Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

 
Reply to this topicStart new topic
> KARINCA HASTANESİ’NİN BÜYÜLÜ GERÇEKLİĞİ, Bülent Usta'nın Karınca Hastanesi adlı fantastik romanı...
denizcan
mesaj 13 01 2008 - 14:41
İleti #1


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 22
Katılım: 26 05 06
Üye No: 2,267



KARINCA HASTANESİ’NİN BÜYÜLÜ GERÇEKLİĞİ

Çağlar Demirbağ

Neden severiz masalları, fantastik romanları? Bizi kuşatan rutin hayatın dışına çıkardığı için mi, yoksa yaşadığımız gerçekliğe başka bir gözle bakmamızı sağladığı, ufkumuzu genişlettiği için mi? Fantastik edebiyat, sanırım sinemanın da bu türe yoğun ilgisiyle birlikte, başka bir boyut kazandı günümüzde. Edebiyatımızın zayıf türleri arasında gözüken polisiye, bilimkurgu ve fantastik gibi türlerine özellikle genç yazarların daha çok rağbet gösterdiğini de görüyoruz. Buna son örmek de, roman üzerine tanıtım ve eleştiri yazılarıyla tanıdığımız Bülent Usta’nın “Karınca Hastanesi” adlı romanı.

Bülent Usta , “büyülü gerçeklik” denilen Calvino, Boris Vian gibi yazarların da tercih ettiği bir anlatım tarzıyla, fantastik edebiyatın metafor ve imgelem dünyasının zenginliğinden de faydalanarak “Karınca Hastanesi”ni inşa etmiş bu romanla. Büyülü gerçeklik denilen bu anlatım tarzında, her şey, her tür çılgınca fikir ya da olay, çok olağan bir şeymiş gibi anlatılır genellikle. Bu romanda da olduğu gibi, üç kulaklı bir kediyle konuşmanız, sevgililerin gökyüzünde dans etmesine tanık olmanız, bir çölün altına hapsedilip düşle gerçeklik arasında yolculuklara çıkmanız olası bir şeydir. Ve tüm bunlar olurken de, aslında tüm o tuhaf karakterlerin, olayların, bir yandan da size inanılmaz derecede tanıdık gelmesi de, bu anlatım tarzının hedeflediği bir şey. Ama bu romanda olan bitenler, sadece hayal gücünüzü kışkırtarak bir masal dünyasında bulunmanız için yaratılmamıştır. Alttan alta, kendi yaşamınızda karşılaştığınız meselelerin düş dünyasındaki karşılığını bularak, size yaşadığınız dünyayı metaforlar ve sembollerle daha görünür, belki de görünür olmayan şeyleri de görünürleştirmek de istiyor yazar.

Artık ölmüş olan Bece adlı roman kahramanının gözünden, yaşadığı soluk soluğa serüveni okuyoruz “Karınca Hastanesi”nde. Romanın başında ve sonunda yer alan “Sonun Başlangıcı” ve “Başlangıcın Sonu” adlı bölümlerde, roman kahramanı Bece, bir ölü olarak yattığı yerden yaşadığı büyük aşkı ve olayları fısıldıyor bize ve sonun bir başlangıç, başlangıcın bir son olduğu bir labirente sokuyor bizi. Bu fısıldayış, aşk ve şehvet dolu sözcüklerle olduğu kadar hüzünlü bir ifadeyle de şekilleniyor. Önce lirik, şiirsel bir anlatımla, üç kulaklı bir kedi olan İvam’ın dünya dışından, sonradan öğreneceğimiz bir görevle dünyaya gelip Bece ve Mece’nin birbirlerini bulmasına yardımcı oluşuna ve büyük bir aşkın bu kediyle birlikte doğmasına tanık oluyoruz. Ardından olaylar, birden bire başka yan karakterler ve gizemlerle bizi hızlı bir akışın içerisine sokuyor. Romanda gereksiz hiçbir tasvir ve olay neredeyse yok. Roman karakterlerinin ya da mekânların ayrıntılı tasvirleriyle bizi meşgul etmiyor yazar. Ama olaylar ve diyaloglar, öylesine hızlı ve şaşırtıcı bir biçimde akıyor ki, gerçeklik hissi yerini yeni bir kuşkuya bırakarak, bizi gizemli bir dünyanın sınırları içerisine sokuyor.
Bu dünyada hiçbir şey rastlantısal değil. Vicdan Tanrıçası Bessina’dan büyücü Kör Ahilez’e, Amalpot Adası’ndaki hapishaneden bir anda dolup boşalan kentlere, her şey bize bir şeyler anlatıyor. Anlatılan şeyler ya da dil, karmaşık ya da zor değil. Zor olan, “tamam buldum” dediğiniz şeyin, yeni bir gelişmeyle elinizden kayıp gitmesi.

Maritsu dininin 33. Meleği İntis, Bece’ye “erimeyen kartopu”ndan bahseder. Bece, eğer “erimeyen kartopu”nu Zuko Dağı’ndan alıp Latipa Dağı’na götürebilir ve orada eritebilirse, Lutya ülkesine hakim olan karanlık güç Metsis büyük bir darbe alacaktır. Çünkü “erimeyen kartopu” eriyince, dünyadaki bütün değerli madenler de Buhar Dağı ile birlikte eriyip buharlaşacaktır. Bece’nin, “erimeyen kartopu”na ulaşması ise öyle kolay olmayacaktır. Henüz doğmamış kızıyla karşılaştığı Perili Göl’den, çölün altında yaşayan Prenses Krilla’ya kadar, onu pek çok sürpriz de beklemektedir.

Karınca Hastanesi
Bülent Usta
Versus Kitap, Ocak 2008
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 16 11 18 - 04:02