Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

2 Sayfa V   1 2 >  
Reply to this topicStart new topic
> " Deniz mahkemeye düşmüş , avukatı ben olaydım ", gündemden ...
a.şahin fidan
mesaj 05 05 2007 - 09:27
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 433
Katılım: 20 04 07
Üye No: 3,606



Liseli yıllar ...
Başımızda kavak yelleri ama , küçük yüreğimizde memleket sorunları ,
Bir kaset var , artık çalmaktan bir hoş olmuş ...

* " Ne olaydım , ne olaydım okur yazar olaydım ,
Deniz mahkemeye düşmüş avukatı ben olaydım . "


Zülfü Livaneli söylüyor. Tek saz eşliğinde inanılmaz duygulu ve içten

Biz evde yokken kardeşlerim kaseti dinliyor . Komşu teyze bizde ,
kaseti dinliyor ve köyde vurulan kardeşini hatırlayıp ağlıyor ve kaseti istiyor " Bizim herifte dinlesin " diye ...
Tabi " herif " manzarayı anlıyor ve teyzeye kızıyor . " Bu anarşistlere mi ağlıyorsun ? diye ... kaset hemen iade oluyor tabi , teyze mahzun " Ne bileyim ben , çok yanık söylüyordu , gardaşım Davut ırahmetliyi hatırladım " diye ...

Yıllar sonra bu kaset Hürriyet Gazetesi tarafından" iyi bir zamanlamayla ve maniplasyonla " sekiz sütuna manşet yapıldı ve o ana kadar anketlerde önde görünen Zülfü'nün belediye başkanlığı gitti . Sonrası malum ... R.Tayyip Belediye başkanı oldu vs. vs.
Yani Hürriyet 'in İstanbul 'a bir başkan borcu , Türkiye 'ye de Başbakan borcu var ... Diğer borçları mı ? "Ben bilmem rüzgar bilir "

" Şarkışlaya düşürmesin allah sevdiği kulunu ,
Gemerek 'te çevirmişler Deniz Gezmiş'in yolunu ...
.............................................

Ne olaydım ne olaydım okur yazar olaydım ,
Deniz mahkemeye düşmüş avukatı ben olaydım ... "



6 mayıs ölüm yıldönümleri , saygıyla anıyorum , unutulmayacaklar ...

* Bir Orta Anadolu kasabası olan Şarkışla'lı kadınların, 6 Mayıs 1972'de ordu tarafından infaz edilen üç genç devrimci Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için söyledikleri ağıt.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 05 05 2007 - 12:21
İleti #2


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



o inanç hiç ölmeyecek, saygıyla anıyorum hepsini ben de, ...t... içimden...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 05 05 2007 - 12:25
İleti #3


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



anıları önünde saygıyla eğiliyorum...yolumuz yolunuzdur...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 05 05 2007 - 17:14
İleti #4


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



http://www.youtube.com/watch?v=cHV8wmuaQ0I

cem karaca'dan 68'linin türküsü
Go to the top of the page
 
+Quote Post
ophelia_
mesaj 05 05 2007 - 21:07
İleti #5


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3
Katılım: 03 09 06
Üye No: 2,494





Denizler bizim sevdamizdir bizim türkulerimdir bizim sesimizdir... Deniz Gezmis ve Arkadaslarini saygila ve sevgiyle aniyorum.... Denizler asla ölmez isigda sönmez...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
yenilenen
mesaj 06 05 2007 - 19:44
İleti #6


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1
Katılım: 28 03 07
Üye No: 3,461



6 Mayisi yasiyanlara ve ananlara selam olsun!
Go to the top of the page
 
+Quote Post
seferi
mesaj 06 07 2007 - 15:05
İleti #7


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 435
Katılım: 03 06 07
Üye No: 3,868



Sevinmesin ey zalımlar
Öldüğüme benim benim
Yiğit ölmez kolay kolay
Ben ölmedim ki ben ölmedimki

Bakmayın suskunluğuma
Bakmayın durgunluğuma
Bedel verdim her kavgada
Yenilmedim ki

Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Yenilmedim ki

Gelir günler gelir elbet
Gör o zaman beni beni
Bana neyler zalım felek
Ben ölmedim ki ben ölmedim ki

Bakmayın suskunluğuma
Bakmayın durgunluğuma
Bedel verdim her kavgada
Yenilmedim ki

Selda BAĞCAN
Go to the top of the page
 
+Quote Post
a.şahin fidan
mesaj 06 05 2008 - 08:59
İleti #8


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 433
Katılım: 20 04 07
Üye No: 3,606



Anıt

Halkın ulusu, rüzgârın kardeşiydi onlar
ateşin övündüğü üç alınteri nebisi
bir şafak vakti zulmün dehlizinde
yiğitlik anıtı süsledi bedenleri

Biri engin denizlerle arkadaş
biri inancın cömert efendisi
biri sabrın korkusuz aslanıydı
onurun mescidi şimdi cesetleri

Halkın ulusu, rüzgârın kardeşiydi onlar
ölüme taviz vermedi hiç biri

Refik Durbaş


Sevgililer , hatırlamasa bile , biz unutmayacağız.........
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 07 05 2008 - 18:03
İleti #9


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



Tüm şiirlerin ötesinde bir konu sürekli dönüp dolaşıp aklıma takılmaktadır.
Deniz'lerin(DevGenç) konuşmalarını dinlediğinizde ilk kulağınıza takılan "farklı" ve en dkkat çekici kavram "halklar" lafıydı. Ülkemizde birden çok halk olduğunu ben ilk defa onlardan duymuştum..
Bu lafı devrimci halkların kardeşliği anlamında mesela Kuzey Vietnam halkı, Küba halkı, gibi değil de sanki içimizdeki ülkemizdeki halkı çoğullaştırarak ifade etmekteydiler.

"Halklar" dan biri "Türk" ise diğeri "Kürt" idi ifade edilmek istenen kuşkusuz. Ama başkaları (Suryan, Lazistan, pontus, ermenistan v.b. herhalde değil). Yani sadece ayrılıkçı kürtler olabilirdi söz konusu edilen ilave halk. Buna inancım sonradan şöyle pekişti ki ...malum şahıs "Apo" da konuşurken sanki tam ayni kitabı okumakta, ve tam da aynı bir dili konuşmaktadır.... . Tıpatıp ayni dille ayni kavramları ifade etmektedir. .Ortak bir kaynaktan beslenmeseler nasıl tam bu kadar ayni bir üslubu edinebilirler??.

Plazlanma yılları ve yerleri de tam ayni zamana ve ayni merkezlere denk gelmektedir.

Usame, Noriega, Saddam gibi ABD'nin sonradan masraflı savaşlara girişeceği büyük önderlerin geçmişinde nasıl olup CIA'den maaş almışlığı ortaya çıkıyor ise, bizim ordumuzun da sonradan anarşist, terörist deyip savaşa giriştiği bu ekiplerin bir dönem ""el bebe gül bebe"" ayni merkezlerde yetiştirilmiş olması sizce tamamen bir tesadüf mü??..... Yoksa hayali düşmanlarını da kendisi yetiştirip üreten bir mekanizma mı söz konusudur??...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
İltihap
mesaj 08 05 2008 - 22:23
İleti #10


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 2,738
Katılım: 09 04 05
Nereden: kaleyi karşıdan gören bir yer
Üye No: 1,226



Acaba Deniz yaşasa Cem Karaca ya da bugünün bazı yavşak 68'lileri gibi olur muydu?
Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 08 05 2008 - 22:54
İleti #11


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



Mahir yaşasa bugün patron olurdu dediniz bırakın ona biz karar verelim!
Go to the top of the page
 
+Quote Post
İltihap
mesaj 08 05 2008 - 23:04
İleti #12


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 2,738
Katılım: 09 04 05
Nereden: kaleyi karşıdan gören bir yer
Üye No: 1,226



Bu konuda çok olumsuz örneklerimiz mevcut olduğu için insanın aklına bu tür sorular takılabiliyor.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 08 05 2008 - 23:09
İleti #13


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



varsayımlar üzerinden hareket etmek ne kadar hareket etmek sayılırsa hareket edilsin o zaman...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
İltihap
mesaj 08 05 2008 - 23:27
İleti #14


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 2,738
Katılım: 09 04 05
Nereden: kaleyi karşıdan gören bir yer
Üye No: 1,226



Örneklerden yola çıkarak böyle takıntılar yapıyorum.
Cem Karaca 80 sonrasını görmemiş olsa, o da bir çeşit kahraman ilan edilmez miydi Volkanım?
Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 08 05 2008 - 23:31
İleti #15


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



düz mantıkla doğru edilirdi ama o sanat alanında yürüyordu diğerleti canını ortay koymuş kelle koltukta savaşıyordu...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 08 05 2008 - 23:35
İleti #16


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



ya aslında böyle tek cümlelerle geçiştirilecek bir konu değil bu bir yazı yazmak farz gibi ama bakalım burgaz bitti şimdilik... kısa bir cümle daha 68 ile 78'i karıştırmayalım bundan sonra devam edeceksek...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
İltihap
mesaj 08 05 2008 - 23:46
İleti #17


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 2,738
Katılım: 09 04 05
Nereden: kaleyi karşıdan gören bir yer
Üye No: 1,226



Yarasın.

Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 10 05 2008 - 23:56
İleti #18


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



şimdi herkese bir cevap vereceğim ve izleyeceğim...

Öncelikle Çanakçının mesajını defalarca okudum acaba yanlış mı anlıyorum diye, ayık okudum bulanık okudum hepsinde doğru anladım sanırım.

"Usame, Noriega, Saddam gibi ABD'nin sonradan masraflı savaşlara girişeceği büyük önderlerin geçmişinde nasıl olup CIA'den maaş almışlığı ortaya çıkıyor ise, bizim ordumuzun da sonradan anarşist, terörist deyip savaşa giriştiği bu ekiplerin bir dönem ""el bebe gül bebe"" ayni merkezlerde yetiştirilmiş olması sizce tamamen bir tesadüf mü??..... Yoksa hayali düşmanlarını da kendisi yetiştirip üreten bir mekanizma mı söz konusudur??..."

yine sorayım üstümde kalmasın, ordunun anarşist, terörist ilan ettiği bu ekipler Çayanlar ve Gezmişler midir yoksa başka bir şey mi kastedilmektedir?
yok aklım almıyor Çayanların ve Gezmişlerin bir merkezde yetiştirilmesi söz konusu olmadığı için hala yanlış okuduğumu varsayıyorum ve çanakçıdan daha açık bir mesaj bekliyorum...ona göre cevap yazacağım...

Gelelim kahraman bölümüne, şöyle bir tanım var kafamda; kahramanlar bütün savaşlarını kazanırlar ve son savaşlarını kaybedeler! örnekte gördüğümüz gibi Mahir Çayan, Deniz Gezmiş; İbrahim Kaypakkaya... bütün savaşlarını kazanıp son savaşlarını kaybetmişlerdir, savaş kavramınada bir açıklama getirmek lazım burada. Cem karaca'da kendince bir savaş veriyordu elbette. Selda Bağcan'da veriyordu ve vatandaşlıktan çıkarılan binlerce insanda veriyordu. Ama bunlar son savaşlarını kaybetmediler, son savaş girmediler. Cem karaca 80 sonrasını görmese nasıl görmediğine göre değerlendirilirdi. şimdi Çayanların arkadaşları yurt dışında olan ikiside yaşıyor, Münir Ramazan Aktolga, Yusuf Küpeli... ikiside savaştı inkar edilmez ama son savaşlarına girmediler. çünkü sonunda ölüm vardı. o yüzden kahraman olmak bu kadar kolay değil. hele kurtlar bilmemnesi diye fason dizilerle kahraman üstüne kahraman yaratılmaya çalışılırken kahraman olmanın o kadar kolay olmadığını göstermek gerekir.
Ve sosyalist karakter bunu gerektirir, en yakın zamana bakarsak 1 Mayıs 2008'de binlerce kahraman adayı çıktı ama daha hiç biri kahraman olmadı. Kahramanlarla katilleri, kahramanlarla dönekleri karıştırmamak gerekir.
Elbette cem karaca silah elinde savaşarak ölse kahraman olurdu demiyorum, lafımız başka yerlere çekilmesin ama bu ülkeye o şekilde dönmemeliydi. Ama tarih öyle gerektirdi, kendisi öyle tasarruf etti ben dinlerim kendisini öyle elimin tersiyle itmem. ama kahraman olma şansını tepmiştir.
Bir diğer olarak o yaşasaydı bu yaşasaydı konusuna gelirsek, varsayımlar üzerinden konuşmak hem diyalektik materyalizme hem sosyalist mirasa saygısızlık olacağı için bunu konuşmaya bile zaman harcamak istemiyoruz. her zaman diyoruz, reina'da 2 mülkiyeli patron oturduğu yerde galiba mahir doğru söylüyordu "ekonomik bağımsılık olmadan tarihsel bağımsızlık olmaz" diyor ise bu bizim haklılığımız için geçerli neden hiç olmadı olamazda. biz yola çıktığımızı mesnete bakarız. anadoluya ne kadar inmiş bu düşünce metropollerde ne kadar sahiplenilmiş yoksa patronların ahlarına vahlarına dayanarak ilerlemez hiç bir sosyalist hareket.
bugün ve yarın yürüyeceği yol kilo kilo etini tartıdan düşürerek, gram gram acıyı çekerek, ton ton gaz bombası yiyerek yürüyen gerçek sosyalistler hepsinib acısını taşıyor bundan kimsenin şüphesi olmasın. ve hiçbiri için mahir yaşasaydı, deniz asılmasaydı, ibrahim'in işkence tezgahında ayakları kopmasaydı diye bir iç çekmiyordu bilinsin. o tarih yaşandı bitti, şimdi bir kızıldere'nin daha yaşanmasını beklemek çok gerçekçi olmaz.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Requiem
mesaj 11 05 2008 - 00:02
İleti #19


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 2,905
Katılım: 29 11 06
Nereden: İstanbul
Üye No: 2,813



bizim ordumuzun da sonradan anarşist, terörist deyip savaşa giriştiği bu ekiplerin bir dönem ""el bebe gül bebe"" ayni merkezlerde yetiştirilmiş olması sizce tamamen bir tesadüf mü??.....


tesadüf olup olmadığına karar vermeden önce anarşist denilenlerin el bebe gül bebe aynı merkezlerde yetiştirildiği iddiasının altının doldurulması gerekir.Henüz doldurulmamış.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Latte
mesaj 11 05 2008 - 01:58
İleti #20


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 254
Katılım: 03 07 07
Üye No: 4,049



"Denizler günümüzde yaşasaydı kesin patron olurdu"

hastasıyım bu lafın,sanki günümüzde herkes patron,herkes dönek,herkes çıkarcı,herkes sömürgen...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 11 05 2008 - 15:49
İleti #21


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



QUOTE
yine sorayım üstümde kalmasın, ordunun anarşist, terörist ilan ettiği bu ekipler Çayanlar ve Gezmişler midir yoksa başka bir şey mi kastedilmektedir? yok aklım almıyor Çayanların ve Gezmişlerin bir merkezde yetiştirilmesi söz konusu olmadığı için hala yanlış okuduğumu varsayıyorum ve çanakçıdan daha açık bir mesaj bekliyorum...ona göre cevap yazacağım...
QUOTE
tesadüf olup olmadığına karar vermeden önce anarşist denilenlerin el bebe gül bebe aynı merkezlerde yetiştirildiği iddiasının altının doldurulması gerekir.Henüz doldurulmamış.


Efendim ne kasdettiğimi açıklayayım.

1. Yurttan ranza arkadaşım Taylan Deniz'in en yakın arkadaşı idi. O münasebetle Denizle ve diğer arkadaşlarıyla da bizzat tanışmışlığım görüşmüşlüğüm vardır. O dönemde bunların daha sonra APO olarak ünlenecek olan sahısla da tanıştıklarını görüştüklerini birlikte eylemler yaptıklarını (daha sonra üçüncü beşinci sahıslardan) duydum. Doğru olduğuna inanıyorum.

2. Şahit olduğum "Komer" olayında, ve kimi diğer eylemlerinde eylemin başarıya ulaşmasını sağlayacak, teknik, sosyal, moral destekler veren önlerini açan, yollarındaki çakılları temizleyen(genellikle onlardan yaşça biraz daha büyük) bazı insanların olduğunu biliyorum. Daha sonra "kontrgerilla", ya da "ajan provokatör" olarak adı duyulacak örgüt ve şahısların bunlarla ""sürekli"" doğrudan ve dolaylı irtibat ve destek içinde olduğunu biliyorum...(Hrant olayında Erhan Tuncel'in Ogün Samast'a ve Yasin Hayal'e verdiği desteği düşününüz)

3. Filistin olayında FKÖ ve Yaser Arafat Türkiye(ve özellikle derin devlet tarafından) tarafından resmen desteklenmektedir. Bu gençlerin MIT'in bilgisi dışında oralara gidip gelmeleri düşünülemez. Asla mümkün değil..

4. ODTÜ kampusu şehrin biraz dışında 40bin dönüm arazisi olan bir yer. O zamanlar "özerklik" olduğu için kampusa polis ve jandarma resmen giremiyor. Tüm güvenlik işleri sadece üniversiteden maaş alan az sayıdaki "bekçi" kadrolu personel tarafından görülüyor. Bu personelin silah ve telsiz taşıyabilmesi genelkurmay'ın iznine tabi. (Bkz. Timothy Olayı )
DevGenç'lilerin THKO'yu kurmaları ve ODTÜ içinde silah taşımaya, cebir kullanarak bazı eylemler yapmaya yeni başladıkları sırada rektör Genelkurmay'dan izin istiyor. Genel kurmay bu talebi uzun süre oyaladıktan sonra ""izin vermiyor""...

Nizamiyede tek başına dağın başında telsizi de tabancası da olmadan bekleyen bekçi silahlı ve tam donanımlı gençler kırşısında ne yapsın?. Velhasılı tüm üniversite öğrenci seçimlerini yeni kaybetmiş ve öğrenci arasında desteği gitgide iyice azalmakta olan bu gençler tarafından tamamen işgal edildi. (Olay size başka türlü anlatılmış ve bu kişiler efsaneleştirilmiş olabilir)

Hocaların giremediği, derslerin görülemediği, kurtarılmış bir ünivrsite.. Ne demekse??? Aylarca işgal altında bırakıldı. .
Engellenebilirdi engellenmedi. Hemen bitirilebilirdi bitirilmedi... İşlerin aylarca sürmesi ve iyice ayyuka çıkması ve tam bir çıban halini alması sağlandı...
Sonra askerler tarafından kuşatılıp 110bin mermi harcanarak (öğrencilerle) yapılan bir savaş sonrasında KURTARILDI (3 ölü 36 yaralı). Zafer kazanıldı. Ondan bir hafta sonra da hükümete 12 Mart Muhtırası verildi...(Bu olayla ilgili gözlemlerimi de ayrıca burada yazdımdı zaten).

Benim tüm bilgilerim bunlar. Bunlara göre sizce tüm bunlar niye ve nasıl gerçekleşti??. Gerisindeki esas senaryo sizce ne olabilir??.
Ortaya bir iddia atıp gerisini bilgilerle belgelerle ispatlayarak altını doldurabilcek imkanlara sahip değilim. SAdece kendimce bazı boşlukları doldurmaya çalışıyorum. Sizin daha iyi bir teoriniz vasa söyleyiniz...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Requiem
mesaj 11 05 2008 - 19:15
İleti #22


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 2,905
Katılım: 29 11 06
Nereden: İstanbul
Üye No: 2,813



1. Yurttan ranza arkadaşım Taylan Deniz'in en yakın arkadaşı idi. O münasebetle Denizle ve diğer arkadaşlarıyla da bizzat tanışmışlığım görüşmüşlüğüm vardır. O dönemde bunların daha sonra APO olarak ünlenecek olan sahısla da tanıştıklarını görüştüklerini birlikte eylemler yaptıklarını (daha sonra üçüncü beşinci sahıslardan) duydum. Doğru olduğuna inanıyorum.

..........................................


o dönemde apo denen bireyle tanısıp bazı eylemlere katılmaları neyin açılımıdır ?

3.5.şahısların efsaneleştirilmiş yorumlar yapıp yapmadıklarına irdelemek için tek kıstasımız dogru olduguna inanmanız mıdır?
Go to the top of the page
 
+Quote Post
volkan
mesaj 11 05 2008 - 21:08
İleti #23


Admin


Grup: Members
İleti: 1,425
Katılım: 24 05 06
Üye No: 2,261



doğrudur, evet doğrudur abdullah öcalan denen kürt faşisti ankara sbf yani mülkiyelidir. o dönemde mahir'le bir kaç ilişkisi olmuştur. hatta bu DDKO'dan önce Çayan'a garip bir tekliftede bulunmuştur. senin suni denge teorin bu ülkede tutmaz gel bunu kürdistan'da uygulayalım bile demiştir. bunlar doğru yalnız Mahir buna yanaşmamıştır. yalnız denizlerle ilişki içinde olduklarına ben gerek görüştüğüm onlarca 68'li gerek okuduğum kitaplarda rastlamadım duymadım. ayrıca apo denen şahısda o zamanlar onlar gibi öğrenciydi, o zamandaki bir bağlantıyla bunu ilişkilendirmek ne kadar doğru olur!
komer olayına bir bakış getirmişsin çanakçı hocam ama altını doldurmadan elbette, bir de şöyle bakarsak 68 olayları bütün dünyaya yayılıyordu ve abd her yerde çok mu güçlüydü ya komer olayı kontrolü dışında olduysa ve cidden bir arabanın yanması karşılığında 3 devrimcinin asılmasına diğerlerinin katledilmesine ön ayak olduysa veya 68 olaylarının önünün kesilmesi için biraz ipin ucunu gevşettiyse... o olayın ne kadar spontane geliştiğini biliyorsundur. orada sinan'ın atkısı olmasa arabadan benzin akmasa yakmak fikri bile akıllarda yoktu...ama bugünkü tetikçilerle devrimcileri örnek bazında da olsa yanyana yazman üzdü beni.
filistin olayına gelince filistine sadece denizler yani thko'lular gittiler. arafat'ı derin devletin desteklemesi buradan bir sineğin bile habersiz filistine gidemeyeceği anlamına mı geliyor? şimdi Ermenistan'da bizim derin devletimiz Türkiye dostu Koçaryan'ı destekliyorsa (iktidar olduğu zaman) buradan Ermenistan'a hiç kimse habersiz gidemez mi?gidip eğitim alamaz mı?Aynı şey Karamanlis ve diğer örnekler içinde geçerli...
oralarda arafat dışında hiç bir devrimci güç mevcut değil miydi? veya derin devletin kontorolü dışına çıkan bir güç hiç olamaz mı? gayet tabi olur kaldı ki bu tür varsayımlar Mahirler ve THKP-C içinde öne sürülür. Mahirlerin ne yaptığını devlet biliyordu kızıldere'ye gitmelerine bilerek göz yumdu, yolda çevirmedi vs. vs. gibi... madem her şey bu kadar kontrol altıdaydı israil başkonsolosu öldürülürken devlet buna müsade mi etti sence?
şurada sana hak verebilirim ama katılmam. derin devlet denilen her neyse bunu da bilemiyorum ya türkiye'de bazı oluşumlara müsade eder ama bazı oluşumlar hızlı gelişim içine girerlerse bu kontrollerinden kaçar. şimdi burada detaylı yazamıyorum malum halka açık bir yerdeyiz. ama diyeceğim budur.
daha iyi bir teoriye gerek yok bu devrimci gençler Fransa'dan doğan 68 kuşağının Türkiye'de ki yansımalarıydı. ve bugün ki sol yapıların mustafa suphilerle atılan temellerine kat çıktılar ve yeni yapılar oluşturdular yeni yorumlar getirdiler. şimdi bu gençler şimdiki insan yapımıza bakalım bir mucize gerçekleştirmediler mi?
ibrahim kaypakkaya'nın 20'li yaşların başında sayfalarca yaptığı kemalizm eleştirisi ( katılırız katılmayız ayrı konu) herkesin harcı mıdır?
mahir çayan'ın suni denge teorisi ve PASS'ıyla kesintisiz devrim 1-2-3'ü yazması ve herşeye rağmen ölümü göze alması herkesin harcı mıdır?
deniz gezmiş ve arkadaşlarının insani yanlarını hiç söylemiyorum bile...
bunlar efsaneleştirmeye gerek olmadan yaşanan gerçekler...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
canakci
mesaj 12 05 2008 - 00:22
İleti #24


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,182
Katılım: 10 12 05
Üye No: 1,807



Söylediğim gibi, ben tam kesin bir analiz ve çözümleme getirebilecek verilere sahip değilim..
Ama şöyle bakıyorum.. Neler oldu ve onlardan bu güne kalan nedir. Olanlardan kim ne yarar sağlamıştır...
Bence önemli olan bu...

Bugünün üniversitelerinde sorun olan, şikayet konusu olan şeylerin hiçbirisi o sırada yoktu.
(Başörtüsü serbestti, ama başörtülü öğrenci yok denecek kadar azdı. Eğitim dünya standartlarında kaliteli ve bedava idi, YÖK yoktu. Dar gelirli ailelerin çocukları orada okuyabiliyordu. Sivil bir hayat yaşanıyordu. Tam bir fikir ve davranış özgürlüğü geçerliydi.)

Kuşkusuz o sırada tüm bu olayların içinde kontrgerilla vardı, amerika vardı, gençler vardı, halk vardı...

Herbiri kendine göre birer taraftır. Hiçbiri kendi başına olaylar üzerinde tam bir kontrol sahibi değildir.
Herkes kendi yönünde çekiştirmek ister bir yanından tutar, etkili olur ama kimsenin tam da istediği gibi olmaz.

Sonuçlar itibariyle;
1. Olaylar ABD'nin istekleri doğrultusunda gelişmemiş, onların istek ve iradeleri doğrultusunda hiçbirşey gerçekleşmemiştir. .
2. Olaylar türk halkının ciddi boyutta zararına gelişmiş, ülkenin geri gitmesine yol açmıştır.
3. Olaylar devrimci gençlerin yararına olmamış, bilakis onların tamamen mahvına yol açmıştır.
4. Ülkede sivilliğe karşı militerliği bir taraf olarak ele alacak olursanız eğer. O zaman Sivilliğin yenildiğini ve battığını, ülkede militerliğin (askeri rejim iktidarının) hakim hale geldiğini görebilirsiniz.


Eğer bir taraf olarak sayacak olursanız kazanan sadece ""askercillik"" olmuştur. Sivillik bitirilmiş. Askeri düzen her tarafta hakim hale gelmiştir. YÖK kurulmuş, başörtüsü yasaklanmış, üniversite içine asker kalıcı olarak yerleşmiştir. İlkokullarda bile kışla nöbeti tutulmaya başlanmış, Anayasa sivil hak ve özgürlükleri tamamen kısıtlayıcı hale getirilmiştir.. Kürt ayrılıkçıların ve Dinci mihrakların nüveleri oluşturulmuş ve onlar da artık sürekli savaşılacak bir güç olarak ortaya çıkmıştır.

Go to the top of the page
 
+Quote Post
rikimikipiki
mesaj 12 05 2008 - 14:54
İleti #25


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 607
Katılım: 01 12 06
Üye No: 2,823



QUOTE
1. Olaylar ABD'nin istekleri doğrultusunda gelişmemiş, onların istek ve iradeleri doğrultusunda hiçbirşey gerçekleşmemiştir. .

Amerikanın "Ne İdüğü Belirsiz Yerler" büyükelçisi Çanakçı da aramızdaymış. cool.gif
Go to the top of the page
 
+Quote Post

2 Sayfa V   1 2 >
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 15 10 19 - 04:15