Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

5 Sayfa V  < 1 2 3 4 5 >  
Reply to this topicStart new topic
> Tanrı versus Evren
Birten
mesaj 05 01 2006 - 13:06
İleti #51


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 1,441
Katılım: 17 06 05
Üye No: 1,339



Konu ilginc bir konu. Beni de ilgilendiriyor. Umarim kavga, surtusme olmadan konu uzerine tartisir, olayi daha anlasilir hale getirebiliriz.

Bilg'in tanri dedigi sey, anladigim kadariyla, evrenin duzeninin, isleyisinin belli bir tasari uzerine kurulu oldugu. Tanri yerine tasarimci diyelim, cunku tasarimcinin cinsiyetini bilmiyoruz! laugh.gif

Bu konuda cok seyler soylenip cok seyler yaziliyor.

Olayi deistler/ateistler tartismasindan cok; bir tasarimci var midir, yoksa yok mudur uzerinden yurutelim diyorum.

Bu konuda yapilmis tartismalardan 'tsarimci gorusu destekleyen bazi internet okuyucularinin goruslerini aktarmak istiyorum.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Birten
mesaj 05 01 2006 - 13:19
İleti #52


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 1,441
Katılım: 17 06 05
Üye No: 1,339



Akıllı Tasarım'ın vardığı nokta "Evreni tasarlayan bilinçli bir tasarımcı vardır"dan daha öte değildir.

oo
Yani "Evreni tasarlayan bilinçli bir tasarımcı vardır ve bu da Allah'tır, Tanrı'dır" gibi bir çıkarıma gidilmesi bilimin dışında kalır ve yoruma girer. Akıllı Tasarım, bilimsel sınırlar içindedir ve bu şekilde bir yorum yapamaz.
Akıllı Tasarım'ın vardığı noktadan yola çıkarak "Evet bilinçli bir tasarımcı vardır fakat bu Allah değil, The Matrix adlı filmdekine benzer bir 'coder'dır" şeklinde de bir açıklama getirilebilir. Bu da bir yorumdur. Bir inançtır.
Sonuç olarak bilimsel çalışmalar bize delilleri gösterir. Delilleri mantıklı bir sıralamaya koyup yorumlar yapmamıza ön ayak olur. Bu delillerden yola çıkıp farklı yorumlara varmak doğaldır.
Darvin ve Akıllı Tasarım'ın yaptığı da budur. Her ikisinin de kullandığı deliller aynıdır. Fakat farklı yorumlar üretmişlerdir. Bu farklılık da delilleri farklı okumalarından kaynaklanmıştır.


Oo
Kişisel olarak bir "yorum"a gidecek olursam; Darvin'in "Tesadüfi Evren" açıklamasını mantıklı bulmadığımı belirtmeliyim. Bu kadar kompleks organizmaların tesadüfler ile oluşması, bir binayı oluşturan tüm maddelerin kamyonlarla boş bir arsaya dökülüp, "Şöyle güzel, konforlu bir bina oluşsun" diye beklemeye benzer.


Simdi, ozellikle son okuyucu yorumu ilginc bir noktaya deginiyor.
"Kompleks organizmalar"

Tasarimci yaklasima benzer, diger bir gorus de Koplekslilik teorisi. Kompleksilik teorisine evrenin isleyisinin altinda yatan kural ve yasalari anlamaya, bulmaya calisir. Ysalarin cok basit olabilecegini, ama henuz onlari kavrayacak kapasiteye veya bilgiye sahip olmadigimiz soyler kisaca (bugune kadar elde edebildigim bilgiler isiginda elbette).

Bu teorinin kisaca yaklasimi su:
Seylerin cevreyle olan iliskilerinde 'uyum' saglamak adina belli bir ic dinamik gelistirdikleri. Ve giderek bir canli gibi hareket ettikleri. Ornegin bulutun ruzgarla iliskisi, onlarin hava sicakligiyla olna iliskisi gibi.

Yalniz bu kaos terisine gore seylerin davranislari konusunda ongorude bulunmanin mumkun olamayacagi.

Ancak hava tahmini yapar gibi tahminlerde bulunulabilir. Bir tasarimcinin olup olmadigi konusunda komplekslilik kurami hicbir iddiada bulunmaz.






Go to the top of the page
 
+Quote Post
Bilg
mesaj 05 01 2006 - 13:32
İleti #53


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 721
Katılım: 09 07 05
Üye No: 1,396



Yok diyerek çözdükleriniz ile var diyerek çözdüklerinizi karşılaştırmanız gerekli.

Bundan başka yaklaşımlar laf ola beri gele konuşmalardır. Eğer bu konu sizi ilgilendirmiyor ise, sevgili chekirdek, ne halt etmeye gelip okuyor ve de yazı yazıyorsunuz?

Var demek ile yok demek arasında bir fark yok diyecek olursanız, yani agnostikleşirseniz, o da bir görüştür. Ve her görüşün o görüşü paylaşana olduğu kadar paylaşmayana da etkisi olduğu için oturur bu konuları tartışırız biz.

Tamamı ateist insanlardan kurulu bir toplumda yaşamanın da, tamamı deist insanlardan kurulu bir toplumda yaşamanın da insanı doğrudan etkileyen zorunlulukları vardır. Hele %99(!)'u müslüman olan bir toplulukta yaşıyorsanız yaşamınız nerdeyse tamamen birileri tarafından şekillendirilir.

Konuşuyorsak düşündüğümüzdendir.

Gerçi düşünce özürlüler bile konuşuyor ya...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Birten
mesaj 05 01 2006 - 13:32
İleti #54


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 1,441
Katılım: 17 06 05
Üye No: 1,339



Okuyuculardan birinden tasarim kuramina itiraz:

"Akıllı tasarım bilimsel bir kuram degildir. Açıklanamayan şeyleri görünce Tanrı yaptı demek eskiden kalma bir alışkanlıktır... Evrim ile akıllı tasarım karşılaştırılması mümkün olmayan şeylerdir. Birisi bilimsel yöntemlerle işlemekte, digeri ise ben 'bunun nedenin bilmiyorum, o zaman Tanrı yaptı demektedir'".

Benim gorusum de hemen hemen bu okuyucununkine yakin.

Devam edebilmem icin eski kitaplarimi yeniden karistirmam, bilgilerimi tazelemem gerekiyor.

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Bilg
mesaj 05 01 2006 - 13:52
İleti #55


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 721
Katılım: 09 07 05
Üye No: 1,396



Eskici,

kusura bakma ama geldiğinden beri konu ile ilintili tek lafın yok. Bilgi zırvalığı yapmak ve konuşulanları sulandırmak ta hiç hoş değil. Canın mizah çekiyorsa dışarda bir yerde gevşek zaman diye bir yerimiz var.

Git orda gevşe.

Ciddi bir lafın varsa buyur söyle...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
chekirdek
mesaj 05 01 2006 - 13:54
İleti #56


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 2,723
Katılım: 09 01 05
Üye No: 1,083





İlla bir kulp bulacak...şimdi de "agnostikleşme" diyor.

Yine hatırlatıyorum...yukarıda da yazıyor.

Ben ateist de degilim.

Bana bunları yakıştıran sizlersiniz.

Ben "e şıkkı"yım.

Olur mu?

Bu durumda şunu diyebilirsin;

"Madem e şıkkısın neden muhattap görüp buraya yazıyorsun?"

Spor olsun diye...

...hani kışlada bir odun yığını vardır...zırt pırt o yer değiştirilir...askerler lök lök oturmasın diye...

...aha o nedenle yazıyorum.

En azından sana yararlı oluyorum canım...fena mı?

...kabullenmen üzerine çeşitlemeler okuyorsun.

smile.gif
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Bilg
mesaj 05 01 2006 - 13:57
İleti #57


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 721
Katılım: 09 07 05
Üye No: 1,396



Konuya başlarken nedenler için de bir iki lafım oldu.

Zaten ben Tanrı kavramına ne ''kutsal'', ne ''yargıç'', ne ''baba'' ne de ''piyango'' gözü ile bakıyorum. Ne ödüllendirilme ne cezalandırılma beni ilgilendiriyor.

Bunlar dine ait olgular.

Ben Tanrı kavramına anlıyamadığım, nedenleyemediğim konulara boş vermekten daha akıllı bir çözüm üretebildiğim için yer ve değer veriyorum yaşamımda. Bu söyledğim şeylere bir çözüm bulun sizden daha fazla ateist olayım diyorum.

Hem hiç bir çözüm bulmayıp hem de ''yok'' demekten ibaret sav ile yetinirseniz kendi bileceğiniz bir iştir.

Ben ''yok'' a inanmam. Mutlaka neden ve sonuç birlikteliği vardır. Bunlarsız evreni kabullenemem.

Siz kabul ediyor olabilirsiniz. Bir fazla düşünmenin yararına inanmıyor olabilirsiniz.

Sorun burada değildir. Sorun daha az düşünmeyi ve boşvermeyi daha fazla düşünme ve boşvermemeye üstün kılmaya kalkma densizliğindedir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
chekirdek
mesaj 05 01 2006 - 14:09
İleti #58


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 2,723
Katılım: 09 01 05
Üye No: 1,083





Yahu "neden bunları yazıyorsun" ya da "neden düşünüyorsun", "düşünme" ve "yazma" diyen var mı?

Yazacaksın tabi.

Sayende ben de düşündüm, fikir yürüttüm, yazdım.

Odunları o köşeden aldım bu köşeye taşıdım.

Bunu yaparken kendimce bir yol çizdim, mırıldandım, farklı taşıma şekilleri, yöntemleri geliştirdim...

...buralara ekledim...kendimi ifade ettim.

Kimbilir belki yazdıklarıma bakar, "ben iyi bir deistim ama sanırım ateist dediklerim benden daha akıllılar" diyebilirsin...

...istersen tornistan yap hacca git.

Ben yerinde olsam Hıristiyanlığa geçerim.

Bu aralar o makbul.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Bilg
mesaj 05 01 2006 - 14:15
İleti #59


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 721
Katılım: 09 07 05
Üye No: 1,396



Anlatabildiğim anlayabildiğin kadarmış.

Sağlık olsun.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
HACI
mesaj 05 01 2006 - 15:33
İleti #60


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 260
Katılım: 11 11 05
Üye No: 1,712



İnsan düşünerek, aklını kullanarak her şey olabilir. Ateist de olabilir, teist de.. Deist de terörist de. Kişinin ne olacağı, düşünen aklı ile ilgili niteliklere bağlıdır. Dolayısıyla insan kendi yaşamını, düşünmekten çok, düşünlerinin kaynak aldığı temel eğitimden geçmiş aklına dayanarak yönlendirir.

Aklı kaliteli ve çağdaş bilgiler ve üstün bir eğitimle koşullandırılmayan bir insan yeterince sağlıklı düşünemeyebilir. Ama insan aklı düşün üretmekten kendini alıkoyamaz. Böbrekler nasıl idrar üretmek zorunda iseler, beyin de düşün üretmek zorundadır.

Bilgi de öyledir. Öğrenmemek olanaksızdır. İnsan mutlaka öğrenecektir. İnsan öğrendikleri muvacehesinde düşünür. Düşünleri muvacehesinde davranır. Bu durumda diyebiliriz ki salt düşünce ile her şey olunabilir.

Ama şurası da bir gerçektir ki.....salt düşünceye dayanarak insanın yaşamını zenginleştirebilmesi, yaşama doğru anlam vermesi, kendine ve topluma yararlı olması mümkün değildir. Herşeyin temelinde çağdaş bilgi vardır. Bu, spontane ve doğal olarak kazanılan herhangi bir bilgi değildir. Bilimsel bilgidir. Öğrenilen ve öğretilen çağdaş bilgidir. Eğitimdir.

Düşünmenin Tanrı’nın varlığı veya yokluğu bağlamında önemli bir yeri yoktur. Tanrı inancı bazında çağdaş bilimsel bilgi, düşünme yetisinin temelini oluşturduğundan, çok daha önemlidir.

Ateist olmanın temelinde işte bu çağdaş bilimsel bilgi vardır. Salt düşünce insanı ateist yapmaz. Tanrının varlığını sorgulamak da insanı ateist yapmaz. Hatta diyebilirim ki her bilimsel bilgi bile insanı ateist yapmaz. Ateizm aydınlanmadır. Kişi bir gün içindeki kuşkulardan, korkulardan kurtulur. Özgürleşir. Ateist olur.

Bu bazıları için kolay bir süreç olmayabilir. Onlar kendilerini dinlerden kurtaracak cesaret ve bilgiye sahiptirler. Ama nedense Tanrı’dan kurtulmak onlar için mümkün olmayabilir. Bazı nedenlerden dolayı bir Tanrı’nın varlığına gereksinim duyar onlar. Belki manen biraz zayıftırlar.. Veya maneviyatları çok güçlüdür. Onsuz edemezler. Belki kendilerinden büyük bir güce sığınmak isterler. Belki içlerindeki kuşkudan veya korkudan tam olarak kendilerini arındıramamışlardır. Belki çağdaş bir eğitimden geçmiş ve üstün bir akla sahip oldukları halde, Tanrı kavramını sorgulamayı ve Tanrısızlığı düşünmeyi beceremezler. Bundan rahatsız olurlar. Maneviyatlarının etkisi altında düşünürler ve bir Tanrı'nın olması gerektiğine inanırlar. Belki başka nedenlerden Tanrı inancını sürdürürler.

Sonra devam ederim....

HACI
Go to the top of the page
 
+Quote Post
KIRMIZI
mesaj 05 01 2006 - 17:08
İleti #61


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,633
Katılım: 14 08 05
Üye No: 1,489



QUOTE (Bilg @ Jan 5 2006, 12:15 PM)
Anlatabildiğim anlayabildiğin kadarmış.

Sağlık olsun.

Şu kadar yazı sonunda biri bir şeyi kabul etti ya sonunda buna da şükür.smile.gif
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Bilg
mesaj 05 01 2006 - 17:34
İleti #62


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 721
Katılım: 09 07 05
Üye No: 1,396



Hacı,

çok düzgün bir mantık yürütüyorsun. Öğrenmek istediğim bir çok şeye cevap var yazında. Örneğin ateist olmak için bilgiden ziyade cesaret gerektiği gibi.

Ben bunu çok anlıyamıyorum ama farketmez. Saygıyla karşılarım.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Bilg
mesaj 05 01 2006 - 17:35
İleti #63


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 721
Katılım: 09 07 05
Üye No: 1,396



Kırmızı,

iyi ki varsın. İnsan kendi kıymetini bir kez daha anlıyor sayende.

Sağol.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
chekirdek
mesaj 05 01 2006 - 18:41
İleti #64


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 2,723
Katılım: 09 01 05
Üye No: 1,083






Ba ba ba ba ba;

"ateist olmak için bilgiden ziyade cesaret gerektiği gibi."

...demiş Bilg.

Yahu, tanrını seviyorsan düşün biraz...bilgi bu kadar aşağılanmaz. Hani espri yaptığını anlıyorum da, bu kadar sarkastik olunmaz. Senin bilgiden dahi saymadığın, bir kişi için hayatında bir nirengi dönüm noktası olabilir...

Örneğin ben dinlerin ve tanrı nın tarihte yer alış serüvenlerine bakıyorum...sen ise cevapsız kalan sorulara, teorilere, meraklara, fenomenlere bakıyorsun...

...yani tanrıyı paradokslarının oraya bir yere yerleştiriyorsun.

Ben biliyorum...sen bu tartışmanın başlık yazısını yazarken, konuya katılacakları, onların yazacaklarını ya da yazması gerekenleri...yani gidişatını da planlıyorsun. O her yerde yazdığın mühendis kafa yapın bunları sana yaptırıyor...

Neden insanlar senin önceden belirlediğin bir rotada gitmeliler?

Bunun dışına çıkana ya küsüyor veya kızıyorsun.

Sen desit olmasan bana ateist der misin...

...bana bunu söyle.

smile.gif

Kafanın basmadığını tanrıya havale ediyorsun...

...ben ise kafamın basmadığını ya bir bilene soruyorum...ya da bekliyorum.

Belki de tanrıyı bi nevi rakip görüyorsun...ulaşılması ve geçilmesi, aşılması, yenilmesi gereken bir rakip...

...seni hırslandıran, merak ettiren, üstesinden gelinmesi gerekenleri avucunda tutan...

...onları insanların akıllarına, düşüncelereine, fikirlerine, başarısına göre önlerine atan bir unsur.

Tanrıdan bunları alabilmek, hakedebilmek için çabalıyorsun...

...bunları dileyebileceğin, hayal edebileceğin, umut edebileceğin...

...kimbilir kader ya da tesadüflere yön veren olarak da görebiliyor olabilirsin.

Bunlar olmasaydı kaybolurdum, bunlar bir yerlerde beni, bizi, insanlığı bekliyor...tanrı olmazsa bunları düşünemeyiz diyorsun.

smile.gif

Ben de diyorum ki, onlar tanrı olmadan da olacak.

smile.gif

Bendeniz tanrının yerine insanları görüyorum...rekabeti ve mevcutlardan daha iyisini yapmayı hedefleyenleri...buna kafa patlatanları.

Maneviyat bende çevremdekilerle olan her türlü iletişimime dayalı oluşuyor...

...tanrıya değil.



Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 05 01 2006 - 19:08
İleti #65


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



...t 10 yaşımda becerdim ben tanrıyı beynimde...


tek kıyametim ölüm'dür şimdi, gerisi ne, hiçbirşey...







Go to the top of the page
 
+Quote Post
KIRMIZI
mesaj 05 01 2006 - 19:10
İleti #66


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,633
Katılım: 14 08 05
Üye No: 1,489



Bendeniz tanrının yerine insanları görüyorum...rekabeti ve mevcutlardan daha iyisini yapmayı hedefleyenleri...buna kafa patlatanları.



o zaman tanrılarınla ne biçim konuşuyorsun sen,bu site tam da bu tanımlamaya uyanlarla dolu .sözlerine tikkat et o zaman karşında her an bir tanrı olabülebülür,olabülebülemezmü yoksa.


bana sorma;cevabım belli çünkü

ALLAH bilir.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mai
mesaj 05 01 2006 - 19:18
İleti #67


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 456
Katılım: 10 11 05
Üye No: 1,705



Maneviyat bende çevremdekilerle olan her türlü iletişimime dayalı oluşuyor...



bu maneviyatın yerini bize de söyle istifade edelim.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 05 01 2006 - 19:18
İleti #68


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



bence herkes kendine bir kedi alsın, bir de yumak yanına...


Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 05 01 2006 - 19:22
İleti #69


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



kim kendini kasarsa kassın, değişecek'ler...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
KIRMIZI
mesaj 05 01 2006 - 19:27
İleti #70


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,633
Katılım: 14 08 05
Üye No: 1,489



Ben biliyorum...sen bu tartışmanın başlık yazısını yazarken, konuya katılacakları, onların yazacaklarını ya da yazması gerekenleri...yani gidişatını da planlıyorsun. O her yerde yazdığın mühendis kafa yapın bunları sana yaptırıyor...


abi be sen ne çok şey biliyorsun valla sana hayranlık duymaya başladım.sana bi soru bunu da bil sana helal olsun gerçi tam sana göre bi soru ama olsun yani hafif çanak bi soru.

Türkiye'de en geniş katılımlı yöresel oyunla dünya rekoru teke zortlatması oyunuyla hangi ilimizde kırıldı.

cevap vermeden önce iyi düşün bak...rekabeti ve mevcutlardan daha iyisini yapmak en büyük hedeflerimden biridir hatta yegane hedefim anlarsın ya ...
Go to the top of the page
 
+Quote Post
HACI
mesaj 05 01 2006 - 19:47
İleti #71


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 260
Katılım: 11 11 05
Üye No: 1,712



Ateist olmak için cesur olmak gerekiyor. Bu tek koşul değil elbette. Bilgisiz olmuyor bu iş... Ama bilginin tek başına yetmediği kesin. Çünkü evrenin ortaya çıkış nedeni ve şekli henüz kesinlik kazanmadı.. İnanç sistemini akıl ve mantıkla manüple etmek sanıldığı kadar kolay değil. İnsanın hem kendi maneviyatına karşı, hem de içinde yaşadığı topluma karşı cesur olması gerekiyor. Her ikisi de oldukça büyük cesaret isteyen atılımlar. Toplumun değer yargılarına ve geleneklerine karşı gelmek, istenmeyen ve beklenmeyen bazı sonuçlara yol açabilir.

Ben arada bir forumlarda bunu denerim. Durup dururken, ya da yeterince neden yokken Tanrı'nın olmadığına, inanırların dinle boş yere vakit geçirdiklerine değinirim. Hemen her seferinde öfkeli saldırılara maruz kalmışımdır. Benim gibi düşünenler bile beni savunmaya cesaret edemezler. Korkarlar ve kabuklarına çekilirler. Burada da denedim. Diğer forumlarda da denedim. Her seferinde aynı sonucu almışımdır.. Nedense Tanrı'nın olmadığı iddiası inanırları fena şekilde tahrik ediyor.

Oysa arada bir bile olsa, onların da Tanrı'nın var olup olmadığını sorguladıklarına eminim. Çoğu akıllarından geçen bu düşünceyi şeytana atfederek, Allah'tan özür dilemeye, tövbe ve istiğfar etmeye başlıyor. Başkalarına Tanrı'ya inanmadıklarını söyleyebilmeleri için, önce kendilerini ikna etmeleri gerekiyor. Bu gerçekten zor bir süreç. Zaman alıyor. Kendilerini Tanrı'nın olmadığına ikna edenlerin ise yalnız küçük bir küsürü bu düşünceyi diğerleri ile paylaşıyor. Bu nedenlerden dolayı görünürde ateist sayısı az.. Oysa potansiyel veya gizli ateist sayısı sanıldığından çok daha fazla.. En azından insanların yarısını tutuyor. Bizde bile bu oran en azından yüzde 20-30 civarında olmalı...

Ben şahsen kaç yaşımda ateist olduğumu kesin olarak bilmiyorum. Belki hiç inanmadım Allah'ın varlığına ama, inanmış göründüm... Bundan bile emin değilim. Annemin etkisi altında Kur'an kursuna bile gittim. Lise 2'ye kadar namaz kıldım ve oruç tuttum. Sonra giderek değiştim. Ateist olduğumu kabul ettim ama, uzun yıllar bunu kimseye söylemedim. Çünkü bu itirafın bana hiç bir yararı olmayacağını biliyordum. İnsanlar küçük yaştan itibaren hangi düşüncelerin paylaşılması, hangilerinin paylaşılmaması gerektiğini öğreniyorlar. Bir çocuk belki Tanrı'ya inanmıyor ama, onu söyleyemiyor.

Deistin Tanrı'sı nasıl bir Tanrı'dır?
Evreni fizik yasaları ile birlikte yaratıyor ve bir kenara çekiliyor. Ona artık müdahale etmiyor. Ama neden? Deistler bunu açıklayamıyorlar.

Bilg'e soruyorum.. Tanrı neden evrene müdahale etmiyor? Evreni neden yarattı?
Bu Tanrı bilinçli mi? Yoksa Anthony Flew'un Tanrısı gibi bilinçsiz bir Yaratıcı mı?


Selamlar

HACI
Go to the top of the page
 
+Quote Post
bun çağrıştar
mesaj 05 01 2006 - 20:10
İleti #72


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 3,805
Katılım: 12 12 04
Nereden: uzak...
Üye No: 1,031



QUOTE
...t 10 yaşımda becerdim ben tanrıyı beynimde...




kendimden alıntı, ...t o yaşlarımda, tanrı!.. minik sevgilimin elinden tutamamak'tı en basitinden, ben onyaşımda yaşadığımı hissetmeye başladım!..


Go to the top of the page
 
+Quote Post
Birten
mesaj 05 01 2006 - 20:43
İleti #73


MevsimSiz


Grup: Banned
İleti: 1,441
Katılım: 17 06 05
Üye No: 1,339



Bildigim kadariyla evren kendi kendini uyarlayan kompleks sistemlerden olusuyor.
Stuart Kaufman bu duruma ‘bedava duzen’ adini veriyor. Bu tur duzene ornek olarak da karinca kolonileri ornek verilir. Bir lider olmaksizin, disardan herhangi bir egitim verilmeden tek tek her bir karinca, yasadigi çevre ve diger karincalarla bir cesit iletisim kurarak ve bir takim temel kurallara uyarak calisirlar.

Komplekslilik kurami, bu tur kendi kendini uyarlayan kompleks sistemlerde bir baska davranis biciminden, ‘belirme’ den soz eder.
Belirme, kompleks bir sistemin alt birimlerinin ortaklasa eylemleri araciligiyla kanunlarin, kaliplarin veya düzenin ortaya çikmasidir. Bu yüzden, beliren olgular ya da kanunlar, alt birimlerin kendiliklerinden kaynaklanan bir özellik degil, ama bir bütün olarak sistemin kendinden kaynaklanan bir özelliktir. Sicaklik ve gaz kanunlari bu konuda iyi birer örnektir. Bu uyum ve belirme büyük sistemlerin ozellikleridir.
Kisaca soylenirse, organisma ve cevre belli bir takim temel kurallara dayanarak birlikte evrimlesir, daha kompleks sistemler yaratirlar.

Bu kurallarin ne oldugu konusunda, daha onceki iletimde de belirttigim gibi, cok acik ve net bir aciklamasi yoktur Koplekslilik kuraminin.

Bu nedenle de bu kuram spekulasyona aciktir. Bu kendi kendini uyarlama ve komplekse dogru evrimlesme bir on tasarimdan (tanri veya tanricadan) mi kaynaklanir, yoksa baska fizik kurallarindan mi sorusuna verilen cevaplar biraz kisilerin kendi egilimlerinden kaynaklanir.

Yani yorumdurlar. Kimisi sistemlerin bir ust bilinc tasarimcidan kaynaklandigini soyler, kimisi ise henuz acik bir cevabi olmadigini itiraf eder.

Ben henuz cevabin olmadigini dusunuyorum.

Einstein’ da “Tanri zar atmaz” demis. Ama ayni donemin kuramcilari (ozellikle matematikciler) “bal gibi atar demis”.

Yani soru hala zarin atilip atilmadiginda takili kalivermis.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
pronectus
mesaj 05 01 2006 - 21:16
İleti #74


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,125
Katılım: 26 10 04
Üye No: 974



QUOTE
Ben şahsen kaç yaşımda ateist olduğumu kesin olarak bilmiyorum. Belki hiç inanmadım Allah'ın varlığına ama, inanmış göründüm... Bundan bile emin değilim. Annemin etkisi altında Kur'an kursuna bile gittim. Lise 2'ye kadar namaz kıldım ve oruç tuttum. Sonra giderek değiştim. Ateist olduğumu kabul ettim ama, uzun yıllar bunu kimseye söylemedim. Çünkü bu itirafın bana hiç bir yararı olmayacağını biliyordum. İnsanlar küçük yaştan itibaren hangi düşüncelerin paylaşılması, hangilerinin paylaşılmaması gerektiğini öğreniyorlar. Bir çocuk belki Tanrı'ya inanmıyor ama, onu söyleyemiyor


sayın hacı, belirttiğiniz cümle, kimliğini arayan insan seyahatinin küçük bir örneği. bu seyahati yapan her insan sonuçta inanç ya da inançsızlık veyahut agnostisizm yaşar ve bu da çok doğal. ancak kafalardaki tanrı kavramının nasıl olduğu çok beliginleşmeden tıpkı eski yunan tanrılarında olduğu gibi her köşe başından çıkacak bir tanrı düşüncesi insaları ister istemez ansiklopedik bir tanrı kavramına götürüyor.
Tanrı inancı ile din inancı arasında zorunlu bir ilişki yoktur. Zira tanrısız dinler olduğu gibi gerçek dinle ilgisi olmayan tanrılar da vardır. Buda ve Konfüçyus gibi giderek din halini almış öğretilerde açıkça Tanrı yoktur. Bir vahye dayanmayan dinlerin ise türlü tanrıları vardır. Peygamberlerin getirmiş oldukları dinlerin tanrı hakkındaki bildirileri de başka başka özellikler taşımaktadır. Bu konunun türlü kavimlerdeki gelişimine dikkat edilirse insanın tanrılaştırmadığı hiç bir nesnenin mevcut olmadığı görülür.

Mistikler de bu hakikati birtakım romantik ve melankolik duygular içerisinde daha açık ve cesur bir inançla itiraf ve ifade etmişleridir. Mesela Mevlana “Eğer sureti olmayan sevgilinin suretini görecek olursanız, efendinin de kölenin de sizin kendiniz olduğunu anlarsınız, zira her cüz, küllün aynı oldu ve cüzler baştan başa kül oldular.” demekle panteistik bir görüşle Yaradan’la yarattığının birlik, tümellik ve özdeşliğini savunmuş olur.

Allah inancının en temizi, karşılık beklemeden bir aşk ile ona bağlanmak ve insanları inançlarının başkalıkları yüzünden hor görmemektir. Yani Allah sevgisiyle hoşgörü birbirine bağlıdır ve gerçek Allah sevgisi onu insanların ve evrenin iş ve olaylarına musallat etmemekte saklıdır.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Eskici
mesaj 06 01 2006 - 09:24
İleti #75


MevsimSiz


Grup: Members
İleti: 1,058
Katılım: 29 12 05
Üye No: 1,880



QUOTE (Bilg @ Jan 5 2006, 01:52 PM)
Eskici,

kusura bakma ama geldiğinden beri konu ile ilintili tek lafın yok. Bilgi zırvalığı yapmak ve konuşulanları sulandırmak ta hiç hoş değil. Canın mizah çekiyorsa dışarda bir yerde gevşek zaman diye bir yerimiz var.

Git orda gevşe.

Ciddi bir lafın varsa buyur söyle...

Sevgili Bilg, bütün yazdıklarım ve az sonra da yazacaklarım konu ile oldukça yakından ilgili. Dikkatinizi çektiğini düşünüyorum, yaşama ve yaşamı yaşamın dili ile değil de "uyduruk" dilimizle nasıl ördüğümüze dair konuşuyorum. Siz ise sözleriniz kabul görsün istiyorsunuz ve kabul görmeyince, sözlerinizin değil de kendinizin reddedildiğini düşünüyor olmalısınız ki dilinizi alabildiğine sertleştiriyorsunuz. Oysa tanımıyorum sizi ve kişiliğinize yönelik konuşamam, haddimi aşmak olur bu...

Söz hacıyatmaz gibidir. Ayakları yoktur mesela, hep havadadır. Köprü ayakları gibi kendisinden bağımsız ayaklar yapmak ve metal şişinizi kelimenin tam orta yerinden geçirmek zorundasınız. Bu nedenle her kelime tam orta yerinden hava alır. Bu bir taraftan yaşamasını sağlarken diğer taraftan vernik almayan tek yeri anlamındadır. Tutunduğu yerden çürür kelimeler...

Söz hacıyatmaz gibidir, tam yıktım dersiniz sırıtarak dikilir yeniden karşınıza. Okşamaya gelmez mesela, titrer gibi salınmaya başlar bir o yana bir bu yana. Keyiflidir. İşiniz gücünüz yok ve eğlenmek isterseniz, altından sıkıca tutup tam yukarı çevirirsiniz, poposu yukarıda başı aşağıdadır şimdi ve değişim gibi gelebilir bu, ancak kararlı kalırsanız esir etmiştir sizi tutunmanızla. Bırakırsınız, hızla salınmaya başlar öne arkaya; tam bir ''evet efendim sepet efendim''ci dalkavuk gibidir. Kendi haline bıraktığınızda da bön bön bakar, nereye baktığını bilemezsiniz. Siz ona gözünüzü dikip baktığınızda da o sizin için aynı şeyleri düşünür: Nereye bakıyor bu salak!..

Söz hacıyatmaz gibidir, gereklidir masallar için mesela. Pinokyo ile aynı masada kimbilir hangi serüvenlere çıkarlar bizden habersiz. Oysa yaşamın kendisi pinokyo ve hacıyatmaz yapabilmekte. İnce ince parmak uçları, ince ince dokunmakla ahşap uçlarına, ince ince zımpara, ince ince boya ve ince ince vernik sonra, ve yine söze sığınarak yazmak bir kağıda ve asmak boyunlarına, mesela:

Beni sen yarattın ey çocuk,
gülümse.
Yarat bir tane daha ve ver olmayana,
gülümset.
Ve hatırla hep,
yaratıcı gücü olmayan sadece söz üretir.
Yaratıcılık yaşam ortasında.
Dilediğin kadar şiir yazabilirsin mesela,
ama bir arkadaşınla uçurtmanı paylaşamıyorsan,
içinden gelmiyorsa bu,
at beni de ateşler ortasına,
yanayım.
Sana göre bir oyuncak,
yüreğine göre bir masal
değilmişim ben demek ki...
Go to the top of the page
 
+Quote Post

5 Sayfa V  < 1 2 3 4 5 >
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 15 10 19 - 13:10