taşların
çalınmış yazgıların
ve ıslak hüzünlerin
ülkesi olan

yanımda kal

o vahşi güzelliği gitmelerdeki
bu günlük
çöl rüzgârlarına bağışla ne olur

kalırsan
akşam ve bulut ve gökyüzü ve çimen
ve gökyüzü ve kahkaha ve hüzün
ve yalnızlık
-o gizi ömrümüzün

bu eski hikâyede ne varsa yaşanmayan
başlayacak birazdan

gitme



Ayten Mutlu
Go to the top of the page
 
+Quote Post
günsu
mesaj 25 04 2006 - 23:43
İleti #10


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 621
Katılım: 10 04 06
Üye No: 2,162



Bir Şehri Bırakmak

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır
Limandaki mavnalara bakıp
Şarkılar mırıldanılır geceleri.
Bu şehrin sokakları çoktur,
Binlerce insan gelir gider sokaklarında..
Her akşam çayımı getiren
Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen
Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

Bu şehirdedir
Valsler, foksrotlar altında
Suman'dan, Bramsdan
Parçalar çaldığı zaman dönüp
Bana bakan ihtiyar piyanist.

Doğduğum köye müşteri taşıyan
Şirket vapurları bu şehirdedir.
Hatıralarım bu şehirdedir.
Sevdiklerim,
Ölmüşlerimin mezarları.

Bu şehirdedir işim gücüm,
Ekmek param.
Fakat bütün bunlara mukabil
Yine budur başka bir şehirdeki
Bir kadın yüzünden
Bıraktığım şehir.


Orhan Veli Kanık
Go to the top of the page
 
+Quote Post
buz
mesaj 24 05 2006 - 08:20
İleti #11


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 327
Katılım: 03 05 06
Üye No: 2,213



Havaalanında



anımsıyorum
çarpışan iki uzunyol otobüsü gibi son anda gördük birbirimizi
yürek boşluğuma girdiniz uzayda sürüklenen uydu hızıyla
bakışlarınız
kocanız ve bavullarınızdan korkusuz
yıldırım aşkı naklen yayınında bakışlarıma
benimkiler size çilingir
'gitme kal' a bilet kesiyor

anımsıyorum
uçağınızla havalandı Amazon ormanları da
tüyleri diken diken
geceye kaldı sincap

Akgün Akova
Go to the top of the page
 
+Quote Post
günsu
mesaj 25 05 2006 - 08:12
İleti #12


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 621
Katılım: 10 04 06
Üye No: 2,162



yıllar önce Varlık Dergisi'nde okuyup çok sevdiğim, defterime yazdığım bir şiirdir. yazarının burda olduğunu görmemse yeni ve güzel bir tesadüftür:

serbest stilde yüzüyorum
engin denizlerinde teninin
oysa ben lisedeyken heceleyerek
öpüşürdüm kızlarla en fazla
grekoromen sevişirdik bizim ev
boşken misafirliğe gittiğinde annem

şimdi bir karınca kolonisiyim
masmavi bir tulum giydirip yüreğime
avuçlarımda bir savaş madalyası
gibi taşıdığım nasırlarımla birlikte

yarim biz seninle çoktan seçmeli
bir hayatın emek şıkkıyız
kamulaştırılmış kaygılarımızla beraber
devrim desenli dünyayı
kucaklayan eldivenlerimiz

evlenme özürlü ve sevdalı işsiz
çocuklar geçiyor en geniş
meydanından yüreğimin koro halinde
sövüyorlar kapitalizme detone olmaksızın

zaten herkes teğet geçti yüreğime
kimse demir atmadı
küçük bir yol kenarı lokantasıyım
hep gitmeye yazgılı konuklarım

bari sen gitme

Serkan Engin
Varlık, Şubat 2002
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Ezel
mesaj 24 08 2006 - 11:11
İleti #13


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 136
Katılım: 10 04 06
Üye No: 2,163



GİTME KAL

Nice nice acıları aklına getir
Bunca yoksulluğu aklına getir
Gözyaşlarını aklına getir
“GİTME KAL” var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir

Kıraç mı kıraç toprakların üstüne
Güneler açar yağmurlar kesilince
Çırılçıplak kayada yeşerir incir ağacı
Dağların kuytusunda bir uslu çiçek
Dağıtır mavisini kendi kendine
Gitme beraberlik içinde
Nasıl sevinirdik aklına getir

Her şeyi her şeyi aklına getir
Gece yarılarını aklına getir
Söylediklerini aklına getir
Sinsi yağmurlar yağıyordu
Soğuktu
Yaktığımız ateşi aklına getir

Nelerden geçiyorsun aklına getir
Gitme dünyamızın her yerinde
Yorgun eller gülleri derleyince
Ellerin sevincini aklına getir
Güllerin sevincini aklına getir

Ne’çok severdik seni aklına getir


Arif Damar
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 17 09 2006 - 17:11
İleti #14


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



DERİN GÖÇ

gözlerinin karşılaşmadığı bir duvar
bulursam göçmen bir kuş posteri asarım, bulamazsam
atlarım özenle hazırladığım uçurumdan

uçurumda çiçek açmaz, bunu kutsal metinlerde
peter pan’da, kaptan swing’te
gündelik ölümler için çalan müzikte buldum
yoruldum. gözlerinin karşılaşmadığı bir duvar
bulursam çarparım. yalnızca derin aşklar için
çalan bir müziğin ritmi var sesinde
düzensiz intiharlar var, aynanın arkası var
kesilen ve kesildikçe güzelleşen damarlar var, acı var

koyu var, sis var, mutfak lavabosunda
her parmağını eşit boyda kesen biri var
onun titizliği var, onun kanı var
aynalara yansımayan yüzün var senin

düzensiz intiharlar çiziyorum kağıda
nasıl çizilir deme, bari sen deme bunu
bulduğun ilk ipi dola boynuna, bulduğun ilk yarasayı
koynuna al, beni hatırla, beni acıt ya!

göğsünden havalanan göçmen bir kuş kadar
bari sen kabul et, yakışıyorum aşka!


Altay ÖKTEM
Go to the top of the page
 
+Quote Post
pinarcel
mesaj 19 09 2006 - 21:43
İleti #15


Admin


Grup: Members
İleti: 1,017
Katılım: 29 03 06
Üye No: 2,127



GİTTİ GİDER / BEDRİ RAHMİ EYUBOĞLU

Gönül!
Kararın bulurum
Ten yıpranır elden gider
Üstüne kilit vururum
Kul köle kurban olurum.
Can çekişir elden gider
İki gözüm iki çeşme
Düşerim canın peşine
Yar tükenir elden gider.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
a.şahin fidan
mesaj 14 05 2007 - 12:22
İleti #16


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 433
Katılım: 20 04 07
Üye No: 3,606



GAYRI DAYANAMAM BEN BU HASRETE

Gayrı dayanamam ben bu hasrete
Ya beni de götür ya sen de gitme
Ateşi aşkına canım canım yakma çıramı
Ya beni de götür ya sen de gitme.
Yar yar vurdun bağrıma kızgın dağları
Ah viran koydun mor sümbüllü bağları
Sevdiğim geçiyor hasret çağları
Ya beni de götür ya sen de gitme


Çorum Türküsü - Anonim

Derleyen : Ali İhsan Erdoğan

Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 18 03 2008 - 19:56
İleti #17


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



GİDİŞ

Aşksız şehirlere sürdüler beni
seslerin yaralı sınırında
kahroluş bayraklarıyla

Bugün boyun mu eğdim ayrılığa?
uzak bahçelerin rüzgarından
fısıltılar bırakıp hayatınıza

Sensizlik şimdi
yalnızlık gergefinde
iki mor leke

Seven bir bakışın vardı
peşimsıra çağıran
gidilmez gidişlerde
yoluma çıkan

İçindeki inkarı da gördüm ya
Kaygılanma
Senden gittim galiba

Yalınayak bir çileydim
başka sızılar dinsin diye
Söylerdim suların bildiğini
ihanet çöllerine

Tenimde ışıyan şebnemleri
kavururdu sensizliğin zehri
Girdiğin her yatakta kalır gözlerim
yasım inlerdi pencerelerde

Bilmem ki neden hep böyle titrerdim
sanki aşkı yüzyıllar ötesinden bildim
Peygamberin bir karısı olsaydım
adım Ayşe olurdu benim

Neşe Yaşın
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 30 03 2008 - 12:47
İleti #18


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



[color="#800000"][/color]



En Yorgun Yerini Yanında Taşır Yolcu



Gittiğin yeri bilmektir acıların en büyüğü
Ve ölümün gizli sesidir
....................................Durgunluk
Durulduk çöl bitiminde





Yolcu aldı yollar
Derin vadiler girdi aramıza
Nakışlı bir dizeye aktı su
Döküldü dağlardan gözlerine





Her gün
Denize akıyoruz durgun ayaklarla
Asıl bu öldürüyor bizi



Gitmek
....bir meydan okuma değil midir durgunluğa
.....ve her şey gitmez mi kendi içinde…



(Suda Bıçak İzi’nden)


Hakan Keysan

Go to the top of the page
 
+Quote Post
güLeyCaN
mesaj 30 03 2008 - 16:26
İleti #19


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 500
Katılım: 08 10 04
Üye No: 966



Gidisini Anlatiyorum

Sen gidiyorsun ya isine yetismek icin
Saclarini, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toparlayip gidiyorsun ya
Her seferinde bir sey unutuyorsun sicak
Termometrede yükselen cizgi
Kim bilir nerelerde soguyorsun

Senin gözbebeklerin var ya kadin kadin gülen
Insan insan bakan gözbebeklerin
Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
Beni yiksa yiksa gözlerin yerle bir eder

Ne gelirse onlardan gelir bana
Calisma gücü yasama direnci
Mutluluk gibi kazanilmasi zor
Mutluluk gibi yitirilmesi kolay

Bir acarsin ki mutluyum
Bir kaparsin ki her sey elimden gitmis

Rifat Ilgaz
Go to the top of the page
 
+Quote Post
a.şahin fidan
mesaj 03 01 2009 - 15:33
İleti #20


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 433
Katılım: 20 04 07
Üye No: 3,606



BİR EFLATUN ÖLÜM


kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim

sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım

git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım

ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.

aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.

söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım

belki
sararmış
eski resimlerde kalırım

belki esmer bir çocuğun dilinde.

bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti

değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.

aynı gökyüzü aynı keder.



Behçet Aysan
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 07 01 2009 - 12:22
İleti #21


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



Siz Buna



ne diyorsunuz. böyle mi diyorsunuz

ben buna susuyorum.



şimdi kalkıp gitsem, şöyle uzunca gitsem

buna ayrılık dersiniz.

daha da gitsem ölüm…

siper ediyorsunuz elinizi aya

geçiyor sizi ışığı, geçip gidiyor işte

yokmuşsunuz gibi…



biri defterinden silse beni

iyice bir silse, yerimi boş bıraksa

anı dersiniz bu boşluğa

daha daha songün damgalı bir pul.

alıp saklarsınız.



upuzun kollarım var benim. herkes için

olabilirim. herkesin bir yeri için…



birçok adı vardır bunun. siz buna

bir şey diyorsunuz. kısalıyorsunuz.



siz suyu böyle mi içiyorsunuz

ben değişmesinden yanayım avuçların.



ben buna susuyorum.

Nuri Demirci

(Yaklaşım, 13)
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Aylin Deniz
mesaj 24 02 2009 - 11:32
İleti #22


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 863
Katılım: 28 09 04
Üye No: 956



VEDA


Ne ay ışığı yürüyeceğim,
Ne sessizlik aşk boyunca.

İçimde çırpınan dalganın var ettiği kıyıda
Gömdüm onu
Aşkla.






Bejan MATUR



Go to the top of the page
 
+Quote Post
pinarcel
mesaj 08 05 2009 - 15:25
İleti #23


Admin


Grup: Members
İleti: 1,017
Katılım: 29 03 06
Üye No: 2,127



YAZIT

atımı
bir yerde durmamanın
güzelliğine bağladım

Efe DUYAN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
july
mesaj 18 06 2009 - 12:52
İleti #24


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 322
Katılım: 30 03 08
Üye No: 5,482





BEN BAŞKASININ
DEFTERİ OLSAYDIM

Ben başkasının defteri olsaydım
"Aşk: Eyvah... Yalnızlığım" korkusundan tanırdım
yanlış açıldığım şairi ve üzülürdüm: meğer
kağıttanmış bazı şiirlerin inceliği!

Aşk yanlış anlamasıdır iki insanın birbirini
yanlışlık birinde kalır aşk ona kalır
yalnızlık birine kalır aşk ona kalır
aşk yalnızlığa davetidir bir insanın kendini

Sanki bir uçurumu göresim gelmiş gibi
boşluğumda aradığın sisli ima yalnızca
şiirini bekleyen bir masumluk hevesi
yeter ki bir çocuğun gözleriyle dokun bana

Ben başkasının defteri olsaydım
şairin yitirdiği çocuğa açardım yalnız içimi

Haydar Ergülen
Go to the top of the page
 
+Quote Post
july
mesaj 18 06 2009 - 12:52
İleti #25


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 322
Katılım: 30 03 08
Üye No: 5,482





BEN BAŞKASININ
DİLİ OLSAYDIM

Ben başkasının dili olsaydım
Ezik sözler arasında bir delidil bulurdum
kırılmış kolyesini arayan inciler gibi
gözyaşlarımı toplardım, o rüyadan uzakta ve yorgun

Sen başkasın başkasından, sen delidilsin
hey "belki" adlı iyimser kişi, durgun
arkadaşımın uykusu, kendini görmedin ki
başkasını görmekten, ben olsam unuturdum

Dilim daha incedir sözlerimden ve daha
derin bakışlarım gördüğünüzden, şiir bile
uslu kalır yanında deli suskunluğumun,
ben delidildim, aşkı aşkla konuşurdum

Ben başkasının dili olsaydım
mavi bir kız gibi çocukluğumla konuşurdum

Haydar Ergülen
Go to the top of the page
 
+Quote Post

2 Sayfa V   1 2 >
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 20 10 19 - 23:58